Açlık sınırı 7 bin lira oldu

29 Ağu 2022
Açlık sınırı 7 bin lira oldu

    • Mutfak enflasyonu aylık %0,73 ve son on iki aylık %119,11 oranında artış gösterdi…
    • Açlık sınırı 6.890 TL hesaplandı ve asgari ücretin 1.390 TL üzerinde oldu!
    • “Herkesin tenceresi kapalı kaynar!” Dört kişilik ailenin yapması gereken toplam harcama (yoksulluk sınırı) 22.442 TL!
    • Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 9.000 TL‘ye ulaştı!

      
Türk-İş'in, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'nın Ağustos 2022 sonuçları açıklandı.
Türk-İş Araştırmasının 2022 Ağustos ayı sonucuna göre;
- Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 6.889,76 TL’ye,
- Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 22.442,20 TL’ye,
- Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 8.999,13 TL’ye yükseldi.

‘Üretim arttırılmalı, alım gücü yükseltilmeli’
Geçim şartları gündemin en önemli konusu olmaya devam ediyor. Ailenin zorunlu harcamasında ağırlıklı yer kaplayan gıdada görülen enflasyonunun yükselişini durdurmak hatta sınırlandırmak için; Türk Lirasına değer kazandırılmasına, başta enerji olmak üzere girdi maliyetlerinin azaltılmasına, üretimin arttırılmasına ve alım gücünün yükseltilmesine ihtiyaç var.
TÜİK tarafından açıklanan, özellikle kur ve enerji fiyatlarındaki artışlardan hemen etkilenen Temmuz ayı Yurt İçi ve Yurt Dışı Gıda Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi sırasıyla %136 ve %124 oldu. Bunların yanında Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksinin de %158 seviyesine gelmesi yıllık artışı %135 olan Tarımsal Girdi Fiyatlarını yükseltmeye devam edeceğinin göstergesi. Bu da resmi verilerle %94 seviyesinde kalan Gıda ve Alkolsüz İçecekler Tüketici Fiyat Endeksi ile makasın kapanması için ya üretici, aracı ve perakendecilerin kârlarından vazgeçmeleri hatta zarar etmeleri ya da en az %30’luk bu farkın bir kısmının bile olsa nihai tüketiciye yansıtılmasını gerektirmekte.
Ücretlerin reel değerleri yani satın alma güçleri hızla erimeye devam edecek. Türkiye’nin artan risk primi; rezerv paraları basan FED, ECB, BoE’ın peşi sıra gelen faiz artırımları; başta Avrupa bölgesi olmak üzere gelişmiş ülkelerin durgunluğa (resesyon) girme tehlikesi; Türkiye’nin bir yıllık dönemde çevirmesi gereken dış borç ve döviz iç borç tutarı ile cari işlemler açığının artma eğilimi birlikte ele alındığında, TL’nin döviz karşısında daha da değer kaybedeceği öngörülmekte (Dolar, Kur Korumalı Mevduata rağmen Aralık 2021’deki 18 seviyesini yeniden gördü). Bunlar ekonomi büyüse bile sabit gelirliler ile ailelerinin başta gıda olmak geçim endişesinin katlanarak devam edeceğinin göstergesi.

‘Uygulamalar yetersiz ve geçici’
Mevcut hayat pahalılığında, bir ay veya bir yıl sonra bu fiyatı bulamama endişesi, bireyleri ve şirketleri tedarik zinciri içerinde canlı kılarken bu talep de arzı diri tutuyor. Fakat son aylarda tüketici güven endeksi ile sektörel güven endeksleri arasında bir uyumsuzluk söz konusu olmakta. Tüketici Güven Endeksi 68, Tüketici ve üreticilerin genel Ekonomik Güven Endeksi 93 (100’ün altı kötümser durum). Üretici ve tüketici fiyat endeksleri arasındaki gibi bir makas burada da söz konusu ve bu koşullarda ya talep artacak ya da üretim yavaşlayacaktır. Reel gelirleri günden güne eriyen ve toplumun çoğunluğunu oluşturan dar gelirli ücretli, maaşlı ve yevmiyelilerin tüketimlerini nasıl arttıracakları ise meçhul...
Giderin nasıl değiştiğine bakılmaksızın gelirin ne kadar arttığına bakmak yanıltıcı olabilir. FAO Dünya Gıda Fiyatları Endeksi Mart’tan bu yana %19 gerilerken Ankara’da mutfak enflasyonu (TASE) son 5 ayda %40 arttı. Tarım Kredi Kooperatifleri Marketlerinde 33 üründe yapılması planlanan indirim kooperatifin zarar etmesine sebep olabilir. Ancak daha önemlisi bu indirimler önceki aylarda gıda fiyatlarındaki artışların durdurulmaya çalışıldığı KDV indirimleri, tanzim satışları, ithalat kapılarının açılması uygulamalarında olduğu gibi yetersiz ve geçici olacaktır. Çünkü tarladan sofraya üretim ve tedarik maliyetleri hızla artmaya devam ediyor. Asgari ücretli bekâr bir çalışanın Ankara’da gıda ve diğer yaşama maliyetlerini karşılayabilmesi için bu ay 3500 TL daha temin etmesi gerekiyor.
Türk-İş’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim Ağustos 2022 itibariyle şu şekildedir:
● Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre % 0,73 oranında gerçekleşti.
● Son on iki ay itibariyle artış oranı % 119,11 olarak hesaplandı.
● Sekiz aylık değişim oranı ise % 68,13 oranında oldu.

