Türk-İş: "Asgari ücretten vergi alınmasın"

27 Kas 2018

Türk-İş Konfederasyonu, işçi ücretlerindeki vergi kesintileriyle ilgili görüş ve taleplerini içeren bir yazıyı Cumhurbaşkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TBMM’de grubu bulunan siyasi partilere gönderdi.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar imzasını taşıyan yazıda, ücretli çalışanlar üzerinde ağır vergi yükü bulunduğunu vurgulayarak, “Asgari ücretle çalışan işçilerin ücret gelirlerinin tamamının, asgari ücretin üzerinde ücret alan işçilerin ise gelirlerinin asgari ücret miktarı kadar olan kısmının vergi dışı bırakılmasının uygun olacağı düşünülmekte” görüşünü paylaştı.

 

Anayasa vurgusu

Anayasanın 73’üncü maddesindeki “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.” ifadelerinin yer aldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Anayasamızın bu hükümlerine rağmen; çalışanların ücretleri Türkiye ekonomisinin büyümesine eşdeğer bir düzeyde artmamakta, sadece enflasyona endeksli yapılan ücret artışları, hem doğrudan ödenen vergiler hem de temel ihtiyaçlar için yapılan harcamalardan alınan dolaylı vergilerle geri alınmaktadır. Yılbaşında yüzde 15 olarak kesilen vergi miktarı, iki kattan daha fazla artarak yıl sonunda yüzde 35’e çıkmaktadır… Bu nedenle işçilerin ücret gelirleri yönünden mevzuatımızda öngörülen vergi yükümlülüklerinin azaltılması, işçilerin ücret gelirlerinin vergi oranının indirilmesi ve işçi lehine belirli bir orana sabitlenerek işçilerden vergi kesilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.”

 

Vergi yılsonunda artıyor

Yazıda, “Yılbaşında yüzde 15 olarak kesilen vergi miktarı, iki kattan daha fazla artarak yıl sonunda yüzde 35’e çıkmakta. Bu nedenle işçilerin ücret gelirleri yönünden mevzuatımızda öngörülen vergi yükümlülüklerinin azaltılması, işçilerin ücret gelirlerinin vergi oranının indirilmesi ve işçi lehine belirli bir orana sabitlenerek işçilerden vergi kesilmesinin uygun olacağı düşünülmekte” denildi.

Yazıda, Türkiye’de ücretli çalışanlar üzerinde ağır vergi yükü bulunduğuna, gelir ve kazanç üzerinden alınan verginin yaklaşık üçte ikisinin ücretlilerce ödendiğine işaret edildi.

Yazıda, ücretlilerin vergiyi yüküyle ilgili şu bilgiler paylaşıldı: “Net ücreti 2 bin 500 lira olan bir işçinin iş sözleşmesinden kaynaklanan vergiye tabi başkaca hiçbir gelir (ikramiye, prim gibi) elde etmediğini düşünecek olursak; bu işçi yılın mayıs ayında yüzde 20’lik vergi dilimine; aralık ayında ise yüzde 27’lik vergi dilimine girmektedir. Buna göre, işçi yılın ilk dört ayında net 2 bin 500 lira gelir elde etmekteyken mayıs ayında net 2 bin 496 lira, haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim ve kasım aylarında net 2 bin 351 lira, aralık ayında ise 2 bin 234 lira gelir elde etmektedir. Bu açıdan bakıldığında işçi yüzde 20’lik ve yüzde 27’lik vergi dilimlerine dahil olduğunda yılda toplam net 1160 lira gelir kaybına uğramakta.”

 

İnsan onuruna yaraşır bir yaşam

İşçilerin vergi dilimlerinden kaynaklanan gelir kayıplarının azımsanmayacak ölçüde olduğunu vurgulandığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Asgari ücretle çalışan işçilerin ücret gelirlerinin tamamının, asgari ücretin üzerinde ücret alan işçilerin ise gelirlerinin asgari ücret miktarı kadar olan kısmının vergi dışı bırakılmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Alternatif bir çözüm olarak ise vergi oranının insan onuruna yaraşır bir ücret karşılığında çalışma hakkı da göz önüne alınarak ücretliler yönünden güncellenmek suretiyle makul bir orana indirilmesinin ve işçi lehine belirlenecek olan bu oranda sabitlenmesinin uygun olabileceği düşünülmektedir. Bu sonuçlara ulaşılması hem vergide adaletin sağlanması açısından hem de işçinin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesi açısından son derece önemlidir.”

 

"Asgari ücretliden vergi alınmasın" şeklinde araştırma önergesi, AKP ve MHP'lilerin oyları ile reddedilmişti.

 

paylaş