Devlet böyle istemiş!

07 Oca 2013

Milas – Bodrum havalimanında çalışan 80 güvenlik işçisinin işine noter huzurunda çekilen kurayla son verildi.

Milas – Bodrum havalimanında Bengi Grup Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş. taşeron şirketine bağlı olarak çalışan 180 güvenlik görevlisinden 80’inin işine 29 Aralık günü noter huzurunda çekilen kura ile son verildi.

Belediyeye ait düğün ve toplantı salonunda gerçekleştirilen kurada taşeron şirket sahibi İbrahim Bengi’nin sözleri gelinen noktada taşeronluğun ne durumlara geldiğini açıkça gözler önüne seriyor.

Bengi sözlerine “Gönül bu şekilde karşılaşmayı istemezdi. Sizlerin şu anda çok zor anlar yaşadığınızı biliyorum. Ama ben sadece Milas’ta iş yapmıyorum. Türkiye’nin birçok yerinde firmamız faaliyetlerini sürdürüyor. Firmamızda çalışacak personeli belirlerken eğer başvurular yoğunsa kurayla alımları yapıp, kurayla işlerine son veriyoruz. Bugün de yolumuza devam edeceğimiz veya yollarımızı ayırmak zorunda kalacağımız isimleri kurayla belirleyeceğiz. 4 yıllık süreçte sizlerle ilgili hiçbir sıkıntı yaşamadım. Hepiniz aslanlar gibi görevinizi yaptınız. Milas-Bodrum Havalimanı’nı çok iyi korudunuz. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da bunu fark etti ve söyledi" diyerek başladı. Ayrıca işten çıkarma kararını kendisinin almadığını, kararın tamamıyla devletin inisiyatifinde olduğunu, işçilerin işten çıkarılmamaları için büyük mücadeleler verdiğini, ancak yaptığı tüm başvuruların olumsuz olarak geri döndüğünü de söyledi. Bengi sözlerini işten çıkarılacak tüm işçilerin özlük haklarının (kıdem ve ihbar tazminatı v.b.) 6 ay içerisinde faiziyle ödeneceğini dile getirerek bitirdi. Bunun üzerine işçiler, tazminatlarının ödenmesi konusunda şüpheleri olduğunu bildirdiler “ ve Bengi onlara “Benim imzam ve sözüm namusumdur” karşılığını verdi.

Karar Anayasanın 49. maddesiyle çelişiyor Anayasanın 49. maddesindeki “çalışma hakkı ve ödevi” başlığında “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır” deniliyor. Ancak devlet aldığı karar ile işten çıkarılan 80 işçinin hayat seviyesini düşürüyor, çalışma hayatını geliştirmeyi ve işsizleri korumayı bir yana bırakıp işsiz kalmalarına öncülük ediyor.

Güvenlik-İş sendikasından işçilere destek İşten çıkarılan 80 işçiden yaklaşık 40 kadar işçi, geçen Çarşamba Güvenlik-İş sendikasına giderek kendilerine destek olmalarını istediler. Konuyla ilgili sendika yönetimi işçilerin talebini kabul ederek havalimanı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Basın açıklamasında söz alan Güvenlik-İş sendikası Genel Başkan yardımcısı Renan Gül “Güvenlik görevlileri kura ile iş sahibi olma veya olmamanın nasıl bir psikoloji olduğunu yaşadı. Yıllık beş milyon yolcuya hizmet veren bu havaalanının güvenliğinin 49 ay gibi uzun bir süredir 180 personelle sağlanırken ne gibi bir değişiklik oldu da bu personel onur kırıcı bir kura ile işine devam hakkı kazandı veya kaybetti? Özel güvenlik çalışanlarına ‘80 personelin işten çıkarılmasını devlet istedi!’ denmesinin ardından, ‘Nisan 2013’te 30 personel işe alınacak’ beyanı ne derece samimi? İşten çıkarılan 80 personel görev açığının, 100 personel ile nasıl kapatılacağı ve hizmetin nasıl sağlıklı yürütülebileceği konularında aklımıza takılan soru işaretleri var" dedi.

Basın açıklaması, işçilerin yapılanları protesto etmek amacıyla alkış tutmasından sonra sona erdi.  

paylaş