
Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, Rusya Başbakanı Yardımcısı Dmitry Rogozin başkanlığında Suriye’ye iş gezisinde bulunan Rus ekonomi ve hükümet heyeti kabul etmesinin ardından basın mensuplarına açıklamada bulundu.
Suriye Arap Haber Ajansı SANA'da yer alan habere göre, Esad basın açıklamasında "Suriye ve Rusya arasında 60’tan fazla yıldır tarihî derin ilişkiler bulunmaktadır. Bu ilişkilerde daima siyasi yönlere odaklanıldı. Yaşadığımız bu savaşta ise askerî ve siyasi yönlere de ağırlık verildi. Başka bir deyimle ekonomi ilişkileri hiçbir zaman hakkettiği önemi almadı" ifadesini kullandı.
Cenevre’de yapılan Suriyeliler arası diyalog görüşmeleri ile Suriye’nin Rusya ile işbirliği içinde hazırlığını yaptığı Soçi Konferansı arasındaki farka dikkat çeken Esad; iki tarafta katılan taraflar ve şahsiyetlerin birbirinden çok farklı olduğunu kaydetti. Esad, Suriye heyetinin Cenevre’de görüştüğü taraf ve şahısların Suriye halkını, hatta bazen kendilerini bile temsil etmediklerine vurgu yaptı.
Soçi konferansında ise açık ve net eksenlerin belirlendiğine dikkat çeken Esad; bu eksenlerin anayasa ve anayasa sonrası seçimler ve daha başka meselelerle ilgisi olduğunu belirtti.
Suriye'nin bütünlüğüne vurgu
“Suriye’nin doğusunda Kürtlerin davranışları ve Amerikalılarla işbirliği konusunda Suriye hükümetinin bakış açısına” ilişkin soruya cevabında Esad; etnik, dini ya da benzeri açıdan bir kesimi olduğu gibi bir tutmanın kesinlikle uygun olmadığını belirtti.
Sözlerine, bunun kesinlikle mantıklı ya da doğru olmadığının altını çizerek devam eden Esad, Suriye’de tüm kesimlere ya da bileşenlere bakıldığında içlerinde iyilerin ve kötülerin bulunacağına dikkat çekti. Her kesimde yurtseverlerin olacağı gibi nispi de olsa vatan hainlerinin olabileceğini ifade eden Esad; dolayısıyla Kürtlerin tümünü de bir tutmanın doğru olmayacağını ifade etti.
Esad, Suriye’nin doğusunda bir kısım taraflarca ‘Kütler’ diye adlandırılan ve ABD ile işbirliğinde olanların gerçekte tamamının Kürtler'den ibaret olmadıklarını belirtti. Bunların arasında Suriye’nin doğusunda muhtelif kesimlerin ve bileşenlerin bulunduğuna vurgu yapan Esad; “Adlandırmalar dikkate alınmaksızın yabancılara hizmet eden.. özellikle de bu süreç içinde ABD komutası altında olan.. ki bunu ben demiyorum.. onların kendileri aleni olarak ABD uçaklarının şemsiyesi altında faaliyet gösterdiklerini ve ABD ile koordinasyonda bulunduklarını ilan etmekteler.. Bu konuda da bir dizi fotoğraf ve video görüntüleri yayınlayıp tanıtımını yaptılar.. Kısacası kendi vatanında herhangi bir yabancı devletin komutası altında ordusuna ve halkına karşı çalışan herkes haindir.. bu gayet net bir durumdur. Yani adları dikkate alınmaksızın Amerikalıların komutası altında faaliyet gösteren tüm gruplara ilişkin değerlendirmemiz budur.
Batılı devletler destek veriyor
Teröre karşı savaşın henüz bitmediğini ve hâlâ savaş yaşandığını belirten Esad; “Fakat IŞİD’in en önemli karargâhlarının yok edilmesi ve ciddi bir darbe almasıyla teröre karşı önemli adımlar ve büyük zaferler sağlandığını” ifade etti.
Esad; bir kısım devletlerin IŞİD’e bu şekilde odaklanmalarının ana nedeninin, Kaide Örgütünün Suriye kolu Nusra Cephesi ve daha başka terör örgütlerden dikkati dağıtmak olduğuna vurgu yaparken, uluslararası terör örgütleri listesinde yer alan Nusra Cephesinin Batılı devletlerden muhtelif tür destek almaya devam ettiğini kaydetti. Esad dolayısıyla Suriye’de teröre karşı savaşın bittiğini ve büyük zaferden söz etmenin ancak ve ancak Suriye’nin tamamında terörün her şeklinin yok edilmesi ve istikrarın sağlanmasıyla mümkün olacağının altını çizdi.
Suriye’nin BM’de kurucu bir üye olduğuna dikkat çeken Esad; dolayısıyla BM’nin Suriye’de yapılacak seçimlerde herhangi bir rolünün BM’nin misakına, Suriye’nin egemenliğine ve Suriye halkının kararına saygı kapsamında olması gerektiğini vurguladı. Esad Suriye’nin bu ilke ve temellerde BM’nin rolünü memnuniyetle karşıladığını ifade ederken, Suriye’nin egemenliğine ve halkının iradesine saygı haricinde hiçbir dayatma ya da müdahalenin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Esad Suriye ve halkına yönelik savaşın başından beri Fransa’nın kanlı bir rol oynadığına dikkat çekerken, Fransa’nın elini sonuna dek Suriyelilerin kanlarına buladığını ifade etti. Dolayısıyla Fransa’nın barış konferansını değerlendirme hakkının olmadığını belirten Esad; terörü destekleyen hiç kimsenin barıştan söz etme hakkı olmadığının altını çizdi.
