
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi hemşireleri uzun süredir yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için dayanışma eylemleri başlattılar. 27 Ekim günü hastane bahçesinde çadır kurmak üzere bir araya gelen hemşireler hastane yönetiminin engeliyle karşılaştılar. Başhekimliğin uyarısı hastane müdürü ve güvelik şefi tarafından SES kurum temsilcilerine “Yetkili sendika olmadığınız için hastane bahçesinde çadır ya da masa kuramazsınız” şeklinde iletildi. Ancak bu boş tehditler sağlık emekçilerini durdurmadı.
SES kurum temsilcilerinin yaptığı "Sendikalar yasasına göre yetkili sendika olunmasa dahi işyerinde sendikal faaliyet engellenemez" açıklamasına rağmen çadır ya da masa kurulmasına izin verilmemesi üzerine sağlık emekçileri tutanak tuttu. Kısa bir süre sonra hastane müdürü Tevfik Esen çadıra değil, masaya izin verildiğini açıkladı. Bunun üzerine bir masa etrafında toplanan hemşireler dayanışma eylemlerini başlatmış oldular.
Dokuz Eylül Üniversitesi SES işyeri temsilciliği Hemşire Komisyonu'nun öncülüğünde başlatılan hemşire sorunlarına yönelik çalışmalar sendikalı/sendikasız ya da farklı sendikalara üye olan tüm hemşireleri kapsama amacıyla DEÜTF HASTANESİ HEMŞİRE DAYANIŞMA PLATFORMU adıyla yürütülüyor. Platform kendi içinde ve hastanenin Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğüyle bir dizi toplantılar yaptıktan sonra hastane bahçesinde süresiz olarak kurulacak bir çadırla hem hastane çalışanlarını, hem hasta ve hasta yakınlarını bilgilendirmeyi, bu yolla kamuoyu oluşturarak Maliye Bakanlığı’nın 657/ 4A kadrolu hemşire alımı için vize vermesini sağlamayı amaçlıyor.
Sorunlar çok fazla
Uzun süredir artarak devam eden hemşire sıkıntısı kadrolu hemşire alımı yapılamaması, 4B'li atanan hemşirelerin yoğun çalışma temposuna dayanamayıp istifa ederek hastaneden ayrılması; hatta 4A'lı hemşirelerin de tayin/atama/istifa ile hastaneden ayrılmaya başlamasıyla giderek derinleşti. 70 civarında yatağın kapatılması ya da TSM'lerden görevlendirilen hemşire ve ebelerle sorun çözülemedi; hemşirelerin iş yükü giderek artmaya devam ediyor. Yoğun bakımlarda yatak kapatılması nedeniyle kliniklerde entübe (solunum cihazına bağlı) hasta bakılma sıklığı arttığı gibi; aylık yapılan nöbet listelerinin sık sık değişmesi, izin günlerinde nöbete çağrılma, farklı kliniklere destek verme amaçlı çekilmenin rutin hâline gelmesi, fazla çalışmaların karşılığının nöbet ücreti olarak yatırılması (ki bu ücret de tatmin edici değildir) izin olarak kullandırılamaması; yeterli dinlenememe sonucunu getirdi ve hemşireler artık çok yorulduklarını, tükenmişlik yaşadıklarını, geleceğe de umutla bakamadıklarını ifade ederek öncelikle istifaların durdurulması için çalışma koşullarının düzeltilmesini, kadrolu hemşire alımının bir an önce gerçekleşmesini talep ediyorlar.
Hemşire sayısı yeterli hâle getirilmeden hemşirelerin yaşadığı sorunların çözülemeyeceğini belirten hemşireler bedensel, ruhsal ve sosyal sorunlar yaşadıklarını, aile yaşamlarını mutlu, huzurlu sürdürmekte zorlandıklarını anlatırken bu durumun hasta bakımına da yansıyabileceğini; yoğun ve motivasyonsuz çalışmanın; özellikle de farklı kliniklere destek amaçlı gidildiği durumlarda hata yapma ihtimalinin de arttığını ifade ediyorlar.
Tüm hastane çalışanlarını, hasta ve hasta yakınlarını dayanışma masalarına destek vermeye çağıran hemşireler diğer hastanelerde çalışan hemşirelerin de benzer sorunlar yaşadığını bu dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini savunuyorlar.
Hastane bahçesinde kurulan çadır hemşirelerin dönüşümlü nöbetleriyle sürdürülecek; sonraki günler için kitlesel basın açıklamaları, müzik, tiyatro etkinlikleri ile çadırın güçlendirilmesi planlanıyor.
