
Türkiye bir seçimi daha geride bıraktı. Tarihin cilvesi olsa gerek 7 Haziran 2015 genel seçimleri Mayıs Haziran 2013 büyük halk direnişinin ikinci yıl dönümüne denk geldi. Atmosfer gergindi. Seçime günler kala, IŞİD'e tırlar dolusu silah taşıyan iktidarın suçüstü yakalanma görüntüleri gazetelere ve televizyonlara düştü. Görüntüler dünya basınında bir numaralı gündem oldu. Yine sadece seçimden iki gün önce Diyarbakır’da HDP mitinginde bombalar patladı, mahşer yerine dönen miting alanında ölen ve yaralanan yurttaşlar vardı. İşte Türkiye böyle bir tabloda seçime girdi.
AKP’nin sayısız yalanına, dolanına; havuz medyasının bütün karanlık senaryolarına, Anayasa’yı ayaklar altına alan Erdoğan’ın tüm çırpınmasına rağmen AKP ülkenin tamamında sandıkta geriledi. Tek başına iktidar şansını yitirdi. Yine de %40’ın üzerinde oy alarak mecliste en fazla temsilci sayısını yakaladı. Muhalefet partileri olan CHP, MHP ve HDP ise ayrı bağlamlarda başarılar elde ettiler.
Seçim tablosunun netleştiği ilk saatlerden başlayarak memleket havasında bir rahatlama ve soluklanma hali gözlendi. Muhalefet cesaretini artırırken, AKP üst yönetiminde ve ‘sarayda’ bozgun havası vardı. Şimdi de gündemde koalisyon tartışması var. Hükümet için kim kiminle ortaklık kuracak? Erken seçim olur mu, yoksa AKP ile CHP arasında ‘büyük koalisyon’ mümkün mü? Sorular uzayıp gidiyor, ihtimaller de... Ama bir soru daha sormak gerekmez mi: Galibi olmayan bu seçimin hükmü ne olacak?
Yazının devamı için tıklayınız
