
BM kararı Suriye’de siyasi çözüm çalışmalarını baltamaya çalışan bir karar. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 15 Mayıs'ta alınan bağlayıcı olmayan karar gerçeklerden uzak ve krize siyasi çözüm bulmaya yardımcı olan uluslararası çabalara zarar veren bir nitelik taşıyor. Barışçıl çözüm çabalarına karşı alınan bir karar Suriye’deki terörün finansörü ve destekleyicisi Katar’ın sunduğu bağlayıcı olmayan karar tasarısını 107 ülke kabul ederken; 12 ülke; Rusya, Çin, İran, Bolivya, Küba, Demokratik Kore, Nikaragua, Ekvador, Venezüella, Zimbabve ve Belarus reddetti. Çoğunluğu Afrika ve Güney Amerika’dan oluşan 59 ülke çekimser kaldı. Karar Suriye’deki silahlı terör gruplarının işlediği cinayet ve insanlık suçlarını görmezden geliyor. Emperyalist ülkeler, Körfez ülkeleri ve Türkiye'nin Suriye'de oynadıkları yıkıcı rolü ve gerici-faşistlere sağladıkları hayati destekten de bahsetmiyor. Karararla birlikte Suriye'deki gerici-faşistler BM kararlarında yerini aldı ve “temsili sıfata sahip gerçek görüşmeci” olarak işaret edildi. Oylama emperyalistlerin yalanlarının bu kadar açığa çıkmasına rağmen ne kadar etkili dayatmalar yapabildiklerini göstermesi açısından önemli. Ama bir başka boyutuyla karara hayır oyu veren ve çekimser oy kullanan ülkelerin temsilcilerinin nüfus olarak dünya halklarının çoğunluğunu temsil ettiğini de gözden kaçırmamak gerekir. Suriye: Karar silahlı çatışmaların engellenmesini sağlamaz Suriye'nin BM’deki Daimi Temsilcisi Beşşar el-Caferi; BM Genel Kurulunun Suriye'ye ilişkin karar tasarısını tartıştığı oturumda yaptığı konuşmada; karar tasarısı içeriğinin, “silahlı çatışmaların engellenmesiyle” tamamen çeliştiğine dikkat çekti. Karar tasarısının Suriye'de alevleri körükleme ve tırmandırmayı hedeflediğine işaret ederken; Suriye'nin memnuniyetle karşıladığı Rusya-ABD yakınlaşması ışığında akıntıya karşı yüzmekten ibaret olduğunu söyledi. BM’nin Suriye özel temsilcisi el-Ahdar el-İbrahimi’nin misyonunu sabote ettiğini söyleyereken, BM’de üye devletlerin bu yolsuzluğun BM’ye taşınmasına izin vermemeleri gerektiğinin altını çizdi. Caferi; Suriye'ye ‘demokrasi ve özgürlük getirme peşinde olduklarını’ iddia eden bazı devletlerin, Suriye halkının kendi geleceğini, temsilcilerini ve yönetimlerini seçme haklarını gasp etmelerinin çelişkisine dikkat çekti. Caferi; sonuç itibarıyla Suriye'deki krizin er yada geç mutlaka Suriyelilerin bizzat kendi komutalarıyla yürütülecek siyasi süreçle Suriyeli olacağının altını çizdi. Karara tepkiler Rusya, BM’de alınan kararı “Sorumsuz, yapıcı olmayan ve durumları körükleyen bir karar” olarak yorumladı. Rusya daimi temsilci yardımcısı Alexander Pankin, karar tasarısını sorumlu ve yapıcı olmayan ve de Suriye’de durumları körükleyen, Cenevre Beyanının uygulanması için uluslararası çabalar önünde engeller koyan bir karar olduğunu belirtti. Çin, “Krizin tek çözüm yolu siyasi çözümdür” yorumunu yaptı. BM Çin daimi temsilcisi Pao Dong, ülkesinin her zaman siyasi çözümün Suriye'deki krizden tek çıkış yolu olduğuna inandığını belirterek, Suriye’nin geleceğini dış müdahale olmadan Suriye halkının kendisi tayin edeceğini vurguladı. İran, “Barışçıl çözüm yolundaki bütün çabaları baltalıyor” dedi. BM İran temsilcisi Muhammed Huzai, karar tasarısının uluslararası arenada barışçıl çözüm için harcanan bütün çabaları baltaladığını, uluslararası kanun ve ilkeleriyle başka yerde alınan kararlarla etkilenmemesi gereken BM’nin misakına ruh ve metin olarak aykırı olduğunu belirtti. Bolivya, “Dengesiz, taraflı ve gerçeği yansıtmayan karar” olarak yorumladı. Bolivya temsilcisi, karar tasarısının dengesiz, taraflı gerçeği yansıtmayan ve Suriye'de en çirkef katliamları işleyen muhalefet güçlerine sorumluluk yüklemeyen bir karar tasarısı olduğunu belirtti. Karar tasarısının şeffaf ve geniş bir şekilde görüşülmediğini belirten Bolivyalı temsilci dar çerçevedeki istişareler üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Güney Afrika, “Suriye'deki durumları tırmandırabilecek karardır” dedi. BM Güney Afrika temsilcisi Domisani Komalo, kararın kabul edilemez, dengesiz ve taraflı olduğunu belirterek bu kararın Suriye’deki durumları tırmandırabileceğini ifade etti. Venezüella, “Suriye’nin egemenliği ve selametini ihlal ediyor” dedi. BM Venezüella temsilcisi ise, ülkesinin taraflı, politikleştirilmiş ve dengeli olmayan kararı reddettiğini savaş çığırtkanlığı olduğunu ifade ederek Suriye'nin egemenliği ve selametini ihlal eden ve durumları tırmandırabilecek bir karar olarak nitelendirdi. Kaynak: SANA
