
-“Şubat ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı 4 katı geçti”
-“Tarımda milli seferberlik ilan edilmeli, elimizde ne varsa ne yoksa bitkisel ve hayvansal üretim için kullanmalıyız”
-“Bu ülkede ekilmedik bir karış arazi bırakmamalıyız. Türk tarımı kullanamadığı potansiyeline erişmek zorundadır. Üretebildiğimiz kadar güçlü olduğumuzu unutmayalım”
-“Gıda enflasyonunu önlemek için üreticinin içinde olmadığı hiçbir plan, program ve önlem işe yaramaz. Bunu iyi görmek zorundayız”
-“Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan kriz nedeniyle yaş sebze ve meyve üretici fiyatları olumsuz etkilenmeye başladı”
-“Gübre fiyatlarındaki düşüş bir yıllık artışa göre yetersiz kaldı”
-“Üreticimizin kullandığı mazot fiyatı son bir yılda yüzde 164 oranında arttı”
-“Tarımsal sulamada kullanılan elektrik fiyatlarında da gerekli indirim yapılmalı!”
-“Zeytinlik alanların yok olmasının önünü açan bu uygulamadan mutlaka vazgeçilmelidir”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farklarını ve tarım sektöründe yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.
Şubat ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının 4 katına çıktığını söyleyen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, yaş sebze ve meyve fiyatlarının daha da artacağı konusunda uyardı.
Bayraktar, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik operasyonu sonrası Türkiye’de yaş sebze ve meyve üretici fiyatlarının olumsuz etkilenmeye başladığını söyledi.
TIR’ların yolda kaldığına, ihracatın tıkandığına dikkat çeken Bayraktar, bu ülkelere gönderilemeyen ürünlerin iç piyasaya yönlendirildiğini, iç piyasadaki arzın artmasıyla birlikte de üretici fiyatlarının düştüğünü söyledi.
Ancak yaş sebze ve meyve ihracatının düşmesinin üretimi de düşüreceğine dikkat çeken Bayraktar, “Üreticinin üretimi bırakması birkaç ay sonra yaş sebze ve meyve fiyatlarının aşırı bir şekilde artmasına neden olur. Acil olarak alternatif pazarlara yönelmeli, ihracatın açılması için gereken tedbirler alınmalıdır” diye konuştu.
Bayraktar, “Şubat ayında markette 42 ürünün 24’ünde fiyat artışı, 18’inde fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında üreticide 34 ürününün 15’inde fiyat artışı olurken, 9’unda fiyat düşüşü görüldü. 10 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üretici fiyatlarında havuç, elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm, kuru incir, zeytinyağında fiyat değişimi olmadı. Şubat ayında üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 54,51 ile maydanozda görüldü. Yaptığımız tespitlere göre, şubat ayında fiyatı en fazla artan ürün, marketlerde karnabahar, üreticilerde marul olurken, marketlerde ve üreticide fiyatı en fazla düşen ürün maydanoz oldu. ”
Ulusal tarım politikaları şart
Bayraktar, açıklamasına tarım sektöründe yaşanan son gelişmeleri değerlendirerek devam etti:
“Uluslararası bir kriz ve pandemi döneminden geçtiğimiz bu günlerde yurtiçi ürün fiyatları artarken, tüketimin karşılanabilmesi için, çok fazla yükselen dünya fiyatlarından, artan miktarlarda tarımsal ürün ithalatı yapmamız kaçınılmaz hale geldi. Yüksek fiyattan yapılan ithalat ve yurtiçi ürün fiyatlarının artması da, zaten yüksek seyreden gıda enflasyonunu daha da artırdı.
Üretimi artırmaktan başka çaremiz yoktur. Üretimi artırmak için tarım sektöründe pozitif ayrımcılık istiyoruz. Tarım sektörünün yapısal sorunları, plansız üretim, üretimde yaşanan kuraklık ve diğer doğal afetler başta olmak üzere büyük riskler ve üreticilerin gelir garantisinin olmaması, aşırı artan gübre, mazot, zirai alet, ilaç, tohum, işçilik maliyetleri, bitkisel ve hayvansal ürün ithalatı üretimi zorlaştırıyor.
Üretimi artırmak için üreticinin desteklenmesi, maliyetlerin düşürülmesi, yapısal sorunlarının çözülmesi, ithalatın önlenmesi önemlidir. Gıda enflasyonunu önlemek için üreticinin içinde olmadığı hiçbir plan, program ve önlem işe yaramaz. Bunu iyi görmek zorundayız. Buradan sesleniyorum, vakit kaybetmeden tarımda milli seferberlik ilan edilmeli, elimizde ne varsa ne yoksa bitkisel ve hayvansal üretim için kullanmalıyız. Bu ülkede ekilmedik bir karış arazi bırakmamalıyız. Türk tarımı kullanamadığı potansiyeline erişmek zorundadır. Üretebildiğimiz kadar güçlü olduğumuzu unutmayalım.”
'Hangi amaçla olursa olsun zeytinliklerin tahrip edilmesi önlenmeli, zeytinlikler korunmalıdır'
Bayraktar, 1 Mart 2022’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” hakkında da değerlendirme yaptı:
Maden Yönetmeliğinin 115’inci maddesine eklenen fıkra ile zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verilmesi, madencilik faaliyetleri için zeytinliklerin taşınması, taşınan, yok edilen zeytinlik alan kadar alanın zeytinlik olarak tesis edilmesine izin verilmiştir. Yapılan bu yönetmelik değişikliği “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun” ve ilgili yönetmeliği ile örtüşmemektedir.
Uzun yıllardır zeytinlik alanlarıyla ilgili yasal düzenlemeler yapılmaya çalışılmıştır. Ancak bu yönde bir düzenleme olmamıştı. Maden yönetmeliğine eklenen fıkra ile madencilik faaliyetleri için zeytinlik alanların kullanılmasına izin verilmesi sektörümüz ve ülkemiz için büyük bir kayıp olacaktır. Zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasının ardından bahçenin yeniden tesis edilmesi, üretimin ekonomik değer kazanması için geçecek süre, ekosistemin yeniden sağlanması kolay olamayacaktır. Zeytinlik alanların yok olmasının önünü açan bu uygulamadan mutlaka vazgeçilmelidir.
Yeni hayata geçirilmeye çalışılan bu yasal düzenlemenin ülkemizin zeytinciliğine önemli zararlar vereceği öngörülmektedir. Oysa, sağlıklı gıdanın vazgeçilmez ürünlerinin başında zeytin gelmektedir.
Tüm dünya gibi bizim de tarımsal üretimimizi korumamız, insanlarımızın gıda güvenliğini sağlamamız, sağlıklı beslenmesini ve yeterli gıdaya ulaşmasını güvence altına almamız gerekmektedir. Zeytin üretimimizi önemli derecede etkileyecek bu uygulama anlaşılır gibi değildir.
Kamu yararı için yapılacağı ön planda tutulan bu uygulamanın arka planda yapacağı etki çok çok daha büyüktür. Zeytinciliğimizin geleceğinin ve sektöre yapılan büyük yatırımların heba olmaması açısından hangi amaçla olursa olsun zeytinliklerin tahrip edilmesi önlenmeli, zeytinlikler korunmalıdır.”
