Feyzioğlu: Öğrenci evleri suni gündem

08 Kas 2013

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Erdoğan’ın öğrenci evleri ile ilgili açıklamasını "suni gündem" olarak değerlendirdi.

"Bu tahrik edici dilden derhâl vazgeçilmesi lazım" diyen Feyzioğlu, kızlı-erkekli öğrenci evleri ile ilgili soruya şöyle yanıt verdi. "Bu bir suni gündem. Türkiye'de gerçekten can yakan, hepimizin, hepinizin gündelik hayatlarını etkileyen o kadar büyük sorunları var ki. Bugün sayın başbakanın dile getirdiği kimsenin sorunu değil. Böyle bir sorun yok. Bunu sayın başbakanın sorun olarak görmesi maalesef daha önce 'yüzde 50'yi zor tutuyorum' beyanlarını verdiği ve sonuçları çok sıkıntılı, acı, hatta ölümle gelen provokatif açıklama, bir işaret. Reşit insanların ne yaptığı, ne yapacağı kimseyi ilgilendirmez. Fakat burada konu aslında ahlak bekçiliğinin ötesinde. Türkiye'de yurttaşlar nasıl namuslu, ahlaklı, dindar olunacağını, siyasi partilerden öğrenecek değiller. Çok şükür yurttaşlarımız nasıl namuslu olunduğunu, ahlaklı olmanın ne demek olduğunu zaten biliyor. Bu yüzden sayın başbakan 'Nasıl namuslu olunur' derslerini vermeden önce Türkiye'nin gerçek sorunlarına girerse çok daha hayırlı bir iş yapmış olur. Bunu emekli olduğunda televizyonda sohbet programlarında yapabilir. Türkiye'nin gerçek sorunu, aynı zamanda ülkenin siyasetçi diliyle kutuplaştırılmasıdır. En büyük sorunumuz budur. Siyasetçi diliyle Türkiye kutuplaştırılıyor. Türkiye'nin bağrından çıkmış polisle yurttaş kutuplaştırılıyor. Devletle yurttaş kutuplaştırılıyor. Şu mezheple bu mezhep, şu siyasi düşünceyle bu siyasi düşünce, bu etnik kökenle o etnik köken kutuplaştırılıyor. Bu kutuplaştırmanın arkasında siyasilerin kullandığı provokatif, tahrik edici dil var."

Bekar evi ayıp birşey değildir Feyzioğlu; "Nitekim sayın Başbakan'ın bu açıklamasından sonra 'Aslında öyle demek istemedi' diyen düzelticiler ya da toparlayıcılar, hemen arkasından sayın başbakan 'hayır ben öyle dedim' diye ısrar edip kendini düzeltenleri düzeltince düzelticiler tekrar pozisyon düzelttiler. Sayın Bülent Arınç'ın bugün ki açıklamasında 'Elbette çeşitli yollar var. Komşular girip çıkandan rahatsız olduklarında biz nereden bilelim burada bir terör yuvası mı var? Hücre evi mi yoksa fuhuş yuvası mı var? Nereden bilelim' dedi. Ben size buradan açık söylüyorum. Buradan valilere, emniyet müdürlerine bizzat siyasi iktidarın en üstünden talimat veriliyor. Bu bir işaret. Diyorlar ki 'Gençlerin girip çıktığı evleri yakından takip ediniz. Gençler bizim siyasi düşüncemize uzak gibi duruyorlarsa buralar fuhuş yuvası veya örgüt evi olabilir.' Türkiye'de milyonlardca bekar insanın kaldığı evlerin devletin hedefi haline getirmiştir. Bekar evi ayıp birşey değildir. Dün 'Yüzde 50'yi zor tutuyorum' cümlesiyle eli sopalılar sokaklara salınmış sokaklar hedef alınmıştı. Bir ileri aşama, bu Gezi operasyonu perde ikidir. Bu perde ikide insanların evleri hedef alınmaktadır. Ev hepimizin, hepinizin mahremidir. Artık evimizi hep birlikte korumayacaksak neyi koruyacağız ki? Burada bir siyasi düşünce ayrımı falan yok arkadaşlar. Sayın başbakanın ve etrafındakilerin siyasi iktidarın derhal ama derhal demokrasinin asgari standartlarına uygun konuşması, konuşmaya başlaması lazım. Bu Türkiye'nin meselesi değil yani gündem saptırıyorum diye vali ve emniyet müdürlerini insanların evleri hedef gösterilmez" diyerek konuşmasını sürdürdü.

Lütfen empati kuralım "Türkiye'de zina tabiki suç değil ama fuhuş yapmak iddiasıyla bir provokasyon, bir baskı işareti verilmiştir. Zaten 3-4 genç bir yere gittiğinde mahallenin teyzeleri falan 'N'oluyor' diye konuşmaya başlar ya şimdi bu konuşma en üst düzeyde. Burası 'bir terör yuvası, örgüt evi, hücre evi, fuhuş yuvası' dendiğinde yani bu işin ticaretinin yapıldığı yer olarak takdim edildiğinde olacak şey sabaha karşı zil çalınacaktır. Polis baskınıyla kameralarla bir evin fuhuş yuvası olarak basılması. Lütfen empati kurabilmek için bu evi kendi eviniz olarak düşünün. 2 gün sonra da 'Pardon' denilmesi nedir? O şehirdeki öğrenciler, gençler şehirleri terkeder. Erzurum'dan üniversite öğrencilerinin kaçması buradaki esnafa aslında ceza kesilmesidir. Öğrenci kaçar gider. Ve kraldan çok kralcılar bu memlekette daima çıkar. Ardından 'Öyle demek istemedim aslında' gibi maksadı aşmış beyanlar olur. Çok çok çok tehlikeli buluyorum sayın başbakanın bu açıklamalarını."

TTB hukukun gereğini yapacak Feyzioğlu, "TBB olarak biz görevini kötüye kullanarak, bekar evleri denilen evleri veya insanların evlirini sırf siyasi muhalif olduğu gerekçesiyle birer hücre evi veya fuhuş yuvası gibi basanların peşindeyiz. Bunları raporlayacağız. Suç duyurularında bulunacağız. Dünyaya da bildireceğiz. Bütün uluslararası kuruluşlar, Avrupa Konseyinden Avrupa Birliğine ve kendi meslek örgütlerimize kadar kasten hepsine yanlış yapan, kasten evleri basan, insanları taciz edenleri duyuracağız. Yasal her türlü düzenleme yapılabilir ama hukuki hiçbir düzenleme yapılamaz bu konuda. Yapılacak her yasal düzenleme aslında yasal olarak da Türkiye'nin rejim değişikliğinin altını çizmek olur. Artık bu insanların evi. Arkadaşlar buna daha fazla müdahale edilmez" diye konuştu.

paylaş