
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ekim ayında üretici ve market arasındaki fiyat değişimlerini değerlendirdi. Bayraktar, ekim ayında üretici ile market arasındaki farkın 4 buçuk kata yaklaştığını vurguladı.
Bayraktar'ın konuşmasında şu başlıklar öne çıktı:
- Ekim ayında fiyatı en fazla düşen ürün limon oldu. Bu düşüşün sebebi limon veriminde geçen yıla göre yüzde 100’lere varan artışın olması, alıcının ve ihracatın yeterli seviyede olmamasıdır.
- Kuru soğanda ise kışlık ürünlerin hasadı başladı. Rekoltenin artması ve talebin de yavaş olmasına bağlı olarak pazarlama sorunları fiyatlarda düşüşe yol açmıştır. Bir önceki yıl ihracatın kapatılmasıyla yaşanan pazar kaybı tüccar alımlarını etkilemiştir.
- Gübre fiyatları tarımsal üretimi ölümle tehdit ediyor.
- Son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 200 artarken, aynı dönemde amonyum nitrat gübresi yüzde 195, üre gübresi yüzde 239, DAP gübresi yüzde 159 ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 130 artmıştır.
- Çiftçinin üretim maliyetleri düşürülmelidir.
- Zaman tarıma dönme, tarıma tutunma zamanıdır. Önümüzdeki dönem için alınacak tedbirler acilen açıklanmalıdır.
- Topraklarımızı korumalıyız, ganimet dağıtır gibi imara açmamalıyız, kullanılmayan iki milyon hektar tarım arazimizi tarıma kazandırmalıyız.
- Tüketici ürün fiyatlarına yön verme ve müdahale etme gücünü kullanmalı.
- İklim değişikliği ve gıda enflasyonu geleneksel tarımı da değiştirecek.
- Sürekli biçimde ‘Tarıma pozitif ayrımcılık yapılmalı!
- Fahiş fiyatlar ülkemiz için bir sorundur.
- Pazar garantili sözleşmeli üretim yaygınlaştırılmalıdır.
- Lojistik ayağı kontrol edilmeli ve ürün kayıpları azaltılmalıdır.
- Haller ve marketler gibi pazarlamayla tüketim ayağı yakından izlenmeli.
- İlgili yasalarda hem üretici hem tüketici lehine olacak gerekli değişiklikler yapılmalı.
Üretici olumsuz etkileniyor
Bayraktar, “Üreticilerimizin üretim maliyetleri gittikçe artarken ürün fiyatları aynı oranda artmamakta hatta ürün fiyatlarında gerileme görülebilmektedir. Bu durum üreticileri olumsuz etkilemektedir” diyerek üretim maliyetlerini düşürmek için yapılması gerekenleri şöyle açıkladı:
Girdi fiyatları düşürülmelidir
Piyasada sıkı girdi fiyat kontrolü yapılmalı, stokçuluk ve spekülatif fiyat artışı mutlaka önlenmeli, destekler artırılmalı, girdi kalemlerinde uygulanan vergiler düşürülmelidir.
Verim ve verimlilik artırılmalıdır
Uygun girdi kullanımı ile birim alandan elde edilecek verimi artırmalı, üretici eğitimine ağırlık verilmeli, danışmanlık hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır.
Döviz kurundaki dalgalanmalar en aza indirilmelidir
Döviz kurlarında sık sık yaşanan dalgalanmalar dışa bağımlı olan girdilerde düzensiz fiyat artışına neden olmaktadır.
Destekler beklentileri karşılamalıdır
Üreticilere verilen destekler artırılmalı, etkileri değerlendirilmeli, tarımsal üretime yaptığı etkisi ölçülebilir olan destekler hayata geçirilmeli, desteklerin ilanı ve ödemelerinde yaşanan gecikmeler ortadan kaldırılmalıdır.”
Tarıma pozitif ayrımcılık
Bayraktar açıklamasına şu sözlerle son verdi: “Özetle değindiğimiz tüm bu gerçekler gıda ve tarım sektörünün insanlık için ne kadar hayatî bir öneme ve değere sahip olduğunun sadece çok küçük bir fotoğrafıdır. Oysa tarımsal üretimden sorumlu olan biz, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak büyük resme baktığımızda pek çok gerçeği daha detaylı görüyoruz ve tarımsal üretimin kesintiye uğramaması, yeterliliğini sürdürebilmesi için biran önce bütün tedbirlerin eksiksiz alınması bekliyoruz. Sürekli biçimde ‘Tarıma pozitif ayrımcılık yapılmalı!’ söylemimizin sebebi, ülkemiz için, vatandaşlarımız için kaygılandığımızdandır. Eğer, üretim sürsün, gıda enflasyonu olmasın, insanımız muhtaç olmasın, aç kalmasın istiyorsak, bu sese kulak vermeye mecburuz.”
