
Amerika'nın dümen suyunda gitmeyi tercih eden AB ülkeleri dışişleri bakanları, İran'dan doğalgaz ithalini yasakladı. Dün (15 Ekim) Lüksemburg'da toplanan AB dışişleri bakanları, Suriye'ye yönelik yeni yaptırımların yanı sıra, İran'a karşı da ilave yaptırım uygulamaya karar verdi. Nükleer faaliyetlerde ya da balistik füzelerde kullanılan grafit, alüminyum ve çelik gibi metaller ve endüstriyel yazılımların İran'a satışı durduruldu.
AB dışişleri bakanları, Avrupalı finans kuruluşlarının İran bankalarıyla tüm işlemlerini yasakladı. Sadece tanımlaması açıkça yapılmamış “insani ihtiyaçlara yönelik işlemleri” bu kararın dışında bıraktı. Dışişleri bakanları, ayrıca, İran Merkez Bankası'na yönelik kısıtlamaları genişletti. İlave yaptırımlarla İran hükümetine önemli finansman sağlayan 34 şirket ve kuruluşun AB'deki mal varlıklarını da dondurdu.
Bu yaptırımlarla AB tankerlerinin İran için petrol ve ürünlerini taşımaları ve AB şirketlerinin gemi yapım sektöründe İran'la iş yapmaları yasaklandı.
İkiyüzlülükte sınır yok Filistin'i yıllardır işgal altında tutan ve nükleer silahlara sahip olduğu açıkça ortada olan siyonist İsrail'i her yolla destekleyen AB, nükleer silah üreteceği varsayılan İran'a ambargo koyuyor ve bu ülkeyi boğmaya çalışıyor.
Oysa AB ülkelerinden İngiltere ve Fransa nükleer silahlara sahip. Bu ülkeler ve birkaçı dışında bütün AB ülkeleri dünyanın gelmiş geçmiş en büyük savaş makinesi NATO'ya üye. Hepsi dünyanın en büyük nükleer silah deposuna sahip olan ABD'ye kul köle.
İşte sırtında böyle bir kambur taşıyan AB, İran'a, “kötü çocuk, senin niyetin nükleer silah sahibi olmak, buna izin veremeyiz” diyerek ambargo uyguluyor.
