
Mısır'ın Amerikancı-İslamcı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, 22 Kasım 2012 akşamı çıkardığı kararnameyle diktatörlüğünü ilan etti. Mursi'nin darbesi, İsrail ile Hamas arasında 21 Kasım'da yürürlüğe giren ateşkese arabuluculuk etmesi dolayısıyla Obama'dan üç kez aferin almasının ertesi gününe denk geliyor.
Mısır'da devrimci, ilerici ve laik güçler Mursi'nin darbesine karşı hemen sokaklara çıktı. Tahrir Meydanı'nı dolduran on binlerce gösterici, Mursi'yi “yeni firavun” olmakla suçladı, darbe kararnamesini derhâl geri çekip istifa etmesini istedi.
Kahire, İskenderiye, Port Said ve Süveyş'te polis birlikleri ile göstericiler arasında çatışmalar çıktı. Halk, gaz sıkan polise taşlarla karşılık verdi. Polis kamyonları yakıldı. Müslüman Kardeşler örgütünün partisi Hürriyet ve Adalet Partisi'nin binaları tahrip edildi.
Mursi'nin 12 Haziran 2012'de yapılan seçimi kazandığı 24 Haziran 2012'de Amerika'nın yönlendirmesiyle ilan edilmişti. 12 Ağustos'ta bir saray darbesi yapan Mursi, yürütme yetkilerine ilave olarak yasama yetkisini de üzerine almıştı. 22 Kasım kararnamesi darbeyi derinleştiriyor ve Mursi'nin her türlü kararnamesini yargı denetimi dışına çıkarıyor. Böylece Mursi, yasama, yürütme ve yargı yetkilerini bütünüyle kendinde toplamış oluyor.
Mursi diktatörlüğünü ilan etti. Bakalım Mısır halkı egemenliğine yönelik bu ağır saldırıya boyun eğecek mi?
