
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2002 yılında dünyada çalışan yüz milyonlarca çocuğun içinde bulunduğu olumsuz duruma ve yaşadıkları ağır koşullara dikkat çekmek için 12 Haziran tarihini “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” olarak belirlemiştir.
Her 10 çocuktan 1’i işçi
ILO’dan yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Son 20 yılda çocuk işçiliğinin azaltılmasında önemli ilerleme kaydedilmekle birlikte, ilerleme hızı yavaşladı ve 2016-2020 döneminde durdu. 2020 yılının başında, 63 milyon kız çocuğu ve 97 milyon erkek çocuk olmak üzere toplam 160 milyon çocuk, yani dünyada her 10 çocuktan 1’i, çocuk işçi olarak çalışıyordu.
Devlet sosyal koruma sistemleri, yoksulluk ve kırılganlıkla mücadele, çocuk işçiliğinin önlenmesi ve ortadan kaldırılması için vazgeçilmez önem taşıyor. Sosyal koruma, hem insan hakkıdır hem de ailelerin kriz dönemlerinde çocuk işçiliğine başvurmalarını önleyen güçlü bir politika aracıdır. Ancak 2020 yılı itibarıyla, COVID-19 krizi dünyayı sarmadan önce, dünya nüfusunun yalnız yüzde 46,9’u en az bir sosyal koruma yardımı kapsamında idi, kalan yüzde 53,1’i ise -4,1 milyar insan- hiçbir korumaya sahip değildi. Çocukların kapsanma oranı ise daha da düşük.
Çocukların yaklaşık dörtte üçü, veya 1,5 milyar çocuk, sosyal korumadan yoksun yaşıyor.
Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması yönünde kayda değer ilerleme için, sorunu çözmeye yönelik entegre ve kapsamlı yaklaşımın parçası olarak evrensel sosyal koruma sistemlerine yatırım yapmak gerekiyor.”
ILO, 187 üye ülkeden, hükümet, işçi ve işveren örgütlerinden oluşuyor.
12 Haziran Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2002 yılında dünyada çalışan yüz milyonlarca çocuğun içinde bulunduğu olumsuz duruma ve yaşadıkları ağır koşullara dikkat çekmek için 12 Haziran tarihini “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” olarak belirlemiştir.
20 Kasım 1989'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Çocuk Hakları Sözleşmesinin kabul edilmesi ile birlikte tüm dünyada çocukların yaşadığı hak ihlalleri ve bu ihlaller ile mücadele yolları gündeme gelmiştir. Bu kapsamda “çocuk işçiliği ile mücadele” birçok devlet tarafından öncelikli mesele olarak ele alınmış ve birtakım sözleşmeler ile birlikte mücadele programları oluşturulmaya başlanmıştır. Türkiye'nin de tarafı olduğu ILO'nun 182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi ve 138 No’lu Asgari Yaş Sözleşmesi doğrultusunda iç hukukta düzenlemeye gidilmiş ve Anayasa, İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle çocuk işçiliği önlenmeye çalışılmıştır. İç hukukta yapılan değişikliklerin yanı sıra sosyo-ekonomik alanlarda da iyileştirmeler yapılması taahhüt edilmiştir. Ancak ILO ve UNICEF tarafından yayınlanan 10 Haziran 2021 tarihli raporda; çocuk işçi olarak çalıştırılan çocukların sayısının son dört yılda 8,4 milyon artarak dünya çapında 160 milyona yükseldiği, çocuk işçiliği ile mücadeledeki ilerlemenin 2016 itibariyle durduğu ve çocuk işçi sayılarında artış yaşandığı belirtilmektedir. Aynı raporda çalıştırılan çocukların 112 milyona tekabül eden yüzde 70'inin tarım sektöründe, yüzde 20 ile 31,4 milyon çocuğun hizmet sektöründe, yüzde 10 ile 16,5 milyon çocuğun sanayi sektöründe çalıştığı belirtilmektedir. Çalıştırılan çocuklar arasında 5-11 yaş aralığında okula devam edemeyenlerin oranı yüzde 28 iken, 12-14 yaş arasında okula devam edemeyen çocuklarda bu oran yüzde 35'i bulmaktadır.
