Foça ve Aliağa'nın geleceği sahipsiz değil

16 Tem 2014

Geçtiğimiz günlerde, Foça ve Aliağa Belediyeleri'nin sınırları içerisinde kalan Kozbeyli ve Horozgediği köylerine “ortak mücadele ve dayanışma” gezisi adı altında bir gezi düzenlendi. Bu birçok alanda farkındalığı temel alan bir geziydi. Birincisi, bu köylerin içinde yer aldığı yörenin doğal ve tarihsel özelliklerini ve önemini paylaşmak, ikincisi bu yörede yıllardır yaşanan sanayi kirliliğinin etkilerini paylaşmak, üçüncüsü bu yörede yoğun sanayi kirliliğinden etkilenen ve önlenmesi için mücadele veren tüm tarafları ortak mücadele ve dayanışma değerleriyle buluşturmaktı.

Forumlar da destek verdi

Bu gezinin düzenleyicileri olan Doğal Ve Kültürel Yaşam Girişimi ve Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, bu etkinliği Foça Forumu’nun ev sahipliğinde İzmir Halk Forumları adına Karşıyaka Halk Forumu’nun ve EĞİTİM-SEN Foça temsilciliğinin katılımlarıyla gerçekleştirdiler. Bu eşsiz yöre bir yanıyla orman alanlarından zeytin alanlarına, Antik Fokai kentinden Kyme antik kentine, yakın dönem tarihsel yerleşim alanlarına, Akdeniz Fokunun barındığı deniz mağralarından Gencelli kıyılarına kadar birçok değeri bir arada bulunduran bir yöre olarak, hassas ve özenli bir koruma ve geliştirme çalışmasının konusu olması gerekirken, akıl almaz bir çarpık sanayi bölgesinin ve korkunç etkilerinin konusu olmaktadır.

Bilim insanlarının artık bir demirci dükkanının bile açılmamasının gerektiğinin söylediği bu yörede, korkunç bir kayıtsızlıkla yeni ağır metaller ve radyoaktif etkiler taşıyan demir cürufu depolama alanlarına, enerji nakil hatlarıyla, yüksek karbon salınımıyla feelaketlere yol alacak olan termik santrallere izin veriliyor. Bu kadar da değil; içinde bir çarpık sanayi bölgesinin tüm kirletici tesislerini barındıran ve oraman alanlarının üzerine kurulacak olan özel proje alanlarına, zehir yüklü gemilerin söküldüğü gemi söküm alanlarına, çalıştırıldığında her tarafından karbon dumanı yayılan haddanelere yeni izinler de kapıda. Merkezi ve yerel idarelerce verilen bu izinlerde doğanın varlığı ve toplumun sağlığı yok sayılmakta, ülkemiz kamu kaynaklarına hiçbir yararı olmayan işletmecilerin kirli kazançları temel alınarak, bilim dışı ve hukuk dışı izinler verilmektedir. 
Yöredeki 1960’lı yıllarda verilen yer seçimi yanlış sanayi bölgesi ve rafineri kararlarının bile sınırlarını çok aşan bu çarpık gelişme ve etkileri bu günden önlenemezse, etkileri şimdiden buralarda görülmeye başlayan İzmir, Midilli ve Kaz dağları üçgeninde yaşam yeni felaketlerle karşı karşıya kalacakt. Tüm bunların sonucunda bölgenin tarımsal geleneği Menemen Ovası’nın tarım ürünleri, Emiralem bahçeleri, Gediz Havzası, yerli ve yabancı konukların ziyaret ettiği kıyılarımız, ormanlarımız ve tarihsel yerleşimlerimiz yine bu kirliliğin etkileriyle kaybolacak.

 

Termiğe karşı da harekete geçiliyor

Genelde bu konuların duyarlılığıyla, özelde yeni yapılan termik santralin etkilerine ilişkin duyarlılıkla buluşup önce Kozbeyli köyünde bir kahvehanede çözümlere ilişkin önerilerini ortaklaştıran dayanışma gezisinin tarafları Kozbeyli ziyareti sonrası, Horozgediği köyünü ziyaret ederek termik santralin Horozgediği köyüne de taşıyacağı etkileri konuştular. bu etkilerden en önemlisi olan enerji nakil hatlarının yaratacağı etkileri yöredeki duyarlı köylülerle birlikte paylaştılar ve ortak mücadele ve dayanışma kararlılıklarını kamuoyuna ilan ettiler. Gelecek kuşaklara gerçek bir ekolojik planlama temelinde doğal ve toplumsal yaşamın yeniden sağlıklılaştırılacağının, yörenin özelliklerine uygun çalışma alanlarının yeniden düzenleneceğinin, yöre kıyılarının ve tarihsel yerleşimlerinin, yerli ve yabancı konuklar tarafından yeniden ziyaret edileceğinin, geleneksel tarım kültürünün yeniden etkinleştirileceğinin, koylarımızda çocukların yeniden denize girebileceğinin sözünü verdiler. Aynı sözü Eski Foça’da, küçük limanda tüm yöre insanlarıyla bir kez daha paylaştılar.

paylaş