
Üniversite bileşenlerinin “üniversitelerin ölüm taslağı” olarak tanımladığı Yeni YÖK Yasa Tasarısı ile ilgili çalışmalarını sonlandıran YÖK, taslağı Mili Eğitim Bakanlığı'na sundu. Taslak öğrencilerin, akademisyenlerin, üniversitedeki idari ve teknik personelin tepkisine rağmen meclise doğru ilerliyor.
Siyasal iktidarı elinde bulunduran AKP'nin yıllardır dile getirdiği yeni YÖK çalışmalarında son aşamaya gelindi. Yükseköğretim Kurulu, üniversite bileşenlerinin “daha baskıcı, daha merkezi, üniversiteleri sermayeye ve siyasal iktidara teslim ediyor” diyerek eleştirdiği Yeni YÖK Yasa Tasarısı, Milli Eğitim Bakanlığı'na sunuldu. MEB'in onayının ardından Bakanlar Kurulu'na sunulacak tasarı daha sonra mecliste görüşülecek.
Taslak sözde "çeşitlilik", "kurumsal özerklik ve hesap verebilirlik", "performans değerlendirmesi", "rekabet" ve "mali esneklik ve çok kaynaklı gelir yapısı, kalite güvencesi" gibi beş temel ilkeye dayanıyor. Üniversite bileşenleri bu beş ilkeyle gelen Türkiye YÖK'ün aslında üniversitelerin şirketleşmesini, daha merkezi, baskıcı bir sistemin oturtulmasını, üniversitelerin bilim üreten yerler olmaktan çıkarılıp sermayeye tamamen teslim edilmesini, akademik özgürlük kavramının çöpe atılmasını, üniversite emekçilerini iş güvencesinden mahrum bırakılmasını sağlayacak yolu açtığını ortaya koyarak tasarıya karşı çıkıyor.
YÖK ve AKP cephesi, tasarıyı ortak duyu ile yaratılan bir yasa olarak tanıtıyor. Fakat üniversite bileşenlerinin “bu yasa siyasal iktidarın sadece kendi temsilcilerine ve sermaye gruplarına danışarak oluşturduğu bir yasadır” söylemi ve üniversitelerde öğrenciler ve akademisyenler tarafından gerçekleştirilen YÖK tartışmalarına YÖK'ün “Ne gerek vardı ki, biz zaten tartıştık bitti” şeklinde yanıtlar vermesi ortak duyu iddiasının yalanını ortaya seriyor.
Üniversite bileşenleri Yeni YÖK Yasa Tasarısı tartışmalarının başından bu yana taleplerini ve tepkilerini ortaya koymaya devam etti. En son 25 Aralık 2012'de başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde binlerce öğrenci, akademisyen, idari ve teknik personel “Üniversite A.Ş.'ye, YÖK'e ve Yasası'na geçit yok!” diyerek sokaklara çıkmıştı. Yapılan eylemlerde tüm öğrenciler, akademisyenler, idari ve teknik personel üniversitelere ölüm taslağına karşı mücadeleye çağrılmıştı. Yaşanan son gelişme önümüzdeki günlerde üniversitelerde eşitlik, demokrasi talebindeki üniversite bileşenlerinin alanları doldurarak mücadeleyi yükselteceğini işaret ediyor.
Eğitim-Sen Yükseköğretim Bürosu'nun Yeni YÖK Yasa Tasarısı'na karşı hazırladığı ve üniversite taleplerini sunduğu metin için tıklayınız.
