İstanbul'da yağış 20 dakika, maliyeti 1,2 milyar TL

30 Tem 2017

İstanbul’da 20 dakikada hayatı felç eden şiddetli dolu yağışı ve fırtınanın faturasının 1.2 milyar lirayı bulacağını öngörülüyor.

İstanbul'da perşembe akşamı 20 dakika süren şiddetli dolu yağışı ve fırtına hayatı felç ederken, afetin ekonomik faturasının da ağır olacağı belirtiliyor.

Kâbusun faturasının 10 gün önce yaşanan sel felaketine göre çok daha ağır olduğunu ifade eden sigortacılar, şiddetli dolunun ve fırtınanın ekonomik hasarının 1.2 milyar TL'yi bulacağını söylüyor.

10 gün önceki felakette sadece aşırı yağış olduğunu ve hasarın ağırlıklı olarak zemin ve giriş katları su basması nedeniyle oluştuğunu belirten sigortacılar, perşembe akşamı hem büyük ebatlarda dolu yağmasının ve şiddetli fırtına olmasının bir öncekine göre oluşan hasarın katlanmasına neden olduğunu belirtiyor.

 

Hasar fazla

Dolunun net faturasının çıkmasının birkaç ayı alabileceğini ifade eden sigortacılar, buna karşın 10 gün önceki sel felaketine kıyasla hasarın 3-4 kat fazla olacağını belirtiyor.

10 gün önceki sel felaketinde yaklaşık 350 milyon TL civarında bir hasar olduğu bilgisini veren sigortacılar, önceki günkü felakette hasarın bu kadar büyük olmasının nedenin ise çok sayıda işyerinin büyük hasarlar görmesi olduğunu kaydediyor.

Sigortacılar, Haydarpaşa'da vinç devrilmesi sonucu oluşan yangın, konteynerlerde oluşan kayıplar ve Kağıthane'de bir fabrikada çıkan yangın gibi birçok işyerinin ciddi hasar görmesinin toplam hasarın milyar TL'yi aşmasına neden olacağını belirtiyor.

Öte yandan dolunun gökyüzünden kurşun gibi yağmasının o an trafikte ya da sokakta olan 10 binlerce aracın camları ve kaportalarında büyük hasara neden olduğunu belirten sigortacılar, ilk belirlemelere göre 20 bin aracın hasar gördüğünü belirtiyor.

Sigortacılar, Anadolu yakasının belli bölümleri başta olmak üzere birçok ev ve işyerinin camlarının kırıldığı ve binaların dış cephelerinin de ciddi hasarlar gördüğünü ve bunların da ekonomik faturanın çok daha büyük olmasına neden olduğunu ifade ediyor.

 

Borsayı olumsuz etkiledi

Dolu felaketi, Borsa İstanbul'da işlem gören sigorta şirketlerini de vurdu. Haftanın son işlem gününde Borsa İstanbul'daki Sigorta Endeksi yüzde 2.5 düştü.

Bloomberg'in haberine göre 15 Haziran'dan bu yana ise Anadolu Sigorta'nın piyasa değeri yüzde 6.8, Ak Sigorta'nınki ise yüzde 7.5 değer kaybetti.

 

Belediyeden açıklama

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yağışların çok etkili olduğunu, 18 Temmuz’da 45 dakikada yaklaşık 50-60 kilogram yağışın, 27 Temmuz'daki yağışta ise 20 dakikada fırtına ve dolu ile birlikte 30-40 kilogram arasında yağışın kaydedildiğini bildirdi.

Şiddetli yağış esnasında dakikada ortalama 25 şimşek ve yıldırım hadisesi ile yağış boyunca toplam 372 adet şimşek ve yıldırım hadisesi gözlemlenmiştir. Yıldırım düşmesi nedeniyle meydana gelen 2 adet yangın olayı meydana geldi. Kağıthanede Odun Deposunda çıkan yangın İtfaiye ekiplerinin müdahalesi ile kontrol altına alındı. Yine Haydarpaşa Garının kulesine vinç devrilmesi nedeniyle çıkan yangın söndürüldü. Yaralanan bir vatandaş vincin altından çıkartılarak hastaneye kaldırıldı. Şişli İlçesi Pangaltı semtinde bulunan Ermeni mezarlığının duvarı çökmesi sonucunda 2 vatandaş yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

 

Uzmanlar ne diyor

Peyzaj Mimarları Odası yaptığı yazılı açıklamada, yaşananların tesadüf olmadığını, ekolojik bir yıkım yaşandığını kaydetti.

