Cenevre II'de sona doğru

31 Oca 2014

Emperyalizmin hedef tahtasına oturttuğu, ancak bileğini bükmeye gücünün yetmediği Suriye'yi diplomatik yönden kuşatma ve zayıflatma çabaları devam ediyor.

ABD ve işbirlikçileri 22 Ocak Çarşamba günü başlayan Cenevre II görüşmelerini soruna çözüm bulmak maksadıyla değil, Suriye halklarının direnişini boğma maksadıyla değerlendiriyor.

Emperyalistler Bölgede terör estiriyorlar ABD, AB ve Bölgedeki işbirlikçileri Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye'deki gerici rejimler, Irak'ın işgalinden ve parçalanmasından sonra gözlerini Suriye'ye dikmişlerdi. Amaçlarına ulaşmak için de El Kaide başta olmak üzere uluslarlarası gerici çeteleri kullanarak Suriye halklarına karşı iki yılı aşkın bir zamandan beri ülkede terör estiriyorlar.

Suriye'yi yakıp yıktılar, bin yılların insanlık mirası Halep gibi şehirleri yerle bir ettiler, kadınları çocukları katlettiler, köyleri yaktılar, insanlıktan çıkmış gerici çeteler laikliğe karşı olan hınçlarını kadınlara olmadık işkenceler yaparak almaya çalıştılar. ABD ve AB'nin desteklediği bu gerici çeteler, Cenevre II'ye hazırlanırken işkence yapıp öldürdükleri Suriyeli yurtseverlerin görüntülerini, sanki Suriye yönetiminin işkence yaptığı insanlarmış gibi emperyalizmin maşası iki yüzlü medyaya servis ettirdiler. Bir halkla ilişkiler (PR) çalışması olarak Cenevre II'ye giderken çatışmaları şiddetlendirdiler. Ancak emperyalizmin her türlü desteğine rağmen başarılı olamayan çeteler, Suriye yönetimi karşısında yavaş yavaş geri çekildiler.

ABD'nin Cenevre II'deki diplomatik hamleleri Suriye içindeki kuklalarının kaybettiğini gören ABD, bu defa en azından diplomatik alanda başarılı olmak için sorunun asıl taraflarını, Suriye'nin gerçek dostlarını diplomatik alanda görmemek, onları muhatap almamak için elinden geleni yaptı ve İran bu görüşmelerde yer alamadı. Bölgenin en güçlü devletlerinden biri ve sorunun doğrudan tarafı olan İran'ın dışlanmasına karşılık bakın Ortadoğu'nun, Suriye'nin konuşulduğu masada kimler yer aldı.

Cenevre II katılımcıları Cenevre II görüşmelerinde yer alanlar: Birleşmiş Milletler BM (Genel sekreter düzeyinde), BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa), Arap Ülkeleri Birliği (Genel sekreterlik düzeyinde), AB Yüksek Temsilcisi, İslam İşbirliği Örgütü (Genel sekreterlik düzeyinde), Cezayir, Brezilya, Kanada, Danimarka, Mısır, Almanya, Hindistan, Endonezya, Irak, İtalya, Japonya, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Fas, Norveç, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri.

Bu listeden anlaşılabileceği gibi katılımcıların kimi uluslararası örgütler, kimi Suriye'nin komşuları ülkeler, kimi Ortadoğu'da yer alıyor, kimi Müslümanların yoğun olarak yaşadığı ülkeler, kimi ise sadece ABD ve işbirlikçileri toplantıda ne diyorsa papağan gibi onu tekrar edecek, sorunun çözümü olarak emperyalizmin değirmenine su taşıyacak kukla ülke yönetimleri. Aralarında emperyalist politikalardan bağımsız politika geliştirmeye çalışan BRİCS ülkeleri (Brezilya, Rusya, Çin, Hindistan, Güney Afrika) de var. Ama çoğunluk ABD'ye bağımlı ülkeler tarafından oluşturulmuş.

Ayak oyunlarına devam Ancak bu kadar yoğun diplomasi yapan, o kadar güçlü denen ABD emperyalizminin diplomatik gücü de Suriye halkını, Suriye halkının anayurt savunmasını dize getiremedi ve getiremiyor. İşte bu yüzden işbirlikçi çetenin liderleri ABD, AB ve Türkiye arasında mekik dokurken, her türlü askerî ve siyasi destek için bu ülkelerin kapılarını aşındırırken görüşmeler sırasında bir diplomatik hamle daha yaptı. Suriye Ulusal Konseyi denilen işbirlikçi çete reisleri, Rus Itar Tass haber ajansına gerekirse Rusya'ya da bu konuda bir ziyarette bulunabileceklerini açıkladılar. Emperyalizmin danışmanlığında ince diplomasi oyunları kullanan çeteler, Suriye halkları karşısında asla amaçlarına ulaşamayacaklar. Itar Tass haber ajansının bugün (30 Ocak) yaptığı açıklamaya göre görüşmeler sürecinde davet edilen bu çetelerden henüz Moskova yolunu tutan yok.

Suriye yönetimi: Ülkedeki terörizmi lanetlemek şart Başladığı 22 Ocak'tan bugüne (30 Ocak) kadar yapılan görüşmelerin sadece karşılıklı bir araya gelmeye hizmet ettiğini belirten ve bunun ötesinde bir işe yaramadığını söyleyen BM ve Arap Ülkeleri Birliği Özel Temsilcisi Lakhdar Brahimi, bugün (30 Ocak) yaptığı açıklamada zaten yarın (31 Ocak) sona erecek bu ilk tur görüşmelerden herhangi bir sonuç beklenmediğini belirtti.

Yine bugün Cenevre'de sorunun çözümüne yönelik bir deklarasyon yayınlayan Suriye yönetimi temsilcileri, Hür Suriye Ordusu HSO ve diğer işbirlikçilerin çözüm istiyorlarsa “ülkedeki terörizmi lanetlemeleri ve terörist gruplarla mücadele etmeyi ve onları Suriye'den atmayı hedeflemeleri gerektiğini” belirtti. Çete liderlerinin bu deklarasyon altına imza atmalarını beklediklerini açıkladı. Ancak zaten kendileri de terörist olan, Suriye halklarına karşı her türlü suçu işleyen bu HSO ve beraberindeki çetelerin böyle bir deklarasyonun altına asla imza atmayacaklarını açıklamaları fazla zaman almadı.

Direnen halklar kazanır Yarın sona erecek Cenevre II görüşmeleri devam ederken Suriye'deki çetelerin saldırıları ve Suriye Hükümeti'nin çetelere yönelik operasyonları da devam ediyor. Görüşmeler sonunda ortak bir deklarasyon çıkması, bir uzlaşma noktası bulunması şimdilik uzak görünüyor. Suriye halkları kendi öz gücü ile bugüne kadar savunduğu ülkesini savunmaya, çeteleri sınırları dışına sürmeye devam ediyor. Direnen halklar kazanıyor.

paylaş