Yenidünya dayanışma şenliğiyle okurlarıyla buluştu

01 Tem 2015

Yeni bir dünya için yeni direnişlere sloganıyla şenliğe davet eden yenidünya halk gazetesi sanatçılar, direnişçi aktivistler ve Gezi Şehitleri ailelerinin katılımıyla coşkulu bir şenlik düzenledi.

Etkinlik Ahmet arkadaşımızın Arapça ezgisiyle başladı. Yıllardır bitmek bilmeyen emperyalistlerin Ortadoğu baskısına dikkat çeken ezginin ardından direnişte kaybettiğimiz dostlarımız için saygı duruşu yapıldı ve program akışı sunucu Merve İleri tarafından konuklara aktarıldı.

Ardından sahneye yenidünya halk gazetesi yayın kurulu adına Yetgül Karaçelik çağrıldı. Sözlerine “yenidünya halkın gazetesidir. yenidünya insanca, kardeşçe yaşamak isteyen emekçilerin gazetesidir. Günümüz dünyası maalesef eskimiş, çürümüş bir dünyadır. yenidünya, eskimiş, çürümüş bu dünyayı reddedenlerin sesidir.” cümleleriyle başlayan Yetgül Karaçelik halk gazetesinin yayın politikaları ve dayanışmacı ruhu üzerine bilgi verdi. Konuşmasını dayanışma ruhunu daha da yükseltmek ve yeni direnişlere hazırlıklı olmak gerektiği ile bitiren Yetgül Karaçelik'in ardından sadece müzikleriyle değil sokak sokak, barikat barikat direnişin içinde yer almış Maske yerini aldı. Direniş esnasında sokakta polis kapsülü ile yaralanarak hayata veda eden Berkin adına yazdıkları şarkı ile bir kez daha sorulmamış hesapların olduğunu hatırlatan Maske, direniş şarkıları ile Mayıs Haziran Halk Ayaklanmasını bir kez daha hafızalarımızda canlandırdı.

Ali AyvalıtaşArdından Mehmet Ayvalıtaş'ın babası Ali Ayvalıtaş sözü aldı. Mehmet'in ölümü ile bir evlat kaybettiğini ama beraberinde birçok evlat edindiğini ileten Ali Ayvalıtaş, direnişin hâlen devam ettiğini mahkemelerde onları yalnız bırakmayan bütün dostlarına teşekkürlerini ilettiğini belirtti. İlerleyen günlerde de bu dayanışmanın devamını dileyerek sözlerine son verdi.

Ayvalıtaş'ın ardından uyuşturucu çeteleri ile mücadele ederken hayatını yitiren Hasan Ferit Gedik'in dedesi Mustafa Meral bütün direnişçileri selamlayarak sözlerine başladı. Hükümetin asıl suçluları görmezden geldiğini söyleyen Meral, devrimci duygularla bütün direnenleri selamladı.

Kısa bir aranın ardından Yapıcılar Film Ekibi'nin hazırladığı film gösterimine geçildi. Mayıs Haziran Halk Ayaklanmasının doğmasına neden olan süreci anımsatan film gösteriminde Kaçak Saray ve 17-25 Aralık yolsuzluklarına da göndermelerde bulunuldu. Filmdeki kareler Gezi ayaklanmasının ne kadar meşru ve direngen olduğunu bir kez daha anımsattı.

Film gösteriminin ardından kendimiz üretiyoruz kendimiz yönetiyoruz diyen Özgür Kazova işçileri sözü aldı ve patronsuz bir dünyanın ne kadar mümkün olabileceğini kendi deneyimlerinden aktardı. Sonrasında otel ve turizm sektöründeki direnişlerden bilgi aktaran işçi arkadaşımız Dora Otel deneyiminden ve işçi sınıfının direnişlerdeki vazgeçilmez rolünden bahsetti. En son metal sektöründeki işçilerin yaşadığı mücadeleye değinen metal işçisi arkadaşımız örgütlülüğün ne kadar elzem olduğunu ve sendikal bilincin işçi sınıfının örgütlülüğündeki öneminden bahsetti. Ardından kent aktivistleri söz alarak kendi deneyimlerini aktardılar. Kentsel dönüşüm adı altında yapılan rant amaçlı tasfiyelerin yaşanılmaz şehirlere yol açtığını, birilerinin zengin olma amacıyla başka birilerinin nefes almasını engellediğini belirttiler.

Sadık GürbüzKonuşmaların ardından 1980 faşist darbesinden sonra kimi popüler sanatçıların aksine elinde sazıyla Anadolu'nun dört bir yanında konserler veren, yılgınlığın ve korkunun yayıldığı yıllarda umudun ve başkaldırının sesi olan kısacası yılgıya karşı umut, ölüme karşı yaşam, savaşa karşı barış diyen Sadık Gürbüz türküleriyle yerini aldı.

Her türküsünde farklı bir döneme atıfta bulunan Sadık Gürbüz'ün ardından ezilen halkların çığlığı Koma Çiya halaylarla ve türkülerle izleyicileri coşturdu. Gecenin geç saatlerine kadar zılgıtlar ve halaylar eşliğinde devam eden şenlik hep bir ağızdan direniş sloganlarıyla son buldu.

paylaş