Dünya gelirlerinin yüzde 82'si, yüzde 1'in cebine giriyor

23 Oca 2018

İngiliz yardım kuruluşu Oxfam, küresel gelir adaletsizliğinin 2017'de arttığını ifade ederek yaratılan küresel servetin yüzde 82'lik bölümünün en zengin yüzde 1'lik kesimin cebine gittiğini söyledi. Oxfam'a göre çıkan sonuçlar küresel ekonomik sistemin başarısızlığına işaret ediyor.

Kuruluşun raporuna göre, dünya nüfusun en yoksul yüzde 50'sini oluşturan 3.7 milyar kişinin ise bu pastadan hiçbir pay alamadığını açıkladı.

Rapora göre, vergiden kaçınma, şirketlerin siyaset üzerinde artan etkisi, işçi haklarının uğradığı erozyon ve kemer sıkma politikaları gelir adaletsizliğindeki uçurumun derinleşmesinde başlıca nedenler.

Kabul edilemez dengesizlik

Oxfam 2017 yılının başında açıkladığı raporda dünya nüfusunun yarısınn servetinin 8 kişinin elinde olduğunu açıklamıştı. Kurum bu yıl bu sayının 42 olduğunu ifade etti, geçen yılın sayısını ise 8'den 61'e revize etti. Revizyona gerekçe olarak elde edilen güncel verilerle yapılan yeni hesaplamalar gösterildi.

Aynı rapora göre, 2010 yılından bu yana milyarderlerin serveti sıradan çalışanlara göre altı kez daha hızlı büyürken Mart 2016 ile Mart 2017 arasında her iki günde bir yeni bir milyarder ortaya çıktı ve milyarderlerin sayısı rekor bir seviye olan 2043'e ulaştı.

Oxfam Direktörü Mark Goldring, "Tabloya neresinden bakarsanız bakın kabul edilemez bir durum" dedi.

Oxfam'ın bir diğer direktörü Winnie Byanyima ise yaptığı açıklamada, "Milyarder patlaması gelişen bir ekonominin işareti değil, başarısız olan ekonomik sistemin belirtisidir" dedi.

Byanyima "Kıyafetlerimizi yapan, telefonlarımızı monte eden ve yiyeceklerimizi yetiştiren insanlar, istikrarlı bir şekilde ucuz mal tedarikini sağlamak için istismar ediliyor ve şirketlerin ve milyarder yatırımcıların kârlarını arttırıyorlar" dedi.

Kadın-erkek ayrımı çok net

Dünyada toplam dolar milyarderi sayısının 2.043 olduğunu ifade eden Oxfam, her 10 milyarderden 9'unun da erkek olduğunu vurguluyor ve kadın-erkek gelir adaletsizliğine de dikkat çekiyor.

Oxfam'ın önerileri arasında, dünyanın en zengin yüzde 10'luk kesiminin toplam servetinin en fakir yüzde 40'lık kesimin gelirini aşmaması için hükümetlerin aktif olarak çaba göstermesi var.

Oxfam, ekonomik işleyişlerin gözden geçirilmesi ve şirketlerin hissedarların kârını maksimize etmek üzere çalışmasının sosyal etkilerinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.

Oxfam, raporunda, artan eşitsizlikle mücadele için hükümetleri hissedar ve genel müdür seviyesindeki çalışanların gelirlerini sınırlamaya, eşit işe eşit ücret vermeye, vergi kaçıranlara darbe indirmeye ve sağlık ve eğitime daha fazla bütçe ayırmaya da çağırdı.

Serbest piyasacılar araştırmadan rahatsız

Ancak serbest piyasa ekonomisini savunan düşünce kuruluşu Ekonomik İlişkiler Enstitüsü Direktörü Mark Littlewood, "Oxfam, yoksul kesimlerin sorunlarına çözüm bulmaktansa zengin şahısları bir takıntı haline getirmiş durumda" diyor:

"Daha yüksek vergiler ve servetin yeniden dağıtımı fakir kesimler için bir fayda sağlamayacaktır. Zengin şahıslar aynı zamanda en çok vergiyi ödeyen kişiler. Gelirlerinin azaltılması kimseye bir fayda sağlamaz."

 

paylaş