Yurttaşın kamburu bitmiyor: KKM

17 Ağu 2022
Yurttaşın kamburu bitmiyor: KKM

KKM (Kur Korumalı Mevduat)'nin kamuya maliyeti 100 milyara yakın, her yurttaştan günde 27.5 TL aldı

Kur korumalı mevduatla ilgili tartışmalar bitmiyor. Hazine’den yapılan yedi aylık 60.6 milyar TL’lik ödemeye 10.2 milyar TL’lik vergi istisnaları eklenince rakam 70 milyar TL’yi geçti. Sır gibi saklanan Merkez Bankası’ndan çıkan para ile gerçek rakamın 100 milyar TL’yi bulduğu belirtiliyor.
Hazine Bakanı Nureddin Nebati’nin aleştirenleri ‘kötü niyetli” ilan ettiği kur korumalı mevduat her bireyin cebinden 829 lira, dört kişilik her aileden ise 3 bin 316 lira almış oldu.
İktidarın döviz kurundaki artışı durdurabilmek için icat ettiği kur korumalı mevdutlar (KKM) için Hazine’den 7 ayda yapılan 60.5 milyar TL’lik ödeme, buzdağının sadece görünen kısmı. Merkez Bankası’ndan (MB) yapılan ödemeler ile vazgeçilen vergi tutarları da eklendiğinde kamuya toplam maliyet 100 milyar liraya yaklaşıyor.
KKM’lerin toplam tutarı 1 trilyon 170 milyar TL, KKM hariç TL mevduatların tutarı ise 2.1 trilyon TL civarında. Bankalardaki mevduatın yüzde 15.4’ü KKM kapsamında, MB ve Hazine’nin garantisinde bulunuyor.
KKM ödemeleri bütçedeki ekonomik/mali amaçlı transferlerin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Bu transferlerin 7 aylık bilançosu 68.6 milyar TL. Bunun 60.6 milyar TL’si KKM’ler için yapılan ödemelerden kaynaklanıyor.
Ancak bu sadece buzdağının görünen yüzü. Bu tutarın içerisinde vazgeçilen vergiler yok. Bütçeye eksi yazılan vergilerin karşılığı ise yine Hazine’den çıkıyor. MB’nin dövizden dönenler için ne kadar ödeme yaptığı da açıklanmıyor. Bankanın mayıs sonuna kadar 10 milyar TL ödeme yaptığı tahmin ediliyor.

En az 81 milyar TL
Şubatta döviz mevduatından KKM’ye geçen şirketlere sağlanan kurumlar vergisi avantajı nedeniyle vazgeçilen kurumlar vergisi tutarının 10.2 milyar TL olduğu belirtilmişti. MB’nin yaptığı ödemelerle vazgeçilen vergi tutarları da eklendiğinde KKM’lerin şimdiye kadarki maliyetinin en az 81 milyar TL olduğuna dikkat çekiliyor. MB tarafından ödemeler devam ediyor. Ayrıca yine vergi istisnası da sürüyor bu nedenle de toplam maliyetin ise 100 milyar TL’yi bulduğu belirtiliyor.
KKM’ler için ne kadar vergi muafiyeti tanındığı konusunda da bilgi yok. Çünkü ek bütçe Meclis’e sunulurken vazgeçilen vergileri ayrıntılandıran “vergi harcamalarının” listesi yer almadı. KKM’ler “dolarizasyonu” da artırıyor. Döviz mevduatları 240.7 milyar dolar civarında. Döviz mevduatlarının toplam mevduattaki payını gösteren dolarizasyon oranı tüm mevduatlar için yüzde 56.6 olarak hesaplanıyor. Dolarizasyon oranı gerçek kişilere ait mevduatlarda ise yüzde 60.2. KKM’ler de eklendiğinde ise gerçek oran yüzde 72’ye ulaşıyor.

Eleştirenler kötü niyetli ilan edildi
Enflasyon-kur-faiz üçgenine sıkışmış ekonomide hükümetin can simidi olarak kullandığı ve Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, “Eleştirende kötü niyet ararım” dediği kur korumalı mevduat hesaplarının (KKM) yükü yurttaşın vergilerinden çıkıyor. Önceki gün açıklanan bütçe rakamlarına göre temmuz ayında KKM uygulamasına bütçeden ödenen kur farkı 23.4 milyar lira.
Ekonomi yazarı Alaaddin Aktaş, marttan bu yana beş ayda toplam ödenen miktar 60.6 milyar lira olurken 10.2 milyar liralık vergi avantajıyla birlikte “bilinen” maliyetin “şimdilik” 70.8 milyar lira olduğunu vurguladı. Bu rakam üzerinden yaptığı hesaplamada ise 5 ayda 85.5 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının cebinden 829 lira alındığını söyledi. Bu rakam dört kişilik bir ailede 3 bin 316 lira yapıyor. Yurttaşlar yağmurda, karda ucuz gıda kuyruklarına girmişken ülkede çalışanların yaklaşık yüzde 60’ı asgari ücret seviyesinde maaş alırken bir ailenin cebinden çıkan bu para ile neler alınabileceğini hesapladık. Bir aile bu para ile her gün 5.5 ekmek alabilirdi. Ayrıca 5 ayda 200 litre süt, 829 ekmek, 44 kilo çay, 151 kilo bulgur, 26.5 kilo peynir, 28 kilo kıyma, 103 kilo salça da alabilirdi.

"Lüks ciplere benzin oldu"
KKM’ye ödenen para ile ailelerin sofrasından eksilen bu ürünleri değerlendiren Prof. Dr. Duran Bülbül, “Bu uygulamanın mantığı zaten belirli bir kesmin varlığını korurken diğer kesimden almaktır. Bakan da zaten zamanında ‘Dar gelirliler hariç herkes kazandı’ diyerek bunu itiraf etmişti. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının sofrasından çalınan bu sütler, peynirler, unlar zenginlerin lüks araçlarına benzin parası olmuştur” dedi.
Ekonomi politikalarının hata değil bilinçli seçilmiş tercihler olduğunu vurgulayan Bülbül, şöyle konuştu: “İktidarın bilinçli olarak rantlarla ayakta tuttuğu zengin kesim ve yoksullaştırılarak sosyal yardımlarla bu iktidara muhtaç edilmiş yoksul kesim. Çünkü iktidar yatırım çekemiyor, üretemiyor, değer yaratamıyor ve çareyi ‘Çin modeli’ gibi söylemler ve politikalarla yoksullaştırmada buluyor.”

Kaynak: Mustafa Çakır-Ali Can Polat/Cumhuriyet

paylaş