
Emperyalizm, uşaklarının kendine sonsuz hizmetini ister. Emperyalizm, uşaklarından her alanda her konuda kendi emirlerinin eksiksiz, sorgusuz sualsiz uygulamasını ister. Emperyalizmin yüce çıkarları için hizmette kusur eden ya da emperyalizm ile ters düşen kapıkullarının işine zamanı geldiğinde son verilir. Yani emperyalizm, uşaklarını kullanabildiği kadar kullanır, zamanı geldiğinde de sifonu çeker ve işini bitirebilir. Emperyalizm ile baş edebilecek, emperyalizmi yenebilecek tek güç ise işçi sınıfının ve emekçi halkların mücadelesidir.
Dünya halkları bugüne kadar ne acı çektiyse, ne kadar göz yaşı döktüyse ne zorluklar yaşadıysa bunda emperyalizmin ve onun işbirlikçilerinin parmağı vardır. İşçi sınıfına ve emekçi halklara ne emperyalizmden ne de işbirlikçilerinden hiçbir fayda gelmemiştir. Bu yüzden ülkemiz işçi sınıfının ve emekçi halklarının kaderi, kendi bileğinin gücünde, kendi mücadele azmindedir.
Emperyalist ABD'nin eskiden tam işbirliği yaptığı Erdoğan ile politikaları, Suriye başta olmak üzere belirli alanlarda bir süredir örtüşmüyor. Bu yüzden de ABD neoconlarının önde gelenlerinden Michael Rubin 21 Mart'ta bir yazı yazarak eski gözdesi Erdoğan hakkında sert açıklamalarda bulundu. Aşağıda ABD emperyalizminin neocon temsilcisi Michael Rubin'in, eski gözdesi Erdoğan hakkında bugünlerde düşündüklerini kaleme aldığı yazısının çevirisini siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.
Türkiye'de bir darbe olabilir mi?
Türkiye'deki durum kötü ve her geçen gün daha da kötüye gidiyor.
Bu durum sadece terörizm dalgası içerindeki bir ülkedeki güvenlik zafiyeti olarak görülemez. Ülkenin kamu borçları istikrarlı olabilir, ancak özel sektör borçları kontrolden çıkmış durumda, turizm sektörü serbest düşüşe geçti, ülke parasının değer kaybetmesi bütün vatandaşların alım gücünü olumsuz etkiledi.
Seçim sonuçlarına rağmen genel anlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın'ın kontrolü kaybettiğine dair bir algı var. Muhaliflerini hapse atıyor, sağdan, soldan gazetelere el koyuyor. Halifeliğe can atan veya deli bir Sultan olmak için hızla ilerleyen birisi gibi saraylar yaptırıyor. Son haftalarda bir kez daha Anayasa Mahkemesini lağvetmekle tehdit etti.
Ülkede yolsuzluk iyice yaygınlaştı. Söylentilere göre oğlu Bilal İtalya'dan Suudi diplomatik pasaportuyla kaçmak zorunda kaldı. İtalyan polisi, Bilal'i kara para aklama skandalı ile ilgili iddialar çerçevesinde gözaltına almıştı.
Erdoğan'ın ani çıkışları hem Türkiye'de hem de yurtdışında endişeyle karşılanıyor. Bazı Türk yetkililere göre iktidardaki kendi partisinden üyeler dahi Erdoğan'ın artan paranoyası hakkında kulaktan kulağa konuşuyorlar. Paranoyasının o kadar ağırlaştığını ileri sürüyorlar ki; Erdoğan'ın, kendisini hedef alacak ve havadan gelecek komandolar tarafından yapılacak bir kap-kaç operasyonundan kendisini korumak için sarayına uçaksavar kurdurtmanın yollarını aradığı söyleniyor.