  • Üstü kapatılmış olan dereler yer üstüne çıkartılmalı, dere yatağı üzerindeki tüm yollar, binalar yıkılmalı, derelerin özgün kesitleri oluşturularak aktif / pasif rekreasyon alanlarına dönüştürülmeli.
  • Mevcutta yer üstünde bulunan dere yataklarının, sevimli bir su yüzeyi veya bir pazarlama unsuru olarak görülmesinin önüne geçilmesi adına dereyi oluşturan havza bütününde koruma planları oluşturularak tüm yapılar yıkılmalı, derenin özgün kesiti korunmalı, aktif / pasif rekreasyon alanlarına dönüştürülmeli.
  • Tüm ormanlar korunmalı, orman ekosistemlerini parçalayan projeler derhal iptal edilmeli, Peyzaj Onarım Planları hazırlanmalı.
  • Tüm deniz dolguları yok edilmeli, kentleşme baskısı altında olan parklar, alternatif yapılaşma alanı olarak görülmemeli.
  • Kentsel yeşil altyapı oluşturulmalı, kent planları hazırlanarak ülke bütününde ekolojik altlıklarla çelişen alanların dönüşümü sağlanmalı, Peyzaj Şehirciliği (Landscape Urbanism) kavramı ülke bütününde birincil parametre olmalı.
  • Yer altı ve yerüstü kaynaklarının kullanımı konusunda ekolojik parametreler ışığında hareket edilmeli. Her dere yatağının bulunduğu alana HES yapılarak “sularımız boşuna mı aksın” cümlesindeki bilimdışılığa derhal el çektirilmeli.
  • Ülkemizin yapısal biçimini belirleyen İmar Kanunu başta olmak üzere, ilgili tüm yönetmelikler feshedilerek ekolojik ve yere özgünlük bağlamında tekrar yazılması gerekiyor.

 

İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, “Betona teslim edilen bir kentin yağmura teslim olması kaçınılmazdır” dendi.

Türkiye ‘beklenmeyen yağmur’ ya da su taşkınlarının sürpriz olmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Yağmur bir doğa olayıdır, kentleşme ve imar konularında yapılan yanlışlar doğa olayını doğal afete çevirmektedir. Tıpkı depremde olduğu gibi. Siz plansız, programsız, hiçbir bilimsel kabule dayanmadan imar planları hazırlarsanız; dere yataklarını yapılaşmaya açarsanız; imarsız kentler yaratırsanız, kaçak yapılaşma ve sağlıksız kentleşmeye dönüşen tasarruflarda bulunursanız; kentleri imarsızlığa ve sağlıksız yapılaşmaya mahkum ederseniz; yolları, köprüleri, barajları inşa ederken kentlerin yeşil alanların, su havzalarının korunmasını asli sorumluluk saymazsanız, alt yapı yatırımlarını ihmal ederseniz, bugün karşı karşıya kaldığımız görüntü kimse açısından şaşırtıcı olmayacaktır. Betona teslim edilen bir kentin yağmura teslim olması kaçınılmazdır” dendi.

 

TMMOB İKK tarafından yapılan açıklamada ise şöyle dendi: “İstanbul ve yakın çevresindeki doğal akım birikimi ve onu şekillendiren akarsu havzaları ile bu havzalardaki doğal akım yönünün kabaca kuzey-güney yönlü olması; akışların ya güneyden Karadeniz’e ya da kuzeyden Marmara Denizi’ne doğru gerçekleşmesi teknik bir bilgidir. Bu teknik bilgi göz önünde bulundurulmadan yapılan yapılaşmalar İstanbul’un her seferinde bir afet platosuna dönmesine neden olmaktadır. Yapılaşma faaliyetlerinin bilimsel bilginin ışığında yeniden düzenlenmesi ve mevcut yapıların ise bu gibi olumsuz durumlardan etkilenmemesini sağlamak için rehabilite edilmesi önemli ve hayatidir.”

 

paylaş