
- “Mart ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı 5 buçuk katı aştı”
- “Dünya büyük bir gıda krizinin eşiğinde, paramız olsa da gıda bulamayacağız”
- “Üretici maliyetleri düşürülmeden raflara ucuzluk gelmez”
- “Üreticiye verilecek destek, aynı zamanda tüketiciye verilecek destektir”
- “Ürün ithal etmek zorlaştı. Üretici ithal etmek ise imkânsızdır. Üreticimizin kıymetini bilelim”
- “Üreticimizin kullandığı mazot fiyatı son bir yılda yüzde 249 oranında arttı. Tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için çiftçimizin kullandığı mazottan vergi alınmamalıdır”
- “Artan gübre fiyatları üretimi olumsuz etkileyecek”
- “Tarımsal sulamada kullanılan elektrik fiyatlarında da indirim yapılmalıdır”
- “Yem fiyatları hayvansal üretimin sürdürülebilirliğine sekte vurdu”
- “Zirai ilaç fiyatları da artışlardan nasibini aldı”
- “Don zararına karşı TARSİM’in kapsamı genişletilmelidir”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mart ayı üretici market fiyatlarında yaşanan değişimleri, Ramazan ayı öncesi fiyatları, girdi fiyatlarındaki anormal artışların üretici ve tüketici fiyatlarına yansımalarını ve dondan zarar gören üreticilerin durumlarını değerlendirdi.
Değerlendirmeye göre:
- Markette 40 ürünün 34’ünde fiyat artışı, 6’sında fiyat azalışı görüldü,
- Üreticide ise 32 ürününün 16’sında fiyat artışı olurken, 6’sında fiyat düşüşü görüldü. 10 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
- Fiyatı en fazla artan ürün, markette ve üreticide kuru soğan olurken, markette fiyatı en fazla düşen ürün pırasa, üreticide fiyatı en fazla düşen ürün limon oldu.
- Üreticide birçok ürünün fiyatları artmadı. Hatta 10 üründe fiyat değişikliği bile yaşanmadı. 32 ürünün 6’sında ise fiyat düştü. Buna rağmen marketlerde neredeyse her üründe fiyat artışı yaşandı.
- Vatandaşlarımızın hayat pahalılığından daha fazla olumsuz etkilenmemeleri için, fiyat artışlarına çeki düzen verilmesi amacıyla, marketler ilgili kamu kurumları tarafından sürekli uyarılmalı ve fiyat etiketlerindeki keyfî uygulamaları mutlaka engellenmelidir.
“Dünya büyük bir gıda krizinin eşiğinde, paramız olsa da gıda bulamayacağız”
“Dünya büyük bir gıda krizinin eşiğindedir. Kendine yetemeyen ülkeler bu krizi atlatamayacaktır.
Paramız olsa bile gıda bulamayacağımız bir döneme giriyoruz. İthalatla ülkeyi doyurma imkanı kalmadı.
Acilen tarımda üretim seferberliği ilan edilmelidir.
Tarımsal üretimi artırmak için doğru bir strateji izleyerek üreticiye gerekli destekler verilmeli, yeterince üretmesi sağlanmalıdır.
Türkiye sadece kendi insanının değil, ülkemize gelen milyonlarca mültecinin ve turistin de gıda ihtiyacını karşılamak zorundadır.”
“Üretici maliyetleri düşürülmeden raflara ucuzluk gelmez”
“Üretici fiyat artışlarının nedeni, mazot gübre elektrik tohum ilaç ve yem fiyatlarındaki anormal artışlardır.
Üretici maliyetleri düşürülmeden raflara ucuzluk gelmez. Üründeki fiyat artışlarına rağmen üretici zor durumdadır. Çünkü girdi fiyat endeksi ile tarımsal üretici fiyat endeksleri arasında, üretici aleyhine giderek artan büyük fark var.
Üretici maliyet baskısından bunaldı. Maliyetlerini fiyatlara yansıtamıyor.
Üreticiye verilecek destek, aynı zamanda tüketiciye verilecek destektir. Tüketicilerin, üretici maliyetleri düşürülmeden ucuz gıdaya erişme imkanı kalmadı. Üreticimizi destekleyerek, moralini yüksek tutalım. Üretimden kopmasın.
Ürün ithal etmek zorlaştı. Üretici ithal etmek ise imkansızdır. Üreticimizin kıymetini bilelim.”
“Üreticimizin kullandığı mazot fiyatı son bir yılda yüzde 249 oranında arttı”
“Traktör başta olmak üzere teknolojinin kullanılmasına imkân veren tarımsal makinelerin çalışmasını sağlayan, tarımsal üretimin olmazsa olmazı mazottur. Mazot fiyatı aylık yüzde 38,5 oranında, son bir yılda ise yüzde 249 oranında arttı.
Tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için çiftçimizin kullandığı mazottan vergi alınmamalıdır. Mazotun ucuzlaması gıda krizinin yaşandığı bu dönemde üretimin artmasına ciddi manada katkı sağlar.”

