
- “Ramazan ortasında markette 40 ürünün 29’unda fiyat artışı, 10’unda fiyat azalışı görülürken sadece bir üründe fiyat değişimi olmadı”
- ”Ramazan ortasında üretici market fiyat farkı 3 üründe yüzde 300’ün, 14 üründe ise yüzde 200’ün üzerinde gerçekleşti.”
- “Ramazan ortasında üreticide 32 ürünün 15’inde fiyat artışı olurken, 6’sında fiyat düşüşü görüldü, 11 üründe ise fiyat değişimi yaşanmadı.”
- “Ramazan ayının ortasında üretici market fiyat farkı elmada yüzde 450’nin üzerinde oldu.”
- “Tüketici fiyatlarındaki artışı durdurmak ve fiyatları indirmek istiyorsak; Sürekli artan mazot gübre yem elektrik zirai ilaç fiyatları mutlaka düşürülmelidir”
- “Üretici her yıl fiyata göre ekim yapıyor, fazla üretim yapınca fiyatlar düşüyor. Ürün elde kalıyor. Gelecek sene bu ürünü ekmiyor fiyatlar yükseliyor. Fırsatçılara ve stokçulara gün doğuyor”
- “Bugün yaşadığımız bu krizin etkilerini azaltabilmenin yolu raflarda ucuzluk sağlamaktır. Raflarda ucuzluk sağlamanın yolu üretimi artırmaktır. Üretimi artırmanın yolu üretici maliyetlerini düşürmektir”
- “Türkiye’de herkes kur arttı, kur düştü bunu konuşuyor. Üretimi kimse konuşmuyor. Gıda üretimini artıramazsak, yaşadığımız krizler nasıl aşılacak kimse bunu konuşmuyor. Bu ülke üretime odaklanmalı, imkânlarını üretim için seferber etmelidir. Buradan çıkış için başka bir yol yoktur”
- “Sabit fiyat uygulaması çok dikkat edilmesi gereken, pratikte kolay olmayan bir uygulamadır. 20 temel gıdaya sabit fiyat uygulaması iyi denetlenmezse KDV indiriminin sonuçlarına benzer şekilde fiyat artışlarıyla karşılaşabiliriz. Stokçuluk artabilir”
- “Üretici sürekli artan gübre mazot yem elektrik gibi maliyetleri satış fiyatına yansıtamazsa zarar eder, üretimi bırakır. Bu durum gözden kaçırılmamalıdır”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazanın başından ortasına kadar olan süreçte üretici ile market arasındaki fiyat farklarını ve geçen yıl ile bu yıl Ramazan ortası fiyatlarındaki değişimlerle yıllık fiyat artışlarını görüntülü basın açıklamasıyla değerlendirdi.
Bayraktar açıklamasında, “Bu yıl Ramazan ortasında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 494,50 ile elmada oldu. Ramazan ayının ortasında üretici market fiyat farkı elmada yüzde 450’nin üzerindeyken, 3 üründe yüzde 300’ün, 14 üründe ise yüzde 200’ün üzerinde gerçekleşti. Genel olarak üretici fiyatlarındaki artışların nedeni gübre, mazot, yem, elektrik, ilaç ve tohum fiyatlarındaki aşırı yükselmedir. Girdi fiyat endeksi ile tüketici fiyat endeksleri arasında üretici aleyhine ciddi bir açıklık bulunmaktadır. Üretici maliyetlerini düşürmeden, fiyatlarda ucuzluk olması mümkün değildir. Üreticiye verilecek destek, ayrıca tüketiciye verilecek destek olur.” dedi.
Geçen yıl ve bu yıl Ramazan ayı ortası fiyat değişimi
Bu yıl ve geçen yıl Ramazan ortası fiyatları karşılaştırıldığında markette 40 ürünün 40’ında da fiyat artışı olduğunu açıklayan Bayraktar, fiyat değişimlerini şöyle değerlendirdi:
“Marketlerdeki fiyat artışları yüzde 14,62 ile yüzde 453,52 arasında değişen oranlarda gerçekleşti.
Bu yıl ve geçen yıl Ramazan ortası fiyatlarına göre üreticide 32 ürünün 30’unda fiyat artışı; 2’sinde fiyat düşüşü yaşandı. Bilindiği gibi Ramazan ayları her yıl 10 gün öne doğru gelmektedir. Bundan dolayı Ramazan ayına ilişkin yapılan tarih karşılaştırması, aynı dönemleri kapsamadığı için mevsimsel etkilerle fiyat farklılıkları olabilmektedir.”