Türkler- ve de Türk ordusu- Erdoğan'ın Türkiye'yi uçurumun kenarına sürüklediğini artık daha iyi anlıyor. Erdoğan önce yeniden müzakereleri başlatarak hapiste bulunan Kürt lider Abdullah Öcalan'a meşruiyet vermek ve daha sonra yeniden çatışmayı yoğunlaştırarak Türkiye'yi zaferin olmadığı veya fiili bölünme olasılığının yüksek olduğu bir patikaya soktu. Her şeyden önce, çatışmalar eğer 1980'ler veya 1990'ların başındaki gibi tekrarlanırsa Türkiye Kürtlerinin özellikle de Irak ve Suriye'deki kardeşlerinin şu anda oluşturduğu örnek dikkate alındığında bunlardan daha aşağısına razı olmaları beklenmez.
Erdoğan uzun zaman önce Türk ordusuna diz çöktürmenin yollarını aramıştı. İktidarının ilk on yılında ABD yönetimi ve Avrupa Birliği onu alkışladı. Fakat bu, Erdoğan'ın en ateşli yabancı destekçilerinin, onun içine düştüğü otokrasi ve delillik bataklığının derinliğini kavramasından önceydi. Bu yüzden, eğer Türk ordusu Erdoğan'ı devirme yönünde harekete geçer ve yakın çevresini/beyin takımını demir parmaklıkların arkasına koyarsa, yaptığı yanına kâr kalır mı?
Savunmadan öte bir analiz olarak ele alındığında yukarıdaki sorunun cevabı “evet”tir. ABD seçimlerinin yapıldığı bu dönemde Obama yönetiminin darbecileri fırçalamaktan ötesini yapması şüpheli. Özellikle de darbeciler demokrasinin restorasyonuna yönelik net bir yol ortaya koyarsa. Dahası, Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin yaptığı gibi bir tür sempati de yaratamaz. Mursi devrildiğinde demokrasiye bağlılığı bir tartışma konusu olabilmişti. Türkiye'nin güçlü adamını (Erdoğan) düşündüğümüzde artık bu tartışma anlamsız kalıyor. Ne Demokratların ne de Cumhuriyetçilerin öndegelenleri eski statükoya dönmek için ABD'nin prestijini tehlikeye atmazlar. Sadece darbeye karşı bir iki laf ederler, ancak yeni yönetimle çalışırlar.
Darbe liderleri, Avrupa ve Amerika'nın insan hakları ve sivil toplum çevreleri ile gazetecilerin eleştirilerini boşa çıkarmak için tutuklu bütün gazetecileri derhal özgürlüğüne kavuşturabilirler. Aynısını akademisyenler için de yapabilirler. Ayrıca, el konulan gazeteleri ve televizyonları gerçek sahiplerine iade edebilirler.
Türkiye'nin NATO üyeliği eyleme geçmeyi caydıracak bir sebep değildir. Ne Türkiye ne de Yunanistan daha önce yapılan darbelerde NATO üyeliklerini kaybetmediler. Yeni yönetim Kürtler ile samimi bir ilişki kurarsa Kürtler ön sıralarda yerlerini alabilirler. Ne ABD ne de Avrupa kamuoyu, Erdoğan'ın, oğlunun, damadının ve Egemen Bağış ve Cüneyd Zapsu gibi onun emir kullarının idam edilmelerine sempati duymayacaktır, ancak yolsuzluklarıyla ilgili uzun sürecek yargılanmalarını ve hapis yatmalarını kabullenecektir. Erdoğan, dostlarının kendi safında yer almalarını umut edebilir, fakat dostlarının çoğu -hem uluslararası dostları hem de Türkiye'dekiler- onun gücünün çekiciliğine kapılanlardır. Erdoğan bir defa Saray'ından çıktığında, tıpkı Saddam Hüseyin'in yargılanması sırasındaki durumu gibi kendini çok yalnız bulabilir.
Burada bir tahminde bulunmuyorum, fakat Türkiye'de artan anlaşmazlık ve Türk ordusunun böyle bir şey yapacak olursa muhtemelen pek zarar görmeyecek olması, orduyu Abdülfettah el Sisi'nin Mısır'daki oyun planını taklit etmeye itebilir. Türkiye'nin zorlu politikası daha da zorlu bir hale gelirse kimse şaşırmasın.
