
Güney Afrika'nın Marikana bölgesinde bir platin maden ocağı işletmesinde bir haftadır grev yapan üç bin işçiye 16 Ağustos 2012 Perşembe günü ateş açan polis, 34 işçiyi öldürdü, 78 işçiyi yaraladı.
Ağır silahlarla donanmış beyaz ve siyah polislerin siyah grevci madencileri gözü dönmüş bir şekilde katletmesi Güney Afrika'da ve bütün dünyada büyük tepki doğurdu.
Maden işçileri çok düşük ücretlerle dayanılmaz koşullarda çalıştırıldıkları hâlde sendikalarının kendilerini savunmadığını belirterek yeni bir sendikaya üye olmuşlardı. Katliamdan önce iki sendika üyeleri arasında çıkan çatışmalarda 8 işçi ve iki polis ölmüştü.
İngiliz Lonmin şirketine ait maden ocağında ücretlerinin arttırılmasını isteyen grevci işçilere yönelik bu korkunç katliam, ırkçı beyaz yönetimin 21 Mart 1960'da Sharpeville'de siyah halka eşitlik ve özgürlük istemek için gösteri yapan halkı katletmesine benziyor.
Katliam beyaz tekelci burjuvazinin ekonomik iktidarına dokunmama karşılığında politik iktidarı 27 Nisan 1994'te yapılan seçimle devralan Afrika Ulusal Kongresi ANC'nin ne kadar yozlaştığını da ortaya koyuyor. Politik iktidarını işçi sınıfının, emekçi halkın sömürüden kurtulması hedefini terk ederek beyaz tekelci burjuvaziyle egemenliği paylaşacak bir siyah burjuvazi yaratmak için kullanan ANC'nin, işçi sınıfına karşı kapitalist sınıfın iktidarına dönüşme sürecini bu katliamla tamamlamış olduğu söylenebilir.
