
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü DİSK-AR’ın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstatistikleri üzerinden yaptığı hesaplamaya göre asgari ücretli kötü koşullarda barınıyor, çocuğuna eğitim veremiyor ve sağlıklı beslenemiyor.
Asgari ücretliye günlük 9 TL gıda masrafı öngörülüyor.
Raporda, en yoksul yüzde 20’lik kesimin yaşamını sürdürebilmek için gelirinin ancak yüzde 29’unu gıda harcamalarına ayırabildiğine dikkat çekilerek, Temmuz ayı zammıyla eşi çalışmayan ve 2 çocuklu bir asgari ücretlinin, asgari geçim indirimli aylık 931 TL’lik gelirinden gıda için günlük ayırdığı 9 TL ile hem eşinin hem kendinin hem de çocuklarının karnını doyurmak zorunda olduğu belirtiliyor.
Temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanması imkansız!
Rapora göre Mayıs 2014 tarihi itibari ile ortalama kira bedeli 596 TL’yi bulurken, asgari ücretlinin kira ve diğer konut harcamaları için ayırabildiği tutar sadece 311 TL. Buna göre asgari ücretli en sağlıksız çevrede, kentsel donatı hizmetlerinin en az olduğu, deprem riski altındaki konutlarda yaşamak zorunda bırakılıyor. Sefalet sadece sofrada değil, sağlıksız konutlarda da asgari ücretliyi buluyor.
Raporda asgari ücretlinin, tek bir belediye otobüs biletinin Türkiye ortalamasında 1,68 TL olduğu koşullarda, asgari ücretlinin ulaşım için ayırabildiği günlük pay sadece 2,8 TL, bu gelirle bulunduğu yerden hareket etmesi bile imkansız.
Okul tercihleri büyük oranda, yoksul ve kaynak yokluğundan eğitim veremez durumdaki okullar. Yani asgari ücretlinin çocuğunu okutması, aylık çocuk başına 2,9 TL’lik ayrılan pay ile yokluktan dolayı neredeyse mucize.
Asgari ücretli sefalete mahkum ediliyor.
Rapora göre özetle asgari ücretliden, öğün ve kişi başına 75 kuruşla karnını doyurması, 1 buzdolabı için 27 ay çalışması, 311 TL’ye barınması ve ısınması, çocuk başına 2,9 TL’lik eğitim harcaması ile çocuklarını yetiştirmesi bekleniyor.
Raporda çözüm olarak “asgari ücretin, temel gereksinimleri karşılayacak insanca yaşam ücreti olarak ele alınması gerekmektedir” deniliyor.ve DİSK’in önerileri şu şekilde sıralanıyor:
-
Asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte tüm zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde, insan onuruna yakışan bir düzeyde tespit edilmelidir.
-
Asgari Ücret Tespit Komisyonu lağvedilmeli, asgari ücretin belirlenmesi süreci bir toplu pazarlık süreci olarak ele alınmalıdır.
-
Görüşmeler kamuoyuna açık hale getirilmeli, anlaşmazlık durumunda işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanabilecekleri yasal zeminler oluşturulmalıdır.
-
Asgari ücretin herkese bölge, yaş, işkolu vb. ayrımı yapılmaksızın aynı oranda belirlenmesi esas alınmalı, bölgesel asgari ücrete uygulanması yolundaki girişimlerden uzak durulmalıdır.
-
Asgari ücret gelir dağılımını düzenleyici yönde belirlenmeli ve ekonomik büyümeden pay almalıdır.
-
Asgari ücretlinin geçim haddi ile enflasyon arasındaki uyumsuzluğun yoksullaştırıcı etkisi göz önüne alınarak, enflasyon verilerinde temel harcama kalemleri dikkate alınmalı, TÜFE sepeti emek örgütlerinin katılımı ile belirlenmeli ve denetlenmelidir.
-
Asgari ücretle çalışanlar için elektirik, su, doğalgaz kullanımı asgari ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olmalıdır.
-
Sabah 6.00-9.00 ile akşam 18.00-21.00 saatleri arasında ulaşım parasız olmalıdır.
-
Eğitimde hiçbir ad altında para alınmamalı, eğitimin okul dışı giderleri devlet tarafından karşılanmalı, sağlık tümüyle parasız olmalıdır.
-
Asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır.
Ayrıntılı rapora bu linkten ulaşılabilir.
http://www.disk.org.tr/2014/06/disk-ar-ucretli-sefalete-4-kurus-zam/
