
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, devlet memurlarının çalışma prensiplerini belirleyen 657 sayılı kanunun ihtiyaçlara cevap vermediğini söyledi.
Devlet Personel Başkanlığı’nın Bolu Abant Tabiat Parkı’nda bulunan Abant Palace Otel’de düzenlediği 'Kamu Personel Sisteminin Sorunları, Çözüm Önerileri ve 2023 Vizyonu’ çalıştayına katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik "Her yerinden su almaya başlayan 657 sayılı kanun, günümüz Türkiye’sinin ihtiyaçlarına cevap vermiyor. Bu yasa artık yama kaldırmayacak kadar yıprandı. Her kurumun mevzuatında yavru 657’ciklerin başladığı bir süreçle karşı karşıyayız. Kamuda memur, sözleşmeli personel, geçici personel, işçi, geçici işçi gibi değişik ad ve statülerde personellerin istihdam edildiğini biliyoruz. Ücret unsurları bile sayılamayacak unsura ulaştı. Dağınık ve savruk bir mevzuat var. Devlet bütçesinin yaklaşık 3’de 1’i personel giderine ayrılıyor. Böyle bir kaynağın verimli kullanılmasını sağlamak, vatandaşa kaliteli hizmet sunmak için gerekli mevzuat düzenlemesini yapacağız. Çalışanın emeğinin tam karşılığını veren, kamu hizmetinde verimliliği esas alan, Türkiye’nin dinamizmine ayak uyandıran sistemi hayata geçirmemiz lazım’’ dedi.
Özgen: İş güvenliği tehdit altında KESK Genel Başkanı Lami Özgen, "Kamu emekçilerinin istihdam biçimlerinde her geçen gün güvencesizliği dayatan, çalıştırma statülerinde istihdam edilenlerin sayısı katlanarak artmaktadır. Kamu emekçileri için de kazanılmış en önemli hakların başında iş güvenliğinin, tehdit altında olduğunu görüyoruz. Memurun işine son vermek için idareye oldukça geniş yetkiler verilirken, gerçek bir iş güvencesinden bahsetmek mümkün değildir. Oluşturulmak istenen kamu personel rejiminin kamu istihdamına kuralsızlık ve güvencesizliği artırmaktan başka bir şeye yaramayacaktır. Kamu emekçilerinin sınırlı iş güvencesini bile ortadan kaldırmayı hedefleyen girişimler bizim için grev sebebidir" dedi.
Kamu emekçilerinin ekonomik, sosyal ve özlük haklarında ciddi gerilemeler yaşandığını belirterek, "Vatandaş yerine müşteri, kamu binası yerine ticarethane mantığının egemen kılınmasıyla kamu hizmeti, iş ahlakı yıkılmak istenmektedir. Kamuda esnek çalışma ve bireysel performansa dayalı istihdam biçimlerinin uygulanmak istendiği, bununla doğrudan bağlantılı olarak kamu emekçilerin iş güvencesinin kaldırılması için hazırlıklar yapıldığı artık sır olmaktan ortadan çıkmıştır" diye konuştu.
Koncuk: Sözleşmeli istihdamına son verilmeli Hükümetin kamuda fazla macera aramaması gerektiğini belirten Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, sözleşmeli istihdamına son verilmesini istedi. Kamuya 400 bine yakın sözleşmeli eleman alındığını, kamudaki taşeron şirketlerde çalışan eleman sayısının 20 binden 500 bine dayandığını, çağrı usulüne göre kısmi zamanlı, geçici, esnek istihdam modelleri dayatıldığını, kayıt dışı istihdamın hızla arttığını belirtti. İş güvencesi konusunun çok önemli olduğunu söyleyen Koncuk, ‘’İş güvencesini almak gibi bir keyfiyet yüzde kaç oy alırsanız alın hakkınız değildir. Bunun hesabını kamu çalışanları sizden sorar ve burnunuzdan fitil fitil getirir. Bunu böyle söylüyorum" diye konuştu. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise, memurlara dayatılan kılık kıyafet yasağının ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Anlaşılan o ki önümüzdeki dönem memurlar ve sendikaları açısından kritik. AKP’nin yeni saldırıları memur sendikaları açısından da bir sınav olacak. Süreci biraz da memurların haklarına ve sendikalarına ne kadar sahip çıktığı tayin edecek.
