
15. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali çok sayıda kadın sinema emekçisinin katıldığı bir açılışla başladı. Festivalde pek çok konuda kadın sorununu ele alan filmler gösterilecek.
10-17 Mayıs tarihleri arasında yapılacak 15. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali başladı. Birçok kadın sinema emekçisi festivalin açılışına katıldı. Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde yapılan açılışta, ödüller sahipleriyle buluştu. Fatoş Sezer, Şükran Ay, oyuncu ve senarist Meral Okay gibi sinemacıların da aralarında olduğu; ülkemizden ve dünyadan, son bir yılda yaşamını yitiren kadın sinema sanatçıları anıldı.
Açılışa katılan Deniz Türkali, “15 yaşındaki bu festival gücünü kız kardeşlerden aldı. Uçan Süpürgeli cadılar ateş kazanından umudu çıkarttı.” diyerek bir konuşma yaptı. Ardından Derya Alabora da şu sözleri dile getirdi: “Kadın haklarının ihlal edildiği bir ülkede bu film festivalini 15 yıldır sürdüren Uçan Süpürgecileri kutluyorum.”
Açılış törenin sonunda konuşma yapan Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği Başkanı Halime Güner “Kadınların verdiği mücadeleyi görmek istemeyenlere 'biz buradayız' demek için buradayız.” dedi.
Aile içi taciz ve tecavüz filmlerle gün yüzüne çıkıyor Festivalde çeşitli başlıklar altında film gösterimleri yapılacak. Kadınların aile içinde, özel yaşamlarında, iş hayatlarında yaşadıkları şiddet, taciz ve tecavüzü anlatan filmler, “Olay Yeri: Aile, Naneli Çay: Mağrip Esintileri, Hiçbir Yer, Uzak Diyarlar, Pembesiz Mavisiz” gibi başlıklar altında sunulacak.
Festivalin ''Olay yeri: Aile'' adlı bölümünde aile içinde taciz ve tecavüze maruz kalmış kadınların, bu yaşadıklarının ardından hayatlarını nasıl bir psikolojiyle, hangi ruh hâliyle sürdürdüğünü anlatan filmler yer alıyor. “Yuva”, “Bir Bebeğin Yaşamı”, “Limonlu Kahve” bölümdeki filmlerden bazıları. Bu bölümde ensest gerçeğinin asıl yüzü de ortaya konuyor. Çocuk yaşta aile içinde yaşanan taciz ve tecavüzün kadının hayatında nasıl izler bıraktığını gözler önüne seriyor. Bu bölümde 2012 yapımı, gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çocuk gelinlerin yaşadıklarını anlatan “Lal Gece” adlı film de izleyiciyle buluşacak.
Klasikler de festivalde Atıf Yılmaz'ın başkaldıran kadın karakteri, toplumun genel ahlak anlayışı ve kadının kurtuluşuna vurgu yaptığı “Bir Yudum Sevgi” ile 12 Eylül faşizminin ülkeye hükmettiği yıllarda, beş yaşındaki bir çocuğun gözünden kadınlar hapishanesinin anlatıldığı “Uçurtmayı Vurmasınlar” filmi festivalde gösterilecek.
“TransHayat” festivalde Aysun Öner'in, travesti ve transeksüellerin de heteroseksüeller gibi toplumda ve iş yerlerinde kolaylıkla var olabildikleri bir dünya düşünü anlattığı TransHayat adlı fotoğraf sergisi de festival kapsamında halka sunulacak. Sanatçı bu çalışmasını bir ezber bozma denemesi olarak nitelendiriyor ve şu sözleri dile getiriyor, “Kapitalizmin kurumları nasıl ki düşüncelerimizi istediği forma sokmak için görsel sanatları kullanıyorsa, biz sanatçılar da görsel sanatları alternatif düşüncelerimizi anlatmak ve hafızalardaki ezber görüntüleri yıkmak için kullanabiliriz.”
