
KESK Adana Şubeler Platformu yapılan gözaltılarla ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Dün (20 Şubat 2013) Adana İnönü Parkı’nda, KESK Adana Şubeler Platformu üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütleri, KESK’e yönelik operasyonları protesto etti. 'Susmayacağız, direneceğiz. Baskılar bizi yıldıramaz' yazılı pankart açan emekçiler, atılan 'Yaşasın haklı mücadelemiz', 'Zafer direnen emekçinin olacak', 'Faşizme karşı omuz omuza' sloganlarının ardından basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Muzaffer Yüksel tarafından okundu. KESK Adana Şubeler Platformu’nun açıklamasının tam metni: "Türkiye, her gün yeni bir gözaltı dalgasına uyanıyor. AKP kendisine muhalif her sesi, farklı olan her düşünceyi baskı ve gözaltı uygulamaları ile susturmaya ve sindirmeye çalışıyor. Son olarak bugün erken saatlerde, 28 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda, içlerinde KESK üyelerinin de bulunduğu toplam 170 kişi gözaltına alınmıştır. Aralarında KESK MYK üyesi Akman Şimşek ve eşi Mehtap Şimşek'in de bulunduğu, çok sayıda üye ve yöneticimiz daha önce defalarca tanık olduğumuz görüntüler eşliğinde gözaltına alınmış ve KESK Genel Merkezi'nde polislerce arama yapılmıştır.
AKP, bu tür siyasi operasyonlarıyla, konfederasyonumuz KESK ve bağlı sendikaların, en doğal ve meşru sendikal faaliyetlerini her türlü baskı aracı kullanarak engellemeye çalışmaktadır. İçinde bulunduğumuz dönem AKP'nin "ustalıkla" yürüttüğü otoriterliğin, yarattığı baskı ve gözaltı düzeninin geldiği aşamayı göstermektedir. Artık, AKP'nin politikalarını eleştirenlerin, benzer baskılarla ve sindirme operasyonları ile karşı karşıya kaldığını herkes çok iyi bilmektedir.
AKP yarattığı gözaltı düzeniyle, anti demokratik uygulamalarına boyun eğmeyen, baskılar karşısında sesini yükselten KESK ve KESK'e bağlı diğer sendikalara karşı büyük bir tahammülsüzlük içindedir. Ancak, bugün iktidarın hedefinde olan sadece KESK ve KESK'e bağlı sendikalar değildir. Bugün sorgulanan yaşamın bütün alanlarında eşitlik mücadelesini yükselten kadınlar; sendikal barajlarla örgütlenme özgürlüğünün önüne yeni engeller çıkarılan işçiler; gerçeğin peşinde koşan, kalemini ve onurunu satmayan basın emekçileri; parasız, bilimsel, demokratik ve anadilinde eğitim isteyen öğrenciler; doğa katliamlarına HES'lere karşı sesini yükselten, derelerin özgürce akmasını savunan çevre hakkı savunucularıdır.
Bu operasyon, yakın zamanda Çağdaş Hukukçular Derneği'ne yapılan ve ezilen tüm kesimlerin haklarını savunmanın, akla mantığa sığmayan gerekçelerle engellenmek istenmesinin devamı niteliğindedir. Bu kez operasyonun hedefinde, hukuka aykırı hiçbir eylemi olmayan, tek suçu AKP'nin politikalarına karşı örgütlü mücadele içinde yer almak olan üye ve yöneticilerimiz bulunmaktadır. Sendika üye ve yöneticilerimiz, meşru sendikal faaliyet yürüttükleri için gözaltına alınmakta ve sendikal örgütlenme faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen eylem ve etkinlikler gerekçe gösterilerek tutuklanmaktadır.
Bizleri baskı altına almaya çalışan, haklı mücadelemizden döndürmeyi amaçlayan her türlü hukuk dışı ve fiili uygulamaların karşısında geçmişte olduğu gibi, bugün de sessiz kalmayacağız. Yolsuzlukların, haklarımızı gasbedenlerin üzerine gitmekten imtina edenlerin, bütün faaliyetleri göz önünde olan sendikalarımıza yönelik baskıları kabul edilemez. AKP'nin kendisine muhalif olan tüm kesimlere "siyasi mesaj" verme niyeti çok açık olan bu tür girişimleri asla amacına ulaşamayacaktır.
Dün Hatay ve İskenderun’da evleri, kar maskeli polisler tarafından basılıp gözaltına alınan dokuz arkadaşımızdan 2’si serbest bırakılmış, 7 arkadaşımız, Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı AYHAN ERKAL, Eğitim Sen Hatay Şube Kadın Sekreteri SABAH ARAS, Eğitim Sen Hatay Samandağ Temsilcisi CÜNEYT KAYIKÇI, Eğitim Sen Hatay Samandağ üyesi ESAT KUDRET, Eğitim Sen Hatay üyesi AHMET KARAÇAY, SES Hatay Şube üyesi Dr. AHMET ARAS ve İskenderun SES Şube üyesi Dr. MERİH ŞANLI ise ifade vermek için Adana’ya getirilmiştir.
KESK olarak sendikal faaliyetlerimizin demokratik taleplerimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz eylem ve etkinliklerimizin, suç gibi gösterilmesini, arkadaşlarımızın haksız gerekçelerle gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın en demokratik haklarını kullanmak istemelerinin sonucunda gözaltına alınmasını kınıyor; derhâl serbest bırakılmalarını istiyoruz. Siyasi iktidarın hedefinde olan tüm kesimler olarak, ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelip, güçlerimizi birleştirerek ve AKP'nin yaratmak istediği korku düzenine karşı birlikte mücadele etmeyi sürdüreceğiz.’
