
DİSK, 5 Ağustos 2020 Çarşamba günü saat 11.00’da Tarabya Otelinin önünde buluşan DİSK’liler şirketin Genel Müdürlüğü önüne yürüdü.
Çanakkale’de üretim yapan Dardanel fabrikasında işçilerde Covid-19 çıkması üzerine işçilerin fabrikaya kapatılarak üretime devam edilmesiyle ilgili olarak DİSK, şirketin Genel Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması yaptı.
“İnadına DİSK inadına sendika”, “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “Ücretli izin, yaygın test”, “Birleşen işçiler aslar yenilmez”, “Dardanel işçisi yalnız değildir”, “Köle değil işçiyiz, birleşince güçlüyüz” sloganlarıyla Dardanel Genel Merkezi önüne yüründü.
İlk konuşmayı gerçekleştiren DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu açıklamasında şunları söyledi:
“Değerli basın emekçileri değerli DİSK üyeleri,
Bu gün burada bir hukuksuzluğu bir yasadışılığı bir insan hakkı ihlalini ortaya koymaya geldik. Ülke maalesef ki yasalarla yönetilmiyor, ülke keyfi olarak istenilen şeyleri yerine getirilerek yönetiliyor.
Son günlerde özellikle Covid-19 salgını ile birlikte gördük ki bu ülkenin işçileri kaderine terk edildi, sermayenin eline eline verildi. Bu günlerde bunun acısını başta dardanel işçisi, vestel işçisi, olmak üzere fabrikalarda işçiler yaşıyor.
Bizler 2 senedir 2018 den beri krizin etkileri ile boğuşurken, işsizlikle boğuşurken, bu gün Covid-19 ile işçilerin yan yana yaşamasına müsaade eden sermaye ve onun destekçisi hükümeti beraber görüyoruz.
Sevgili arkadaşlar biz salgınn başından beri karantinakar uygulansın, işçiler bu virüsle başbaşa bırakılmasın çağrısını yaparken bir çok fabrikada 6331 sayılı yasanın 10. maddesine uygun olarak işten kaçınma hakkını kullanırken bazı fabrikalarda özellikle sendikasız işyerlerinde emeğin daha yoğun sömürü altında kaldığı işyerlerinde işçiler fabrikalarda karantina altına alınıyorlar. Fabrikalarda MÜSİADın istediği şekilde çalışma ortamı oluşturuluyor ve fabrikada işçiler evlerine gitmeden hem çalışarak hem o virüsle mücadele ederek yaşamını sürdürüyor. İşte biz bu insan kakkını ihlal eden başta dardanel işvereni olmak üzere tüm işverenleri protesto etmek için buradayız. İnsan hayatı ile kapitalizmin çarklarını döndüren bu insanları protesto etmek için buradayız. Daha düne kadar her gün 5-6 işçinin iş cinayetinde hayatını kaybettiği bir ülkede işçilerin kanı ile kapitalizmin çarkını döndüğü bir ülkede bu günde virüse teslim edilmiş işçilerle kapitalizmin çarkları döndürülmeye çalışılıyor. Bunun nedeni şudur ; çarklar dönsün diyen bu zihniyettir, bu zihniyeti protesto ediyoruz. Çarklar dönsün diyen, ekonomi batmasın diyen, o işçi hayatından, insan hayatından daha değerli gören, o çarklar dönsün diyen zihniyeti protesto ediyoruz, etmeye devam edeceğiz.
Türk hukuk sistemine Çanakkale Dardanel'de yaşanan yasadışılığı suç duyurusunda bulunuyoruz, eğer bu suç duyurusu dikkate alınmazsa DİSK olarak bir kaç gün içerisindeki çalışmalarımızla oradaki yapılan hukuksuzluğu mahkemeye vereceğiz, dava açacağız. Başta öncelikle hıfsı sıhha kurulu olmak üzere ve orada imzası orada imzası olanları ve bakanlığın mutlaka ve mutka cezalandırılmasını isteyeceğiz burada bu suç duyurusunu dikkate alınmasını istiyoruz.”
‘Her şey daha fazla kar için’
Yürüyüşün ardından söz alan Gıda İş Genel Sekreteri Olcay Ozak kapalı devre çalışma adı altında uygulanan çalışma biçimine karşı Dardenel işçilerinin yalnız olmadığının altını çizdi.
Konuya dair basın açıklamasını yapan DİSK Yönetim Kurulu üyesi ve Gıda İş Genel Başkanı Seyit Aslan Dardanel fabrikasında 153 işçide Covid 19 testinin pozitif çıkmasına rağmen üretimin devam etmesini eleştirerek “Böyle bir çalışma düzeni ancak ilkel düzende olur. İşçilerin sağlığını düşünen yok, işçilerin ölmesi onların umurunda değil. Her şey daha fazla üretim, daha fazla kar için….” dedi. Seyit Aslan açıklamasında, Dardanel fabrikasının 15 gün boyunca üretime ara vermesi, işçiler ve ailelerinin 15 gün etkin karantinaya alınması, aynı zamanda işçiler ve ailelerinin yaygın testten geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Güncel verilerle, Dardanel fabrikasında 150’yi aşkın işçinin Covid-19 testinin pozitif olması, 56 işçinin hastanede yatması sonucu, testi pozitif işçi sayısının giderek yükselmeye devam edeceği ve bu durumun işçilerin sağlığını olumsuz etkileyeceği açıktır. Dardanel örneğinden hareketle, salgına karşı işçilerin ve halkın sağlığının korunması için yapılması gerekenleri bir kez daha sıralıyoruz:
-
İşverenin “her koşulda üretim yaparız” mantığı işçilerin yaşam ve sağlık haklarını tehlikeye atmaktadır. Dardanel 15 gün boyunca üretime ara vermeli, işçiler ve aileleri 15 gün etkin karantinaya alınmalı, aynı zamanda işçiler ve aileleri yaygın testten geçirilmeli. 15 günlük süre sonucunda korona virüs testi negatif çıkan işçiler çalışmaya başlamalı, testi pozitif çıkanların tedavileri devam etmelidir.
-
Fabrikanın sendikamızın denetimine açılması işçilerin sağlığı ve kendilerini güvende hissetmeleri açısından gereklidir.
-
İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun aldığı kararlar fabrikada salgın açısından gelinen aşamanın ciddiyetini göstermesi açısından çarpıcıdır. Ancak bununla birlikte işçilerin sağlığının Türk Tabipleri Birliği ve Çanakkale Tabip Odası tarafından oluşturulacak bir heyet tarafından takibi gereklidir.
-
Çok sayıda işçinin hastanede yatmasına rağmen fabrikadaki işçilere ve ailelerine test yapılmaması manidardır. Hızlı bir şekilde şikayeti olsun ya da olmasın tüm işçilere ve ailelerine yaygın test yapılmalıdır.
-
Test sonucu pozitif olanlar hastanede takip edilmeli ve iş güvenceleri sağlanmalıdır.
-
İşçilerin örgütsüzlüğü, işçilerin sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Dardanel fabrikalarında örgütlenmenin önündeki engeller ve baskılar kaldırılmalıdır.
