Polise üçüncü dalga, 25 Aralık’a takipsizlik

01 Eyl 2014

Cumhurbaşkanlığını ele geçirmekle kalmayıp hükümeti de kontrol altına alan Tayyip, bir yandan da koltuğunu sağlama alma derdinde.

Önce operasyon
Bugün (1 Eylül) sabahın erken saatlerinde ajanslar, AKP’nin rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarına cevap olarak başlattığı polislere dönük soruşturmanın üçüncü dalga operasyonunu duyurarak güne başladı. 14’ü amir 33 polis hakkında gözaltı kararı var. Yaklaşık 20 polis gözaltına alınmış durumda. Gözaltına alınanlar arasında eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı, İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Çakallı ile İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şubesi eski Müdür Yardımcısı Yasin Topçu da yer alıyor. Van, Hakkari ve Bitlis’te görevli toplam 7 polis memuru da gözaltına alındı.

 

Gözaltına alınan polisler tepkili
Polislerin bir kısmı, gözaltına alınırken üzerinde Türkçe ve İngilizce “sıfır” yazan siyah tişörtler giydi. Bir polis memurunun “hırsızdan korksaydım polis olmazdım” diyerek bağırması ve aynı memurun “kral çıplak” diye bağırırken diğer polisler tarafından ağzının kapatılarak yaka paça arabaya sokulması dikkatleri çekti.

Polisler hakkında suçlama ise ''hükümeti yıkmaya teşebbüs'' ve ''casusluk ile resmî belgede sahtecilik'' iddialarına yönelik.  

Sonra takipsizlik kararı
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna misilleme olarak başlatılan ve polisleri hükümeti yıkmaya çalışmak, casusluk yapmak ve resmî belgede sahtecilik yapmak ile suçlayan operasyonun haberinin ardından öğlen saatlerinde başka bir haber gündeme düştü. Yargıtay’ın açılış töreni üzerine haberlerin döndüğü bir zamanda “son dakika” uyarılarıyla 25 Aralık’ta başlatılan Tayyip Erdoğan’ın oğlu Necmettin Bilal Erdoğan’ın da şüpheliler arasında yer aldığı yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili olarak takipsizlik kararı verildiği duyuruldu.

Somut deliller yok sayıldı
Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcıları İsmail Uçar, İrfan Fidan ve Fuzuli Aydoğan’ın kararında: “Türkiye Cumhuriyet Başbakanı'nın örgüt lideri olarak gösterilmesi ve 'Dönemin Başbakanı' ibaresi kullanmak suretiyle, fezleke düzenlenmesi, soruşturmayı hazırlayanların hukuki bir soruşturma görünümü altında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiklerini ortaya koymaktadır” ifadeleri yer aldı.

Soruşturmada Bilal Erdoğan'ın yanı sıra Yasin El Kadı, oğlu Muaz Kadı Mehmet Cengiz, Fatih Saraç, İbrahim Çeçen, Ahmet Nazif Zorlu, Abdullah Tivnikli, İbrahim Çeçen ve Latif Topbaş'ın da aralarında olduğu çok sayıda kişinin yolsuzluk ve rüşvet batağındaki ilişkileri açığa çıkarılmıştı. Soruşturmayı yürüten savcılar AKP’nin yaptığı yargı darbesi ile apar topar görevden alınmış yerlerine kendilerine yakın isimler atanmıştı.

Tayyip Erdoğan elinde topladığı geçici güçlere dayanarak hızla yerini sağlamlaştırmaya çalışıyor. Ama Mayıs-Haziran 2013 Büyük Halk Direnişi gösteriyor ki halk kendisine yapılan haksızlıkları asla unutmuyor ve Gezi Parkı’nda olduğu gibi günü geldiğinde zalimin yüzüne vuruyor.

paylaş