
Düzce'de Mas-Daf fabrikasındaki Birleşik Metal-İş Sendikasına bağlı işçilerin toplusözleşme hakkı elde edebilmek için başlattıkları fabrikayı terk etmeme eylemi 11. gününde.
Birleşik Metal-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Telat Çelik, Mas-Daf işçilerinin sendikalaşma hakkının bir defa daha Mas-Daf yönetimi tarafından engellenmeye çalışıldığını söyledi.
Yaşanan süreci anlatan bir işçi, “Gündüz çalışıp gece fabrikada bekliyoruz. Bizi yıldırmak için tuvaletleri kapattılar, fabrika bahçesindeki çardakları söktüler ve çay ocaklarımızı kapattılar” dedi.
Yetki hakkının gasbı
11. gününe giren işçilerin sürdürdüğü fabrikayı terk etmeme kararı için konuşan Çelik, “2010 yılında Mas-Daf çalışanları sendikamızda örgütlendiler. Mas-Daf idaresi baskı, tehdit üzere hukuksuzluklarla fabrikada çalışanların tamamını yani 112 kişiyi tazminatsız işten çıkardı. Atılan çalışanların çabası yaklaşık 1.5 yıl boyunca devam etti. Sendikamızın çalışanlar için açtığı davalar kazanıldı. İş mahkemeleri Mas-Daf idaresinin atılan personellere sendikal tazminat ödemesine hükmetti. Ortadan geçen vakitte Mas-Daf işvereni, emekçilere verdiği hiçbir kelamı tutmadı” dedi.
Giderek artan fakirleşmeye rağmen Mas-Daf işçilerinin 2021’de yine Birleşik Metal-İş Sendikası’nda örgütlendiğini belirten Çelik, “Yönetim, yıllarca sürecek bir yetki davası süreciyle Mas-Daf personellerin sendika hakkının önüne geçti” tabirlerini kullandı.

12 yıllık sendikalaşma inadı kazanacak
• 2010 yılında sendikalaşma hakları engellenen Mas-Daf işçileri 12 yıl sonra yeniden örgütlendiler.
• Tescilli sendika düşmanı Mas-Daf patronu işçilerin bu hakkını bir kez daha engellemeye çalışıyor.
• Mas-Daf işçileri üç gündür tezgahlarının başında çalışıyor, vardiyalarının bitiminde eve gitmiyor. İşçiler toplu sözleşme hakları için fabrikayı terk etmiyor.
2010 yılında Mas-Daf işçileri sendikamızda örgütlendiler. Mas-Daf patronu akla gelebilecek tüm hukuksuzlukları işledi. Baskı, tehdit, işten çıkarma. Fabrikada çalışan tüm işçileri tam 112 işçiyi tazminatsız olarak işten çıkardı. Atılan işçilerin mücadelesi yaklaşık 1,5 yıl boyunca devam etti. Mas-Daf işçileri ekmekleri için çıktıkları bu yolda hem Düzce’de fabrikanın önünde hem de şirketin İstanbul Ataşehir’de bulunan merkezi önünde çadır kurarak Mas-Daf’ın sendika ve işçi düşmanı tutumunu tüm ülke gündemine sokmayı başardı.
Direniş boyunca Mas-Daf işçileri, bir kez Düzce’den İstanbul’a, bir kez de Düzce’den Ankara’ya yürüyüş gerçekleştirdi. Verilen mücadele neticesinde ne Ankara’dan devleti yönetenlerden bir ses geldi, ne de Mas-Daf patronu işçi düşmanlığından vazgeçti.
Sendikamızın işçiler için açtığı davalar kazanıldı. İş Mahkemeleri Mas-Daf patronunun atılan işçilere sendikal tazminat ödemesine hükmederek, patronun sendika düşmanlığını tescil etmiş oldu.
Aradan geçen zamanda Mas-Daf patronu işçilere verdiği hiçbir sözü tutmadı. “Sendikayla alacağınız ne varsa ben vereceğim sendikaya gerek yok” diyen patron Mas-Daf işçilerini asgari ücrete mahkum etti.
Giderek artan hayat pahalılığı ve yoksullaşmaya karşın işçiler 2021 yılı başında yeniden sendikamızda örgütlendiler. Bakanlık, sendikamızın Mas-Daf’ta toplu iş sözleşmesi yapabilmek için yeterli çoğunluğa sahip olduğunu tespit etti.
Mas-Daf patronu 12 yıl sonra bir kez daha işçilerin sendikalaşmasını tanımayacağını ilan etti. Sendikanın yetki tespitine itiraz etti.
Böylece yıllarca sürecek bir yetki davası süreciyle Mas-Daf işçilerin sendika hakkını gasp etmiş oldu. 2021’in Eylül ayında Bakanlık tarafından tescillenen yetkimiz hala yerel mahkeme aşamasında sonuçlanmayı bekliyor. Yerel mahkemenin ne zaman sonuçlanacağı belirsiz, davayı kazandığımızda patronun itirazı bir üst mahkemeye taşıma ihtimali ise neredeyse kesin.
Ama Mas-Daf işçilerinin artık bekleyecek ne sabrı kaldı, ne de bu ekonomik krize dayanacak gücü. Evlerine götürdüğü ekmek her geçen gün küçülen Mas-Daf işçileri üç gündür tezgahlarının başında çalışıyor, vardiyalarının bitiminde eve gitmiyor. İşçiler toplu sözleşme hakların için fabrikayı terk etmiyor.
Mas-Daf örgütlenmesi ülkemizde işçi hakları konusunda yıllardır yaşanan ayıbı gözler önüne seriyor. Bu ayıp patronların sendikalaşma konusunda işledikleri suçlar ve bu suçun işlemesini teşvik eden sendikal yasalar ve prosedürdür.
Düzce’de yaşananlar tüm ülke kamuoyunun gündemine girmelidir. Mas-Daf işçileri, sendika hakkını elde edemeyen milyonlarca örgütsüz işçi ve yetki davalarının sonuçlanmasını bekleyen on binlerce işçi için bir mücadeleyi başlatmış bulunuyor.
Sendikalaşmayı engellemek için işçileri işten atsanız da, yıllar süren davalara güvenseniz de işçinin sendika hakkı için mücadelesini engelleyemeyeceksiniz. Yetki prosedürleri, yargı aşamaları işçiler sendikalaşamasın diye varlığını koruyor. Ama işçiler varsa mücadele de var ve mutlaka mücadele eden işçiler kazanacaklar.
