Herkes İran'sız olmaz diyor, ABD bildiğini okumaya çalışıyor

15 Oca 2014

Suriye yönetimi bir taraftan emperyalizm destekli çeteleri temizlerken, bir taraftan da 22 Ocak 2014 tarihinde İsviçre'nin Montreux (Montrö) kentinde yapılacak Uluslararası Suriye Konferansı'na hazırlanıyor. Toplantının birincisi İsviçre'nin Cenevre kentinde yapıldığı için bu toplantı da birçok çevre tarafından Cenevre II diye adlandırılıyor.

Emperyalizmin, Suriye'de desteklediği çeteler çözülürken ABD ve AB genel olarak Ortadoğu'daki, özel olarak Suriye'deki planlarını her defasında yeniden revize etmemek için elindeki bütün kartları kullanmaya çalışıyor.

Öyle ki, bu çerçevede Suriye'deki sorunun çözümü konusunda kendi beklentisinin aksine bir karar çıkmaması için bölgede önemli bir güç olan ve ABD ile AB emperyalizminin Suriye'ye saldırısı sırasında, Suriye tarafını tutan İran'ın konferansa katılmaması için yoğun bir diplomatik çaba yürütüyor. Açıktan açığa İran'ın böyle bir toplantıda olmaması gerektiğini sözcüleri aracılığıyla kamuoyuna duyuruyor.

Toplantıya bir haftadan az bir zaman kala Rusya Dış İşleri Bakanı Lavrov, ABD Dış İşleri Bakanı Kerry ve Arap Ülkeleri Birliği Suriye Özel Temsilcisi Brahimi'nin 13 Ocak 2014'te Paris'te yaptıkları toplantı sonrası düzenledikleri basın açıklamasına gönderme yapan ABD Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, yapılan basın açıklamasında Kerry'nin böyle bir toplantıya İran'ı davet etmediğini, bunun da ne anlama geldiğinin açık olduğunu belirtti.

Harf, dün (14 Ocak) yaptığı açıklamada düzenlenecek konferansa İran'ın olası katılımı konusunda ABD'nin tutumunun değişmediğini söyleyerek “İran eğer bu konferansa bakanlık düzeyinde katılmak istiyorsa Cenevre I'i kabul ettiğini açıklamalı” dedi.

Bilindiği gibi Cenevre I, Rusya ve ABD'nin de katılımı ile oluşturulan ve 30 Haziran 2012 tarihinde yapılan “Suriye İçin Eylem Grubu” toplantısıydı.

Harf, açıklamalarına devam ederek İran'ı da tehdit etti. İran ile geçen hafta belirli konuları görüştüklerini ve İran'ın bu çerçevede belirli konularda adım atması gerektiğini belirttti. Ancak Harf, İran'dan bu konuda herhangi adım atmaya yönelik izlenim almadıklarını söyledi. Oysa İran'ın geçen hafta görüştükleri konuda adım atmasının uluslararası toplumu da konferansa katılımı konusunda rahatlatacağını belirtti. Harf, kısaca geçen hafta biz İran'ı belirli konularda tehdit ettik, ancak İran yönetimi tehditlerimize aldırmamış görünüyor demek istedi.

Diğer taraftan Rusya da, Birleşmiş Milletler ve Arap Ülkeleri Birliği de, İran'ın konferansta yer almasının sorunun çözümüne büyük katkıda bulunacağını açıkladı. Lübnan da yaptığı açıklamada İran'ın katılımının sorunun çözümüne önemli katkıda bulunacağını belirtti.

Elbette konferans tarihi yaklaştıkça saflar da netleşiyor. ABD ve kuklaları bölgenin halklarının sorunlarının çözümünde her zaman bölge halklarını dışlamıştı. Her zaman bölge halkları adına emperyalist merkezlerde kendi işbirlikçileri ile kararlar alıp uygulamaya alışmıştı. Ancak uluslararası dengelerin her gün değiştiği, emperyalist odaklarla aynı fikirde olmayan devletlerin ve halkların direnç ve baskısının göz ardı edilemeyeceği bir dönemde ABD'nin bu konuda istediği kararları aldırması da pek mümkün görünmüyor.

Yıllardır direnen Suriye halkları emperyalistlerin ve bölgedeki maşalarının dediklerinin artık bölgede yavaş yavaş hükmünü yitirdiğini ilan ediyor. Dünyanın bütün eli kanlı gerici çetelerini finanse ederek, silahlandırarak ülkeye getirip Suriye halkının üzerine salan ABD ve işbirlikçileri Suriye'de kaybediyor. Aynı ABD'nin kendisinin Vietnam'da, işbirlikçisi İngiltere'nin Hindistan'da, yine bir diğer emperyalist Fransa'nın Cezayir'de kaybettiği gibi.

paylaş