
Erdoğan, 5-9 Kasım tarihleri arasında Finlandiya, İsveç ve Polonya’ya ziyareti kapsamında İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt ile görüştü. Görüşmenin ardından basın mensuplarının karşısına geçen Erdoğan, bir gazetecinin "El Kaide ile ilgili grupların sayısının artması özellikle Suriye sınırında, bunların Türkiye'yi kendileri ve silahları için transit olarak kullanmaları konusunu nasıl açıklıyorsunuz?" sorusuna ilkin "Önce şunu sormam lazım: Böyle bir grup mu varmış?" diye tepki gösterdi.
El Kaide bağlantılı herhangi bir örgütün Türkiye ile ilişkisi olmadığını savunan Erdoğan, "Biz, orada Hür Suriye Ordusu ile irtibat hâlindeyiz ki bu dünyanın şu anda tanıdığı malum Hür Suriye Ordusu'dur ve Suriye Ulusal Koalisyonu ile bizim irtibatımız söz konusudur" diye ekledi.
Erdoğan daha sonra şunları söyledi: "Bu konuda acaba ellerindeki belgeleri nedir? Bir defa, Nusra gibi, Kaide gibi örgütlerin, şu anda bizim ülkemizde barınmaları söz konusu olamaz, tam aksine bunlara yönelik herhangi bir yapılanma olması hâlinde orada zaten bölücü terör örgütleri ile verdiğimiz mücadele neyse onlar da aynı mücadeleye tabiidir."
Hür Suriye Ordusu HSO, birçok bölgede El Kaideli gruplarla birlikte hareket ederken HSO çatısı altındaki çok sayıda tabur El Kaideli güçlere katıldı. Suriye Ulusal Koalisyonu da El Kaideli güçleri henüz açık bir şekilde kınamadı. El Kaideli gruplar, 5 Kasım'a kadar Til Xelef'te Türkiye ile komşu iken, Til Ebyad ve İdlib bölgesinde de hâlen sınır bölgelerini üs olarak kullanıyor. El Kaideli gruplar yaralılarını da Türkiye hastanelerine taşırken, yurtdışından Suriye'ye geçen çetelerin temel güzergâhlarından biri Türkiye olarak kalmaya devam ediyor. Türkiye'nin bu gruplara desteğine ilişkin çok sayıda tanıklık, YPG'nin esir aldığı El Kaideliler ile bu gruplardan ayrılanların itirafları, belge ve görüntüler var. Bu destek sınır hattında çıplak gözle bile görülebiliyor.
