
Sağlık Bakanlığı aşılama çalışması başlattı
İstanbul’da son dönemde gözlenen anormal göç dalgaları ve buna bağlı nüfus hareketliliği sonucunda özellikle İstanbul’un 6 ilçesinin çocuk felci açısından yüksek riskli olduğu belirlendi. Yapılan tespitlerde özellikle 0-59 ay arası aşılı, aşısız tüm çocukların çocuk felci riskiyle karşı karşıya olduğu, aşı yapılanlarda bile doz artırımının gerekebileceği belirtildi.
Suriye’den gelen göçler riski arttırıyor
Sağlık Bakanlığı’nın risk analizlerine göre İstanbul’da aşılamalar ilk olarak Ümraniye, Sancaktepe, Esenyurt, Küçükçekmece, Sultangazi ve Fatih ilçelerinden başlayacak. Bu bölgelerin özellikle Suriye’den gelen göçmenlerin yoğun olarak yerleştikleri ilçeler olduğu tahmin ediliyor. İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Selçuk Erez ise Bakanlığın uygulamasının eksikli olduğunu belirterek. “Tüm çocukların aşılanması gerek, İl Sağlık Müdürlüğü tehdit altında olan bölgelerde aşılama yapacağını” söyledi. “Bu bölgeleri neye göre, hangi kıstasa göre ayırdı belli değil. Suriyeli göçmenlerin kaç kişi olduklarını, nerelerde yatıp kalktıkları, tam yerleri biliniyor mu ki? Bu uygulamanın mantığa sığan bir yeri yok” yorumunu yaptı. Başka bir tehlikeye de dikkat çeken Erez, “Gecekonduda oturan bir vatandaş, biri kapıyı çalıyor, bir adam geliyor, doktor olduğunu söylüyor, belki bir kâğıt gösteriyor ve ‘çocuğunuza aşı yapacağım’ diyor. İnsanlar böyle bir uygulamadan haberdar bile değiller. Önceden, halka ‘çocuk felci, çocuğunu sakat bırakabilir, bu yapılan aşı onu koruyacak’ demediği sürece, insanlar kapıya gelen yabancı hakkında ne düşünecekler? Halkın böyle bir riskten haberdar olmaması, ihbar etmenin dışında daha kötü sonuçlar da doğurabilir” dedi.
İl Müdürlüğü’nden hekimlere ilginç uyarı
Tehlikenin kritik düzeyde olduğunu belirten İl Sağlık Müdürlüğü ise aşılamayla görevli doktorlara yönelik ilginç bir duyuru yayınladı. “Dikkat çok önemli duyuru” başlığıyla e-posta olarak gönderilen duyuru metninde “Aşı Destek Günleri Kapsamında sahada çalışan ekiplerin basın mensubu ile karşılaşmaları durumunda, devlet memuru olmaları sebebi ile kesinlikle beyanat verme yetkileri yoktur” ifadelerine yer verilmesi ise şaşkınlık yarattı.
