Cezaevlerinde ne oluyor?

04 Şub 2013

Tutuklu Aileleri ile Dayanışma Derneği Tekirdağ 1 ve 2 No'lu F Tipi, Tekirdağ 2 No'lu T Tipi, Silivri 2 No'lu L Tipi ve Bursa cezaevlerine ilişkin rapor hazırladı. Raporda siyasi mahkûmların yaşadığı F Tipi cezaevlerinde yaşananlar dikkat çekiyor.

Çıplak aramalar, darp, psikolojik baskı, yemek verilmemesi, keyfi cezalar, hasta mahpusların revire çıkarılmaması, kanuna aykırı biçimde kelepçe uygulanması, askerî yürüyüş düzeni ve telefon görüşmelerinde tekmil vermenin dayatılması, kitaplara sınırlama getirilmesi ve daha pek çok konu, özellikle siyasi mahpusların yoğunlukla karşılaştığı uygulamalar.

Raporda dile getirilen konuları daha önce TBMM Genel Kurulu'na taşıyan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, F Tipi cezaevlerini, "İzsiz işkence, sessiz ölüm" diye nitelemiş ve özellikle de kadın ve erkek mahkûmların çok sayıdaki gardiyan önünde çırılçıplak soyularak yapılan "uyluk aramasına" değinerek, cezaevlerinde yaşananları "utanç sayfası" diye tanımlamıştı.

Derneğin raporunda araştırma yapılan cezaevleri ayrı ayrı yer alıyor.

Araştırmalarda öne çıkanlar - Mahpuslar çıplak arama dayatmasına ve onur kırıcı muamelelere maruz kalıyor, karşı koyanlar darp ediliyor ve haklarında disiplin soruşturması açılıyor.

- 3 kişilik odalara tek kişilik yemek verilerek mahpuslarla alay ediliyor.

- Hasta mahpuslar revire ve doktor kontrolüne götürülürken ve tedavi esnasında kelepçeleniyor. Bunu kabul etmeyenler hiçbir tedavi görmeden koğuşlarına geri götürülüyor.

- Mahpusların bilgiye erişim hakkı engelleniyor.

- Mahpusların 10 kitaptan fazla bulunduramayacağı bildirilmiş, 2 ay içinde 10'dan fazla kitaplarını ailelerine göndermezlerse el konulacak.

- Mahpuslar sürekli olarak fiziki ve psikolojik baskıyla karşı karşıya.

- Mahpuslar sürekli olarak infaz koruma görevlilerinin saldırısına uğrayacakları ve darp edilecekleri kaygısı ile yaşıyor. Öyle ki avukat görüşüne dahi tedirgin şekilde geliyorlar.

- Mahpusların göz temasları ve selamlaşmaları yasak; bu nedenle darp ediliyorlar.

- Aynı koğuşta kalan 3 kişinin koridorda volta atarken bile tek sıra hâlinde yürümeleri dayatılıyor.

- Avukat görüşü ve aile ziyaretine çıkan mahpuslar anlamsız komutlarla askerî nizama alınmaya çalışılıyor.

- Mahpuslar ve telefonda görüştükleri ailelerinin karşılıklı tekmil vermeden telefonda konuşmaları yasak. (-Ben tutsak A; karşıdaki de -Ben annen B, biçiminde.) Aksi durumda telefon görüşmeleri engelleniyor.

- Kantin servisinde kaba ve keyfi davranışlar rutin hâl almış durumda.

- Ortak alana haftada 1 saat izin veriliyor. Oysa ki Adalet Bakanlığı genelgesine göre bu süre haftada 10 saat.

- Mahpuslar talep üzerine 6 ayda bir oda değişimi yapabilecekken bu mahpuslara karşı kullanılıyor ve oda değişimi talepleri hiçbir şekilde karşılanmıyor.

- Her arama esnasında odalar dağıtılıyor ve mahpusların kitap ve defterlerine el konuluyor.

- Haftada bir defa sıcak su verilmekte.

- Her akşam mahpusları sayıma geldiklerinde tehdit ve hakaretlerle arama yapılıyor.

- Kişisel eşyaları mahpuslara keyfi olarak verilmiyor.

- Mahpusların, Cezaevi Müdürü ile yaptıkları görüşmede Müdür kendilerine, "Gardiyanlarımız şehit yakınları, biz onları kontrol edemeyiz" beyanında bulundu.

- 12'şer kişilik koğuşlara, demirbaş olarak bulunması zorunlu masa ve sandalye verilmemekte.

- Açlık grevine katılan mahpuslara hücre cezaları veriliyor.

- Mektup ve faksların ulaşmasında ciddi sorunlar yaşanıyor.

- Siyasi mahpuslar, adli tutuklularla aynı anda görüşe çıkarılmalarına karşı çıkmalarına rağmen, bu uygulama keyfi olarak yapılıyor.

 

paylaş