
Kayseri pastırması ünlüdür, Kayserili övünür bu ürünü ile. Ne kadarını ihraç eder bilmeyiz ama memleket içinde bolca tüketilir, gücü yetenler tarafından. Sucuk da üretir bu ilimiz. Yani Kayserili vatandaş, hemşeri kendine yeter derecede pastırma, sucuk tüketiyor diye düşünmek normal geliyor insana.
Ne var ki dün (11 Aralık 2012) medyaya yansıyan görüntüler bunun hiç de böyle olamayabileceğini gösteriyor.
Geçen aylarda, Kayseri belediye başkanı Mehmet Özhaseki, CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine bir dava açtı, dava sonucunda kazandığı tazminat ile 3,5 ton sucuk aldı. Bu sucuk birer kiloluk paketler hâlinde 3500 kişiye dağıtıldı. Paketler insanların adresine gönderilmedi, çağrı yapıldı, 3500 kişi gelip teker teker kendi elleriyle teslim aldılar. Mehmet Özhaseki çok mutlu görünüyor, yanındakiler de öyle. Tayyip Erdoğan da bütçe konuşmasına taşıdı olayı, o da mutlu.
Peki bir ilin belediye başkanı, kendi ilinde en azından 3500 yoksul olmasından, bir kilo sucuk için sıraya girmesinden niçin rahatsız olmaz? Tayyip Erdoğan da Türkiye`nin koca bir ilinde en azından 3500 yoksul olmasından niçin rahatsız olmaz?
Kayserili emekçilerin onuruyla oynamaktır bu, Kayserililere yapılan ayıptır, tekrarlanmamalıdır.
