
Mayıs-Haziran Büyük Halk Direnişi sırasında eylemlere katıldıkları için haklarında dava açılan 11 çocuk dün (11 Aralık) mahkemeye çıktı. Mahkeme 3 çocuğun beraatına karar verirken 8 çocuk için ise davayı erteledi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi eylemlerine katılan 11 çocuk için “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahsız katılmak, ihtira rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla dava açmıştı.
Beraat eden 3 çocuktan D.T‘nin avukat babası da duruşmada tanık olarak dinlendi. Avukat Ayhan Tuncer, olay anı ve oğlunun gözaltına alınma sürecini şu şekilde anlattı: “Olay günü 1 Haziran’da çocuğumla Güvenpark civarında beraberdim. Bir anda Kızılay’ın orta yerine 20-30 gaz bombası atıldı. Polis öncesinde uyarı falan da yapmadı. Göz gözü görmüyordu. Oğlumu güçlükle bulduğumda ağzından burnundan sular, gözünden yaşlar geliyordu. Panik atak gibi bir hâli vardı. Sırt çantası eşyaları yerlere yayılmıştı. Daha sonra bir anda gözaltına alındı. Zor bela çocuğumu alındığı polis otobüsünün içinde gördüm.”
Oğlu D.T’nin gözaltı esnasında polisler tarafından dövüldüğünü söyleyen Avukat Ayhan Tuncer; “Oğlumun ağzını burnunu iki dakikada kan revan içinde bırakmışlardı. Çocuğu arkadan plastik kelepçeyle kelepçelemişlerdi. Alın bu da çocuğun o gün giydiği Beşiktaş tişörtü, özellikle yıkamadık. Üzerindeki kanlar polisin akıttığı oğlumun kanıdır” dedi.
Mahkeme heyeti formayı dava dosyasına koydu.
Beraat eden A.Ö ve O.A ise savunmalarında, “olaylara katılmadıklarını sadece fotoğraf çektiklerini, ancak daha sonra apar topar gözaltına alındıklarını” söylediler.
