
Türkiye 57 üye devlete sahip İslam İşbirliği Teşkilatı’nın 2019 yılına kadar dönem başkanı olarak, teşkilat üyelerini İstanbul’da bir toplantı düzenlemeye çağırdı. İİT’nın toplantısı sonucunda, İsrail’in Kudüs’ü başkent olarak tanımasına destek çıkan , büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyayacağını ilan eden ABD’ye ve İsrail’e karşı ‘’tüm dünyayı Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti’nin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyoruz’’ cümlesiyle özetlenebilecek bir karar çıktı.
Söylem düzeyinde haklı ve meşru bir karar, desteklenmeyi sonuna kadar hak ediyor. Ne var ki söylemlerin eylemlerle, yaptırımlarla desteklenmesi gerekir, yoksa sadece kamuoyunu, halk kitlelerini aldatmaya yarar.
Dün, yakın doğu haber (ydh)’in aktardığına göre, Suudi Arabistan yayın kuruluşu İlaf’a demeç veren İsrail İstihbarat ve Nükleer Enerji Bakanı Yisrael Katz, İsrail’in Hayfa limanından Suudi Arabistan’a uzanan bir demiryolu projesi üzerinde çalışıldığını, Türkiye’nin de mallarını Körfez ülkelerine Hayfa limanından ulaştırdığını söyledi.
Devamla, Mavi Marmara gemisinde on Türk yolcunun uluslararası sularda öldürülmesinin dahi ekonomik ilişkileri olumsuz yönde etkilemediğini, buna örnek olarak da İsrail’e en çok uçak seferi yapan, en çok yolcu taşıyan firmaların Türk firmaları olduğuna işaret etti.
Erdoğan yönetimi bu iddiaya somut verilerle cevap vermek, İsrail’le ilişkileri her yönüyle açıklamak zorundadır.
İsrail’i sizin için vazgeçilmez kılan nedir?
