
Turizmci, ertelenen batık borçtan dolayı icra işlemlerinin artma tehlikesiyle karşı karşıya. Batık krediler 2020 Mayıs’ta yıllık yüzde 121 arttı. Salgından dolayı aylardır iş yapamayan ve en fazla yüzde 25 dolulukla çalışan turizm sektörü, ertelenen batık borçtan dolayı icra işlemlerinin artma tehlikesiyle karşı karşıya.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri, sektördeki batık kredi miktarındaki patlamayı ortaya koydu. Buna göre, 2019 Mayıs’ta 3.8 milyar lira olan takipteki krediler, 2020 Mayıs’ta yüzde 121 artarak 8.4 milyar liraya yükseldi. Aynı dönem aralığında kullanılan nakdi krediler de yüzde 32.6 artarak 120.3 milyar liraya yükseldi. Bu miktar, batık kredilerin 2020 Ocak ayına göre düşmüş hali.
Takipteki kredilerin 2020 Ocak’taki miktarı 8.6 milyar lira idi. Yani mayıs ayına gelinceye kadar batık kredilerde yüzde 2’lik bir düşüş dikkat çekiyor. Sektörün bankalardan kullandığı toplam kredi miktarı 2020 Ocak-Mayıs aralığında 97.3 milyar liradan 120.3 milyar liraya çıkarken, batık kredilerin azalmasının nedenlerinden biri, pandemi nedeniyle yapılan bildirim ötelemeleri. Bu durum, batık kredilerin gerçek sayılarının düşük kalmasına sebep oluyor. Bir diğer neden ise, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, sektörlerin Covid-19 ile mücadelesi kapsamında 18 maddelik önlem paketi açıklaması. Bu maddelerin arasında ödenmeyen kredilerin takibe alma süresinin de üç aydan altı aya çıkarıldığını duyurulmuştu.
Alınan önlemlerin geçici olarak rahatlattığını belirten sektör temsilcileri ise, pandemi nedeniyle getirilen düzenlemeler kalktıktan sonra icra işlemlerinin artacağı konusunda endişeli olduklarını dile getirdi. Bu yıl yabancı turistten umutlarını kestiğini, yerli turistle de işlerini döndüremediğinden yakınan turizmci, ilave teşvikler gelmezse 2021’in de turizmci için “kayıp yıl” olabileceğine dikkat çekti.
Her şey belirsiz
AB Türkiye’ye gidenlere 14 gün karantina uygulama kararını 2 hafta sonra gözden geçirecek ki, bu Avrupalı turistin %75’nin kaybı anlamına geliyor. Çünkü Kuzey Avrupa’da Ağustos ortasında okul sezonu başlıyor. Türkiye artık Rusya’dan turist kabul edecek, fakat ziyaretçilerin korona temiz kağıdı getirmesi lazım. Kremlin henüz düzenli charter seferlerine onay vermedi. İran ve Orta Doğu’da gittikçe yoğunlaşan korona vakaları ise bu bölgelerden kabul edilen turistlerin ne denli sağlıklı olduğu sorusunu dile getiriyor. En son olarak Başkan Erdoğan dün Türkiye’nin salgında zirve noktasını geride bıraktığını belirterek, kısıtlamaların bir süre daha devam edeceğini ifade etti, fakat detay vermedi. Kurban Bayramı’nda seyahat yasağı, ya da vaka sayılarında artış gözlenmesi, endüstriye öldürücü darbe vurabilir.
Çalışanlar köyüne döndü
40 yıllık sektör çalışanı Aziz Demiray gelecekten umutsuz. Antalya’da otellerde 30 yıl garson olarak çalışmış. Son 10 yılda ise restorana geçmiş. Demiray daha kötü bir dönem hatırlamıyor. Antalya’da turist sayısının yüzde 70’ler oranında azaldığını ifade eden tecrübeli garson bu durumun en çok çalışanları etkilediğini ifade ediyor. Krizden kendisinin çalıştığı iş yeri de nasibini almış ve kısa çalışma ödeneğine başvurmuş. Fakat Demiray emekli olduğu için kısa çalışma ödeneğinden faydalanamıyor. Çalışanlar ne yapıyor diye sorduğumuzda “normalde sezon için Antalya’ya gelenler köylerine döndü, çoğu ise ekstra gündelik işler çıkarsa diye arayış içinde” cevabını alıyoruz. Ancak turizm çalışanlarının tek sorunu işsizlik değil. Gelecek endişeleri de had safhada. Demiray “Umutsuzmuş gibi konuşmak istemiyorum ama umudumuz yok açıkçası, ne yapacağımızı da bilmiyoruz, seneye kadar hastalık önlenirse belki biraz toparlanır ama ne olur bilemiyoruz” diyor. Endişenin bir boyutu sektörün geleceğine ilişkinken, diğer boyutu da çalışanların borçluluğu. Sektör çalışanları sezon başında adeta hayatta kalma mücadelesine girişmiş ve mecburen borçlanmış.
Demiray konuya ilişkin şunları söylüyor: “Mecburen borçlandık, garsonundan, komisine, aşçısından, bulaşıkçısına herkesin ihtiyaç kredisi borçları var. Bunların ödemesi yıl sonunda başlayacak, yıl sonunda kısa çalışma ödeneği de bitiyor. Bitmese bile ele geçen para zaten borçları ödemeye yetecek cinsten değil. İş yok, para az, kira, faturalar, gıda masrafları bir yanda dururken, diğer yandan da kredi taksitleriyle ne yapacağımızı bilemiyoruz”
Demiray’a Antalya’daki genel durumu sorunca sektörün bir başka boyutu ortaya çıkıyor. “Yabancı turist gelmezse Antalya’da işler durur” diyen Demiray şöyle devam ediyor; “Şu anda Antalya’daki az sayıdaki turistin nerdeyse tümü ‘her şey dahil’ sistemiyle hizmet veren otellerde konaklıyor. Bunların da çoğu yerli turist. Bir de salgın korkusuyla turistler dışarı da çıkmıyor, kentteki esnaf da çok zor durumda”
