
Türkiye büyük bir badire atlattı, 15 Temmuz 2016 günü, kendilerine "Yurtta Sulh Konseyi" adını veren darbeciler, ordu içerisindeki kadroları eliyle, ülke yönetimine toptan el koymak istediler. Amerikan emperyalizminin doğrudan emri altındaki Fethullahçı yapı, orduyu Türkiye halkının üzerine sürmeyi denedi, ama başaramadı.
Ordunun ana gövdesi, darbecilerin peşine takılmadı. Parlamentoda grubu olan bütün partiler, aktif olarak darbeye karşı olduklarını deklare ettiler, üye ve taraftarlarını sokağa çağırdılar, parlamentoyu açık tuttular.
Parlamento dışı sol, sosyalist, komünist partiler, demokratik kitle örgütleri, sendikalar da darbe karşıtlıklarını ikirciksiz belirtip tavır aldılar. Türkiyenin bütün emekçileri, gençleri, kadınları darbe karşıtlığında birleşti, darbecileri lanetledi ve darbenin bastırılmasında önemli bir görevi yerine getirdi.
Bu toplumsal destek; Türkiye'yi darbelere açık hale getirmiş, Fethullahçı kadroları iktidara geldiği 2002 yılından aralarının bozulduğu 2013 yılına kadar, sivil ve askeri bürokrasinin her kademesine yerleştirmiş olan, Erdoğan'a ve AKP'ye değildir. Bu destek tam bağımsızlığadır, laikliğedir, demokrasiyedir, sosyal hukuk cumhuriyetinedir. Bu destek iç barışımızadır, komşu ülkelerle barış içinde yaşamayadır, sınırlarımızdan terör değil, gıda, ilaç, turist ihraç etmeyedir. Bu destek işçi, emekçi haklarına, kadın haklarına, çocuk haklarına, parasız sağlık, parasız eğitimedir.
Erdoğan ve AKP, ülkemizin yıkımın eşiğine gelmesinde baş sorumludur, iktidarı boyunca sebep olduğu kırımların, katliamların vebali sırtındadır. Bu desteği cebine koyup harcayamaz, bir oldubittiyle başkanlık rüyasını gerçekleştiremez, idamı geri getiremez, eğitimde dinci müfredatla çocuklarımızı çağ dışı dogmalarla zehirleyemez.
Halkımızın Mayıs Haziran 2013 Gezi direnişiyle canı pahasına koruduğu Taksim Gezi Parkına, parkı yok ederek, 31 Mart gerici ayaklanmasının simgesi olan Taksim Kışlasını konduramaz. Herkes emin olsun ki, ülkemizin bütün emekçileri, ilericileri, aydınlık insanları orayı da göz bebekleri gibi koruyacaklar.
Ülkemiz insanlarının büyük çoğunluğu emekçidir, işçidir, köylüdür, esnaftır. Çalışkandır; eker, diker, imal eder, üretir ve paylaşır. Kolay para kazanma peşinde olmaz, alınteri döker, kafasının ışığıyla, bedeninin gücüyle çalışır. Aynı zamanda, bu çoğunluk, özgürlüğüne kimseyi dokundurtmaz, başkasının yaşam biçimine karışmaz, başkalarının kendisine karışmasına izin vermez.
15 Temmuzdan bu yana darbeye karşı direnmek için sokaklarda olan halkın arasına karışan bazı art niyetli, Işid zihniyetli provokatörler, ortamı uygun bularak Suriyeli'lere ait evleri yakıyorlar, Alevi mahallerine tahrik amaçlı giderek, farklı inanç ve köken çelişmesi yaratıp çatışma ortamı hazırlamaya çalışıyorlar.
Elele vererek halkın can güvenliğini derhal sağlanmalıdır, provokatörler cezalandırılmalıdır.