“Artan gübre fiyatları üretimi olumsuz etkileyecek”
Şubat ayında, Ocak ayına göre düşen gübre fiyatları Rusya-Ukrayna savaşının başlamasıyla birlikte yükselerek Mart ayında Ocak ayı seviyelerinin üzerine çıktığını belirten Bayraktar, girdi fiyatlarındaki anormal artışları şöyle değerlendirdi:
“Şubat ayı fiyatlarına göre Mart ayında, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 55, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 53, üre gübresi yüzde 53, DAP gübresi yüzde 32, amonyum sülfat gübresi ise yüzde 23 oranında arttı.
Geçen yılın Mart ayına göre ise son bir yılda, üre gübresi yüzde 344, amonyum sülfat gübresi yüzde 311, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 291, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 249, DAP gübresi ise yüzde 233 oranında yükseldi.
Rusya Ukrayna savaşı ve dövizdeki yüzde 7’lik artışı bahane ederek, gübre fiyatlarına bir ayda yüzde 55’e varan oranlarda zam yapmak fırsatçılıktan başka bir şey değildir.
Hala üst gübresini atamayan, yeni ekilen veya ekilecek ürünler için gübre satın almayı bekleyen üreticilerimiz, üretim sezonunun başından itibaren hayal kırıklığı yaşıyor. Bu durum karşısında üreticilerimiz üretim planlarını değiştirerek gübre kullanmamaya veya daha az gübre isteyen ürünlere yönelecektir. Her iki durumda da kaybeden taraf üreticilerimiz olacaklardır.
Diğer yandan azalan tarımsal üretim, gıdaya erişimde artan fiyatlardan dolayı tüketicimize daha fazla bir yük bindirecektir.
Türk çiftçisini gübrede aylık yüzde 55, yıllık yüzde 344 oranında fiyat artışına mahkûm etmek ülke tarımına, ekonomisine, üreticisine ve tüketicisine ihanettir.
Savaş ve döviz artışlarının daha fazla artacağı beklentisine prim yaptırarak fiyatları yükseltenler denetlenmeli, çiftçinin sırtından aşırı kârlarla para kazanmanın önü kesilmelidir.
Üreticilerimizin önümüzdeki aylarda yeterli gübre kullanabilmeleri için gübre fiyatları biran önce makul seviyelere çekilmeli, verilen destekler artırılmalıdır.
Gelecek aylarda gübre kullanması gereken üreticilerimizin, acil nakit desteğine de ihtiyacı vardır.
Özellikle 2021 yılı destek ödemelerine ilave edilen dekara 50 liralık girdi desteği daha fazla geciktirilmeden, bir an önce çiftçilerimize verilmelidir.
Fiyatların düşmemesi halinde, çiftçilerimiz tarımsal üretimi terk edecek, Türkiye’nin kendine yeterlilik hedefi yolunda harcadığı çabalar boşa gidecektir.”
“Tarımsal sulamada kullanılan elektrik fiyatlarında da indirim yapılmalıdır”
“2022 yılının Ocak ayından itibaren geçerli olan yüzde 94,8’lik zam sonucunda elektrikte indirim bekleyen üreticilerimiz, büyük bir hayal kırıklığına uğradı.
Üreticilerimiz, 2022 yılının Ocak ve Şubat aylarında zamlı elektrik kullandı.
28 Şubat’ta tarımsal sulamada kullanılan elektriğin KDV'si yüzde 18'den yüzde 8'e düşürülmesine rağmen, üreticilerimiz geçen yılın aynı ayına göre elektriği yüzde 103 oranında daha zamlı kullanmaktadır.
Bu vergi indirimi sayesinde elektrik faturası tutarlarında bir miktar düşüş olacaksa da söz konusu indirim tarımsal sulamada kullanılan elektriğe yapılan zamdan kaynaklanan maliyet artışlarının yanında çok küçük kalacaktır.
Çiftçilerimizin giderek bozulan bütçelerinde yeterli iyileşme sağlamayacaktır.
Acilen elektrikte uygulanmakta olan yüzde 8 KDV oranı artan maliyetler karşısında ezilen çiftçi için yüzde 1’e indirilmelidir.
Elektrik mutlaka desteklenmeli, tarifede ciddi bir indirim yapılmalıdır.”
“Yem fiyatları hayvansal üretimin sürdürülebilirliğine sekte vurdu”
“Besi yemi Mart ayında Şubat ayına göre yüzde 25, süt yemi yüzde 27 oranında arttı. Diğer yandan besi yemi son bir yılda yüzde 129 oranında artarken, süt yemi ise yüzde 131 oranında yükseldi.
Yem fiyatları ya 1,5 olan süt-yem paritesini sağlayacak şekilde düşürülmeli ya da bu pariteyi sağlayacak şekilde yem fiyatlarına destek verilmelidir.”
“Zirai ilaç fiyatları da artışlardan nasibini aldı”
“Zirai ilaç kullanılmadığında üretimde önemli kayıplar olmaktadır. Bu ürünlerin fiyatları da son 1 yılda yüzde 100’leri aşan oranda arttı.
Üreticimizin verim kaybı yaşamaması, bu ürünlere erişimin sağlanabilmesi için fiyatlarda indirim sağlanmalı, yüzde 8 olan KDV oranı yüzde 1’e indirilmelidir.
Ayrıca, hali hazırda yüzde 8 KDV uygulamasına tabi olan; zirai traktörler, biçerdöverler ve çeşitli tarım makinalarındaki KDV oranları yüzde 1’e düşürülmelidir.
