
10 Ağustos’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminden önce İzmir’de miting yapan Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto eden grubun, eylemde hakaret içerikli sloganlar attıkları, caddeyi yaya trafiğine tamamen kapatarak suç işledikleri belirtilerek emniyete gelip ifade vermeleri istendi.
Emniyetteki görüşmede eylemcilere, "Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımları ile düzenlenen cumhurbaşkanı seçimi konulu açık hava toplantısının devam ettiği saatlerde Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde toplandınız ve tüm ikazlara rağmen dağılmayarak ‘Amerikan uşağı ampul Tayyip, işbirlikçi ampul Tayyip, halk düşmanı ampul Tayyip, hırsız Tayyip Erdoğan, hırsız katil Erdoğan’ şeklinde hakaret içerikli sloganlar attınız ve araç trafiğine kapalı olan caddede oturma eylemi yaparak yolu yaya trafiğine tamamen kapattınız” denildi.
Eylemde yer aldığı için ifadeye çağırılan ÖDP Parti Meclisi üyesi Onur Kılıç, en barışçıl eylemlerin bile bu şekilde soruşturulmaya başlanmasının önümüzdeki dönemde sokağa çıkmaya dönük örtülü bir yasak anlamına geldiğini söyledi.
Soruşturmayı değerlendiren Kılıç, “Soruşturma tutanağında caddeyi yaya trafiğine kapattığımız söyleniyor. Oysa eylemin halktan gördüğü ilgi nedeniyle caddeyi iki yönlü kilitleyerek orayı kafese dönüştüren ve trafiğe kapatan polisti. Biz, bulunduğumuz noktada şarkılar ve alkışlarla Erdoğan’ı protesto ediyorduk ve o esnada yanımızdan geçen yayaların, İzmir halkının en çok hoşuna giden buydu. Orayı terörize eden, o anda caddede bulunan insanlara fiili gözaltı yapan polistir. Erdoğan’ın miting yaptığı her ilde muhaliflere önleyici gözaltı yapılıyor. Polisi öfkelendirerek bu saçma sapan soruşturmayı açmaya iten şey bunu İzmir’de gerçekleştirememiş olmalarıdır. 150-200 gencin, birkaç adım ileride miting yapan Erdoğan’ın sesini bastırmasına tahammül edemiyorlar. Eyleme katılan her 5 kişiden 1’ine soruşturma açma hırsının altında bunun olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Kaynak: BirGün
