
Emekliler sahte enflasyona göre yüzdelik zam değil, toplu sözleşmeli sendika hakkı istiyor!
Siyasi iktidarın 2021 yılı bütçe yasa tasarısı ile sahte enflasyon oranına göre emekli aylıklarına yapmayı düşündüğü yetersiz maaş zamlarını ve emekli sendikalarını kapatma girişimlerini protesto etmek için Tüm Emekliler Sendikası 10 Aralık Perşembe günü ülke çapında örgütlü olduğu tüm il ve ilçelerde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirdi.
Tüm Emekli-Sen İstanbul Şubeleri ve Temsilcilikleri tarafından “İnsanca Yaşam ve Toplu Sözleşmeli Sendika Hakkı” talebiyle İstanbul’da Kadıköy İskele Meydanı’nda yapılan basın açıklamasına sendikalı ve sendikasız çok sayıda emekli yurttaş katıldı.
Tüm Emekli-Sen üyesi Şengül Kılıç tarafından okunan basın açıklamasında, TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye başlanan 2021 yılı Bütçe Yasa Tasarısına ilişkin sendikanın görüş ve değerlendirmeleri ifade edilerek, aşağıdaki taleplerde bulunuldu.
“2021 Bütçe yasa tasarısı TBMM Genel Kurulunda görüşülmektedir. Komisyon görüşmelerinden de anlaşılacağı üzere, Saray ve TBMM çoğunluğu bütçenin sadece kendi istekleri doğrultusunda geçmesini amaçlamakta, halkın ihtiyaçları yönünde hiçbir değişikliğe izin vermemektedir.
Oysa bütçe metni, bütün bir ülkenin kaynaklarını, gelirlerini ve bunların kimlere nasıl dağılacağını belirleyen en önemli metinlerden biridir. Ülkenin bütününü, bütün kurumlarını, meslek odalarını, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini, işçileri, köylüleri, emeklileri, esnafı, işvereni, emekçileri, kadınları, gençleri kısaca bütün yaşayanları doğrudan etkilemektedir.
Ancak bu kapsama rağmen, bütçe tasarısı adeta kaçırılırcasına hazırlandı ve görüşülüyor. Bu görüşmelerde, bizlerin görüşlerine başvurulmamakta, temsil ettiğimiz kesimler yok sayılmaktadır. Bu sarayın ve TBMM çoğunluğunun siyasi tercihidir. Bu siyasi tercihte yoksullardan, kadınlardan, çalışanlardan, emeklilerden, işçilerden değil, sermayeden, rantiyeden yana kullanılmaktadır.
Bunun yanı sıra emekliler için uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan sendika kurma hakkımız mahkemeler vasıtasıyla elimizden alınmaya çalışılmakta, devletin uluslararası sözleşmelere uygun iç hukukta düzenlemeler yapmak yerine emeklilerin 25 yıllık sendikal geçmişini yok saymaya çalışmakta, sendikaları kapatmakla tehdit etmektedir.
Bu çerçevede, Sendikamız Tüm Emekli Sen 2021 Bütçe tasarısını ve emekli sendikalarına yönelik baskı ve kapatma girişimlerini değerlendirmesini basın aracılığıyla kamuoyu ile paylaşmayı ve TBMM’de bulunan ya da bulunmayan siyasi partilere görüş ve değerlendirmelerini iletmeyi bir görev olarak kabul etmektedir.
1995 yılında başlayan emeklilerin sendikal hak mücadelesi bütün baskı ve yok saymalara karşın bugünlere gelmiştir.
Bu noktada siyasi iktidarın yapması gereken emeklilerin 25 yıllık mücadeleleri sonucunda elde ettikleri sendikal örgütlenmeleri tanıması ve anayasal güvenceye kavuşturmasıdır.
Bu bütçe emeklileri açlığa mahkum etmenin bütçesidir
8 milyon emekli asgari ücretin altında ücret almaktadır. Hazine katkısı ile aylık ödemeler 1500 TL ye çekilmiş olsa da zamlar gerçek ücretlerine yapılmakta gerçek ücretleri hazine katkılı düzeye gelinceye kadar aldıkları aylık sabit kalmaktadır. Bu uygulama emeklileri açlığa mahkum etmenin başka bir yoludur.
Yine bu bütçe ile 2021 yılı için emeklilere reva görülen zam oranı 3+3 ve enflasyon farkıdır. Zam oranlarının vicdansızlığı ve komikliği bir tarafa, enflasyon oranlarının siyasi iktidarın işine geldiği gibi hesaplanıp açıklandığını bilinmektedir. Dolayısıyla 2021 bütçesi emekliler açısından sefalet ve yoksulluk demektir.
Emeklileri yoksullaştırma sadece bütçe kaynaklarının sermayeye doğrudan transferi ile olmamakta, salgın koşulları da emeklilerin hayatını, geçim sıkıntısını iyice artırmaktadır.
Enflasyonun resmi rakamının %15 olduğu, gerçekte ise en az %50 olduğu bir ortamda salgınla mücadelede dezavantajlı grup kabul edilerek özel destek verilmesi gereken emekliler tedbir adı altında evlere kapatılıp adeta yalnızlığa ve yoksunluğa terk edilmek istenmektedir.
Bu değerlendirmelerin ışığında taleplerimiz:
- Emeklilerin sendikalarına karşı açılmış kapatma davaları geri çekilmeli, Valilikler bu davalara taraf olmamalıdır.
- Uluslararası sözleşmeler ve 25 yıldır emeklilerin zorluklarla baş ederek sürdürdüğü kazanımlar ve sendikal örgütlenmesi tanınmalı, anayasal güvence altına alınmalıdır.
- En düşük emekli aylığı brüt asgari ücret tutarına yükseltilmelidir.
- Emekliler arasındaki ücret dengesizliği bir an önce giderilmeli, buna ilişkin intibak yasası emekliler daha fazla mağdur edilmeden çıkarılmalıdır.
- Torba yasa adı altında getirilen ve emeklilik konusunda elde ettiğimiz hakları almayı geri almayı hedefleyen yasa girişimleri geri çekilmelidir.
- Yılda 4 sefer aylık tutarında ikramiye verilmelidir.
- Sağlık hizmetleri tamamen kamusal olmalı, kamu eliyle yürütülmelidir. Özelleştirmeden vazgeçilmelidir.
- Emeklilerden sağlık ve tedavi katkı payları alınmamalıdır.
- Ekmek, et, su, elektrik, doğalgaz gibi temel ihtiyaç ürünlerine zam yapılmamalıdır.
- Salgına karşı tedbir adı altında uygulamaya konulan ve bizleri eve kapatmaya yönelik uygulamalardan bir an önce vazgeçilmelidir.
- Salgın koşullarında yaşlılara, kronik rahatsızlığı olanlara yerel ya da merkezi yönetim tarafından destek verilmeli, ihtiyaçları karşılıksız olarak karşılanmalıdır.
Tüm Emekli Sen bütün şube ve temsilcilikleri ile bu süreçte taleplerimizin karşılanması için gerekli etkinlik ve eylemliliklerini ısrarla ve inatla sürdürecek, bu gün olduğu gibi demokratik tepkisini her platformda dile getirecektir.”