Ürün gruplarında durum
Türk-İş hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan derlenen fiyatlara göre, gıda ürünlerinde Ağustos 2022 itibariyle gözlemlenen değişim harcama gruplarına göre şu şekilde oldu:
● Süt, yoğurt, peynir grubunda;
Ortalama süt fiyatı arttı. Yoğurt fiyatı %11 yükseldi. Peynir fiyatı geriledi. Tüketiciler alışverişlerinde özellikle özel markalı (private label) ucuz süt ve süt ürünlerine kayıyorlar.

● Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, yağlı tohum ürünlerinin bulunduğu grupta;
Aylık tabanda dana etinin fiyatı %6, yumurta %7 zamlandı. Kuzu eti fiyatı %10, balıketi %12, tavuk eti %5 azaldı. Baklagillerden nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimeğin fiyatları geriledi. Yeşil mercimek zamlandı. Yağlı tohumlarda fiyat artışı ortalama %7 olarak tespit edildi. Kurban bayramında kesilen hayvanlarla birlikte bollaşan kırmızı etin fiyatında artış devam ediyor. Et ve Süt Kurumunun toplam satışları içinde %1’lik paya sahip kuzu etinde %25 indirime gitmesi serbest piyasada koyunun üreticiden ucuza satın alınmasına neden oldu. Bu durum maliyetlerini çıkartmakta zorlanan küçükbaş üreticisini zor durumda bırakıyor, daha yüksek besleme maliyetlerine katlanmaktansa damızlık koyunlarını keserek sektörden çıkmaları tehlikesini doğuruyor. Bu da koyun etinin çok daha pahalıya satın alınması tehlikesini ortaya çıkarıyor. Normal şartlarda kışın gerileyen yazın artan tavuk fiyatları kurban bayramı, mangal yasakları ve Mart, Nisan, Mayıs aylarındaki hızlı fiyat artışlarının getirdiği talep azalması gibi sebeplerle son 3 aydır düşme eğilimde. Tavuk, indirim marketlerinde 29 TL’ye kadar gerilerken üreticiler maliyetleri
karşılamada zorluk çekiyor. Eğer bu durum geçmiş yıllardaki örnekleri gibi iflasları getirirse önümüzdeki günlerde olması gerekenden çok daha pahalıya tavuk yenilmesi sonucunu doğurabilir. Baklagillerde indirim, marketlerde yeni mahsul ürünlere yer açmak amacıyla stoklarını tüketmeye gittikleri için gözlemlendi.

● Ekmek ve tahıllar grubunda;
Kuzey yarım kürede buğday hasadının ve Karadeniz’den tahıl ihracının başlaması ayrıca küresel buğday, pirinç, arpa fiyatlarında gerileme olmasına rağmen bu ay Ankara’da tahılların tamamı zamlandı. Aylık tabanda makarna %10 fiyat artışı yaşadı. Pirinç, bulgur, un ve irmik fiyatları da yükseldi. Ekmek fiyatı -şimdilik- aynı kaldı.

● Taze sebze-meyve grubunda;
Semt pazarlarında maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşilliklerinin fiyatı yükseldi. Pazı, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerin fiyatları değişmedi. Patates ve kuru soğanın fiyatları da aynı kaldı. Domates, biber, salatalık, turp fiyatları düşüş yaşadı. Şeftali, kayısı gibi çekirdekli meyvelerin ortalama fiyatları azaldı. Karpuz %24 ile bu ay gıda sepetinde fiyatı en çok gerileyen ürün olarak tezgâhlardaydı. Çilek ortalama 27 TL’den satılırken en uygun fiyatlı meyve ortalama 10 TL’den alıcı bulan kırmızı erik oldu. Ortalama sebze kg fiyatı 13,01 TL, ortalama meyve kg fiyatı 15,96 oldu. Hesaplamada 21’u sebze ve 10’u meyve olmak üzere toplam 31 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 14,07 TL olarak tespit edildi.

● Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta;
Ayçiçek yağı ve zeytinyağının fiyatları artarken margarin ve tereyağının fiyatları geriledi.

● Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden;
Tuz fiyatı sabit kaldı. Çay %6, ıhlamur %32 zamlandı. Şeker, bal, reçel, pekmez ürünlerinin hepsi fiyat artışı yaşadı. Salça ise %40 ile bu ay fiyatı en çok artan ürün oldu. Yeşil ve siyah zeytinin fiyatı düştü. Raflarda özel şeker markalarındaki çeşitlilik sınırlı ve kamu üretimi şekerler de marketlere geldiklerinden kısa süre içinde tükeniyor.

paylaş