Planlı üretime geçmeliyiz
“Üretici her yıl fiyata göre ekim yapıyor, fazla üretim yapınca fiyatlar düşüyor. Ürün elde kalıyor.” diyen Bayraktar, “Gelecek sene bu ürünü ekmiyor fiyatlar yükseliyor. Fırsatçılara ve stokçulara gün doğuyor. Ürün kısa bir zamanda kara borsaya düşüyor. Bu kısır döngü üreticiyi de tüketiciyi de memnun etmiyor. Başta soğan ve patates olmak üzere birçok üründe her sene bu sorun yaşanıyor. Bu durum sürdürülemez. İhtiyaca göre üretim planlaması yapıldığında istikrarlı gelire kavuşan çiftçi üretimden vazgeçmez. Tüketicide fahiş fiyatlardan kurtulmuş olur.” dedi.
Krizleri atlatmak için ucuz ve yeterli gıda şarttır
Bayraktar, kriz konusunda ise şunları dedi: “Türkiye ekonomik krizlerini halkın ucuz ve yeterli gıdaya erişebilmesiyle atlatabilmiştir. Bugün yaşadığımız bu krizin etkilerini azaltabilmenin yolu raflarda ucuzluk sağlamaktır. Raflarda ucuzluk sağlamanın yolu üretimi artırmaktır. Üretimi artırmanın yolu üretici maliyetlerini düşürmektir.
Eskiden olduğu gibi ucuz ithalat kalmadığına, paranız olsa da ürün bulmanız zorlaştığına göre üreticiyi destekleyip tarlada kalmasını sağlamaktan başka yolu yoktur.”
Kur konuşuluyor, üretim konuşulmuyor
Bayraktar, kurdaki oynamalara fazla vurgu yapıldığını söyleyerek: “Türkiye’de herkes kur arttı, kur düştü bunu konuşuyor. Üretimi kimse konuşmuyor. Gıda üretimini artıramazsak, yaşadığımız krizler nasıl aşılacak kimse bunu konuşmuyor. Bu ülke üretime odaklanmalı, imkanlarını üretim için seferber etmelidir. Buradan çıkış için başka bir yol yoktur.” dedi.
20 temel gıda maddesi için sabit fiyat uygulaması
Bayraktar, açıklamasında: “Sabit fiyat uygulaması çok dikkat edilmesi gereken, pratikte kolay olmayan bir uygulamadır. KDV indirimlerinin fiyatlara yansımadığını gördük. Yapılan zamlarla indirimler tüketiciye yansıtılmadı. 20 temel gıdaya sabit fiyat uygulaması iyi denetlenmezse KDV indiriminin sonuçlarına benzer şekilde fiyat artışlarıyla karşılaşabiliriz. Stokçuluk artabilir. Tüketiciye bir faydası olmayacağı gibi zarar eden devlet hazinesi olacaktır.
Ayrıca dikkat edilmesi gereken diğer bir konu, tüketici fiyatlarının sabitlenmesi, ilgili ürünlerin üretici fiyatlarını da dolaylı bir yoldan baskılayabilir. Üretici sürekli artan gübre mazot yem elektrik gibi maliyetleri satış fiyatına yansıtamazsa zarar eder, üretimi bırakır. Bu durum gözden kaçırılmamalıdır.” dedi.
Neler yapılmalı?
Tüketici fiyatlarındaki artışı durdurmak ve fiyatları indirmek istiyorsak;
- Sürekli artan mazot gübre yem elektrik zirai ilaç fiyatları mutlaka düşürülmelidir.
- Üretim ve dış ticaret planlaması ciddiyetle ele alınmalı ve uygulanmalıdır.
- Hal yasası ile zincir marketlere tanınan üreticiden doğrudan ürün alma yetkisi daha sıkı denetlenmelidir.
- Denetimler yasak savma kabilinden olmamalı, sonuç alınacak şekilde düzenlenmelidir. Çünkü zincir marketler mevcut uygulamada üreticiden doğrudan aldıkları ürünleri kendi içlerinde kurdukları aracı firmalar vasıtasıyla el değiştirme yapmakta her el değiştirmede kar eklemektedirler.
- Gündemde olan hal kanunu ve perakendeci kanunu gibi konuyla doğrudan ilgili yasalarda hem üretici hem de tüketici lehine olacak gerekli değişiklikler konuyla ilgili tüm paydaşlar tarafından tartışılarak şeffaf ve objektif bir şekilde yapılmalıdır.
- Kooperatif ve üretici birlikleri işlevsel hale getirilmelidir.
- Tüketici örgütleri güçlendirilmeli, piyasayı kontrol edebilecek duruma getirilebilmelidir.
- Tarım ürünlerinin nakliyesinde daha az maliyetli olan deniz ve tren taşımacılığı etkin hale getirilmeli ve sübvansiyon uygulanmalıdır. Gelişmiş ülkelerdeki tarım ürünleri nakliyesi buna en iyi örnektir.
- Hasatta, yükleme ve nakliye esnasında oluşan ürün kayıplarını azaltacak tedbirler alınmalıdır.
