KESK İstanbul şubeler platformu: KHK’lar gidecek, biz kalacağız!

13 Oca 2019

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında KHK ile memuriyetten ihraç edilen sendika üyelerinin işlerine iadesi talebiyle KESK İstanbul Şubeler Platformu tarafından Kadıköy Süreyya Operası önünde basın açıklaması yapıldı.

DİSK Yönetim Kurulu Üyesi Kanber Saygılı ile Eğitim Sen TİS ve Hukuk Sekreteri Varol Öztorun’un da katıldığı eylemden sonra Kadıköy sokaklarında "Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz” kampanyasına ait bildiriler dağıtıldı.

“KHK’lar Gidecek, Biz Kalacağız” yazılı pankartın açıldığı ve “AKP’den Hesabı Emekçiler Soracak”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganlarının atıldığı eylemde yapılan açıklamada; “KHK’larla 4 binin üzerinde KESK üyesi kamu emekçisinin işine son verildiği” belirtilerek, “ihraç edilen tüm KESK üyelerinin tekrar işlerine dönene kadar mücadelenin kesintisiz devam ettirileceği” vurgulandı.

Eylemde, KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Mesut Mike tarafından aşağıdaki KESK İstanbul Şubeler Platformu imzalı basın açıklaması okundu.


DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ VE KAMUOYUNA

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında 20 Temmuz 2016’da Ohal ilan edildi. Ohal rejimi darbe ile mücadele kapsamında KHK’lar çıkarmaya başladı. Ne hikmetse darbelere, savaşlara, şiddete kısaca yaşama, emeğe, demokrasiye karşı olan her şeye karşı duran, mücadele eden KESK üyeleri bu KHK listelerine yazılarak işlerinden edildiler. Çıkarılan haksız hukuksuz KHK’larla 4 binin üzerinde KESK üyesi kamu emekçisinin de işine son verildi. Hiçbir idari-adli soruşturma yapılmadan, gece yarıları çıkarılan kanun hükmündeki kararnameler ile ihraçlar gerçekleştirildi. KESK öncülüğünde, işinden ekmeğinden edilen üyelerimiz bu hukuksuzluğu kabul etmedi ve tekrar işe dönene kadar direnişe geçti. 72 hafta İstanbul’un 3 meydanında haftada 3 gün oturma eylemleri şeklinde devam eden direniş eylemleri, daha sonra her hafta Cumartesi günü İstanbul’un değişik meydanlarında yapılan basın açıklamaları ile sürdürülmektedir. Bu hafta 99. direniş haftasında işimizi geri istiyoruz demek için, Kadıköy’deyiz.

Arkadaşlarımıza hukuksal mücadele yolları kapatıldığı gibi özel sektörde bile çalışmalarına müsaade edilmeyerek açlığa mahkum edilmek istendi, içte ve dışta kamuoyunu oyalamaya dönük Ohal İnceleme Komisyonu kurularak süreç işkenceye dönüştürüldü. İhraç edilen üyelerimizle ilgili mahkemelerce kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verilmesine rağmen üyelerimiz Ohal Komisyonunun kararlarını beklemeye mahkum edildi. 2 yıl önce kurulan işlevsizliği ve hukuksuzluğu ortada olan bu komisyonun görevi 1 yıl daha uzatıldı.

Bizler herkes için parasız eşit anadilinde eğitim isteyen öğretmenler, herkes için parasız sağlık isteyen sağlık çalışanları, adil vergilendirme isteyen vergi memurları, demokratik belediyecilik isteyen belediye çalışanları, yolunu bilimle aydınlatan akademisyenleriz. Bu yüzden bir gece yarısı KHK’sıyla sizlere hizmet etmekten alıkonulduk işimizden atıldık.

Zaten işlevsiz olacağını defalarca söylediğimiz Ohal Komisyonunun derhal lağvedilmesini, olağanlaştırılan olağanüstü hal uygulamalarına son verilmesini, haksız hukuksuz biçimde işinden edilen kamu emekçilerinin derhal işlerine iade edilmesini, KHK’ların tüm sonuçları ile birlikte iptal edilmesini, insanca yaşam ve demokratik bir Türkiye istiyoruz.

Ohal kaldırıldı ancak Ohal zihniyeti olağanlaştırıldı. İşçi ve emekçilerin tüm talepleri baskı altına alındı, basın açıklamasından grevlere kadar tüm hak arama araçlarına saldırıldı, yasaklama getirildi. En son İzmir’de İzban işçilerinin grevleri yasaklandı, eylemdeki işçilere saldırılarak gözaltına alındılar. İktidar sahipleri ve yandaşları kârına kâr katarken toplumun büyük çoğunluğu olan halk sefalete mahkum edildi. Başta emekçiler olmak üzere, halk yapılan zamlar, artan işsizlik, kapanan iş yerleri ve yaşanan ekonomik kriz ile karşı karşıya kaldı. Yeni yılda faturalara %10 indirim yapacağız diyen iktidar indirimi yapmadan otoyol ve köprüler başta olmak üzere değerli kağıt harçlarına, alkollü içkilere %20’nin üzerinde zam yaptı. Belirlenen asgari ücret emekçilerin değil sermayenin yüzünü güldürdü. Açlık sınırının 2 bin liraya dayandığı, yoksulluk sınırının 6325 lira olduğu bilinmesine rağmen, asgari ücretin 2 bin 20 lira olarak belirlenmesini işçi ve emekçiler olarak kabul etmiyoruz. Emeğimizin karşılığı olan ücret talebinden vazgeçmiyoruz. Ayrıca yapılan zamların tamamının geri alınmasını istiyoruz. Krizin faturasını krizi yaratanlar ödesin diyoruz.

KESK olarak, hukukun en temel ilkelerini ayaklar altına alarak intikam hırsıyla KHK listelerini oluşturanların ve hazırlanmasına katkı sunanların peşini bırakmayacağız. Hukuki, fiili ve meşru mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. İhraç edilen tüm üyelerimiz tekrar işlerine dönene kadar mücadelemizi kesintisiz devam ettireceğiz ve mutlaka kazanacağız. Herkes için eşit, adil, barış içinde bir ülke yaratma azmimizden asla vazgeçmeyeceğiz.

Sizleri de bu mücadelede bizlere omuz vermeye davet ediyoruz. Birlikte kazanabiliriz ve unutmayın haklı olan mutlaka kazanır. Biz haklıyız, biz kazanacağız. İşimizi, ekmeğimizi, hayatımızı, geleceğimizi geri alacağız.

KESK İSTANBUL ŞUBELER PLATFORMU

paylaş