
İşçilerin Süleyman'ı, Süleyman Hoca aramızdan ayrılışının 9. yılında mezarı başında anılıyor. Türkiye Komünist Partisi 1920'nin de yaptığı çağrı ile yarın (19 Mayıs Perşembe) 11.00'da Zincirlikuyu mezarlığında ailesi ve dostlarının katılımıyla anma yapılacak.
Sayısız işçi önderinin yetiştirilmesinde emeği olan Süleyman Üstün, Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın (TÖS) kurucuları arasında yer almış, TÖS İstanbul İl Başkanlığını yapmıştı. Aynı dönemlerde işçi hareketiyle de bağlar kuruyor, Türkiye İşçi Partisi (TİP) çalışmalarına katılıyordu.
DİSK kurulduktan sonra ise 1969’da Lastik-İş başkanı Rıza Kuas’ın ricasıyla işçi eğitimlerine girer. Rıza Kuas’ın açtığı kapı hem onun için, hem de işçi sınıfı için ayrılmaz bir beraberlik sağlayacaktır. O artık Kemal Türkler’in tabiriyle işçi sınıfının Süleyman’ıdır.
Büyük eğitim yürüyüşü, Devrimci Eğitim Şurası, 15-16 Haziran direnişi, Saraçhane mitingleri, Beria Önger seçim konuşmaları, 1 Mayıs’lar... Aklınıza gelebilecek birçok eylem, miting ve grevde ya konuşmacıdır, ya da en ön safta işçileriyle beraberdir Süleyman Hoca. Lastik-İş ile başlayan sendika eğitimciliği Disk'in motor gücü Maden-İş Sendikası'nda devam eder.
12 Eylül baskısını yurtdışında geçirmek zorunda kalan Süleyman Hoca, burada da boş durmaz. Seminerlere ve örgütlenme çalışmalarına devam eder. Türkiye Postası'nda yazmaya başlar. 10 yıl süren sürgün hayatında siyasi tutsakların özgürlüğü için koşuşturur. Barış Derneği'nde görev alır. İlk fırsatta da döner yurduna. Nerede kalmıştık der gibi Otomobil-İş Sendikası'nda sıvar hemen kolları. Ardından Otomobil-İş ve Maden-İş sedikalarının birleşimiyle kurulan Birleşik Metal-İş'te devam eder. Harb-İş ve ardından Petrol-İş sendikalarında da eğitimci olarak sınıf savaşımında yerini alır.
Süleyman Hoca anlattığı bütün hikâyelerde kurtuluşun kendi ellerinde olduğunu anlatır öğrencilerine. İşçi sınıfının asla çözümsüz olmadığına, önemli olanın, kendi gücünün farkına varmasında olduğunu vurgular. Süleyman Hoca’yı hatırlamak demek onun yaşamından dersler çıkarmak demektir. Bir yaşam nasıl işçi sınıfı davasına adanır, bir insan ne kadar fedakarca bu uğurda çalışabilir diye sorarsak işçi sınıfının Süleyman'ı buna gösterilebilecek en güzel örneklerdendir. Süleyman Hoca yaratıcı düşünmek, insanların kalplerine ve bilinçlerine aynı anda seslenmek, onları sınıfın amaçları doğrultusunda seferber edebilmek demektir. Süleyman Hoca kişisel yeteneklerini sınıf kavgasında geliştirmek ve yine bu kişisel yetenekleri kavgaya sunmak demektir. Öğrenmek, öğretmek, fedakarca çalışmak, kendini kavgaya adamaktır Süleyman Hoca.
