
İngiltere Sağlık Bakanlığı Başdanışmanı Prof. Sally Davies, antibiyotiklere direncin "terör kadar büyük bir tehdit oluşturduğunu" söyledi.
Davies, enfeksiyon hastalıklarıyla ilgili yayımlanan yıllık raporunda, antibiyotiklere direnç sorununu "saatli bombaya" benzeterek, enfeksiyonla mücadele etme kabiliyetinin kaybedilmesi halinde önümüzdeki 20 yıl içinde basit ameliyatların bile ölümcül olabileceği uyarısında bulundu.
İngiliz hükümetinin konuyu gelecek ay Londra'da yapılacak G8 zirvesinin gündemine taşıması gerektiğini belirten Davies, "Harekete geçmezsek, insanların sıradan operasyonlar sırasında enfeksiyondan öldüğü 19'uncu yüzyıldaki koşullara geri döneriz" ifadesini kullandı.
Piyasanın insafına kalmış ilaç üretimi
Antibiyotik üretiminin kârlı olmadığına dikkati çeken Prof. Davies, ilaç firmalarının yeni ilaçlar geliştirmeye teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.
Davies, şunları kaydetti: "80'lerin sonundan bu yana yeni tür antibiyotikler üretilmiyor. Büyük ilaç şirketlerinin çok fazla yeni antibiyotik üretme planı yok. Antibiyotik üretimini teşvik etmedik. İlaç şirketleri yüksek tansiyon ya da diyabet için bir şeyler üretiyor ve bunlar işe yarıyorsa bunları hastalarımızda her gün kullanıyoruz. Ama antibiyotikler, ihtiyaç olduğunda sadece bir-iki hafta kullanılıyor. Direncin gelişmesi nedeniyle antibiyotiklerin sınırlı bir ömrü var."
Davies, enfeksiyon hastalıklarında gelecek yıllarda mikroplara karşı savaşı kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını belirterek, basit operasyonların, kemoterapi ve organ nakli gibi tedavilerin ölümcül hâle gelebileceğini kaydetti.
Profesör Davies, İngiliz hükümetinin konuyu, küresel ısınma ve terör gibi öncelikli tehditler arasında ele alması tavsiyesinde bulundu.
Akılcı kullanım önemli
Antibiyotik kullanımı ile ilgili Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy da bir açıklama yapmıştı. Dr. Eraksoy, “Bakteri kaynaklı infeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılan antibiyotikler, günümüzde en sık kullanılan ilaçlar arasında yer almaktadır. Antibiyotikler gerektiğinde ve uygun şekilde kullanıldığında infeksiyon hastalıklarının kontrolünde elbette büyük yarar sağlar. Ancak gereksiz kullanımları bu ilaçlar açısından direnç gelişimine, hasta açısından da yan etki ve maliyet artışına neden olur” dedi.
Antibiyotiğin yaygın olarak kullandığını ifade eden Eraksoy, “Antibiyotiklerin günümüzde yaygın ve gereksiz kullanımı üst solunum yolu, yumuşak doku ve üriner sistem infeksiyonları ile gastroenteritler (mide-bağırsak iltihabı) oluşturmaktadır. Bunlardan özellikle üst solunum yolu infeksiyonlarının yüzde 70-80 etkeni virüsler olup, antibiyotik tedavisine gereksinim duyulmamaktadır. Benzer şekilde gastroenteritli hastaların yalnızca yüzde 15-20'sinde antibiyotik gereksinimi vardır. Buna karşın her iki hasta grubunda da antibiyotik kullanımı oldukça yaygın olarak devam etmektedir” diye konuştu.
En az gelişme antibiyotik grubu ilaçlarda
Eraksoy, antibiyotiklerin gereksiz kullanımında başta antibiyotiklere karşı direnç gelişimi olmak üzere dirençli infeksiyon oranlarında artışa, mortalite ve morbidite artışına, uzun süreli hastanede yatış ya da gereksiz sağlık harcamaları gibi sorunlara neden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Haluk Eraksoy, “Antibiyotiklerin gereksiz kullanımı, özellikle birden fazla ilaç kullanan ileri yaş grubu hastalarda antibiyotiklerin diğer ilaçlarla etkileşimine, bu durum da diğer sağlık sorunlarının artışına neden olabilmektedir. Son derece yararlı ve kullanımından herhangi bir zarar gelmeyeceği düşünülen antibiyotikler, bilinçsiz kullanımları sonucunda ciddi sağlık sorunlarının artışına da zemin hazırlayabilmektedir. Antibiyotik tüketiminin az olduğu ülkelerde direnç sorunu nispeten daha azdır. Her türlü denetime rağmen gereksiz antibiyotik tüketiminin beraberinde getirdiği sorunlar tüm dünyada giderek daha ciddi bir boyuta ulaşmıştır. Antibiyotiklerin hastanelerde akılcı kullanımı da son derece önemlidir” dedi.
Son yıllarda ilaç sektörlerinin yeni antibiyotik üretimine çok kısıtlı bütçeler ayırdığına da dikkat çeken Eraksoy, “Antibiyotikler en az gelişme kaydedilen ilaç grubudur. Reçetesiz antibiyotik satışı, toplum düzeyinde antibiyotiklerin gereksiz kullanımının başlıca nedenidir. Bu nedenle toplumun bilinçlendirilmesinin yanı sıra bu ilaçları reçete eden hekimlerin akılcı antibiyotik kullanımını sağlayacak danışmanlık hizmeti ve eğitim konusunda desteklenmesi de gerekmektedir” diye konuştu.
