
Yüzlerce öğrenci ve öğretim üyesi, YÖK’ün 33. kuruluş yıldönümünü İstanbul Beyazıt Meydanı’nda protesto etti. Forumlardan yurtsever ve sosyalist öğrencilere, Hêvi LGBT İnisiyatifine yüzlerce kişi, hep bir ağızdan 12 Eylül faşist cuntanın temsili olan YÖK yıkılana kadar mücadele sözü verdi. Yüzlerce üniversite öğrencisi ayrı ayrı güzergâhlardan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde bir araya geldi. Fakülte binasında, “Ali İsmail’in dediği gibi: Korkacaksın, titreyeceksin, yıkılacaksın adi hükümet, yıkılacaksın YÖK” pankartı açıldı. Mayıs-Haziran Büyük Halk Direnişi'nde polis terörüyle hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın maskesini takan öğrenciler, AKP polisine baş eğmeyeceklerini haykırdı.
“Gezi’den ODTÜ’ye diren üniversite” ve Mayıs-Haziran Büyük Halk Direnişi'nde polis terörüyle hayatını kaybeden 7 gencin fotoğrafının bulunduğu ve “Elbet bir bildiği var bu çocukların, kolay değil öyle genç ölmek”, “Ali İsmail yaşıyor, üniversiteler AKP’ye direniyor”, “YÖK'e rake zaningehe rizgarke" pankartlarının açıldığı eylemde polis terörüne lanet yağdı.
“AKP defol, üniversiteler bizimdir”, “ODTÜ direniyor, Beyazıt direniyor”, “Bê Ziman jiyan nabe”, “Ali İsmail yaşıyor”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam", “YÖK’e inat yaşasın hayat”, “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek”, “Katil polis üniversiteden defol” sloganları atıldı.
Beyazıt Meydanı’nda Mayıs-Haziran Büyük Halk Direnişi'nde katledilen 7 genç için yapılan saygı duruşu sonrası hep bir ağızdan isimler sayılarak “yaşıyor” karşılığı verildi.
“Karanlığa teslim olmayacağız” Polisin attığı gaz bombalarıyla gözlerini kaybeden Selim Polat ile Dr. Burak Ünveren'in gönderdiği mesajların da okuduğu eylemde, ilk açıklamayı İstanbul Eğitim Dayanışması adına Eğitim-Sen 8 No'lu Şube Başkanı Mustafa Turgut yaptı.
Türkiye’de yıllardır gelen giden tüm iktidarlar tarafından eğitim, evrensel insan hakları ve çocuk haklarının hiçe sayıldığını hatırlatan Turgut, “Ülkemiz antidemokratik, ezbere dayalı, bilimsel içerikten yoksun, gerici, ırkçı, asimilasyoncu, baskıcı ve cinsiyet ayrımcı uygulamalarla yönetilmektedir” diye konuştu.
Son dönemlerde çıkan yasalarla eğitim sorunlarının katmerleşerek arttığına, eğitimin piyasa koşullarına terk edildiğine, toplumu muhafazakârlaştırma projesine dönüştürüldüğüne dikkat çeken Turgut, “Bizler demokrasi güçleri olarak karanlığa teslim olmayacağız. Üniversiteler özerk bir yapıya ve demokratik bir ortama kavuşana kadar kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.
Turgut’tan sonra Üniversite Emekçileri adına sözü Eğitim-Sen 6 No'lu Şube Başkanı İsmet Akça aldı. 12 Eylül rejimi tarafından Türkiye toplumunu zapturapt altına almak için YÖK’ün devreye sokulduğunu hatırlatan Akça, YÖK eliyle, önemli bir muhalefet odağı olarak görülen üniversitelerin devletin, sermayenin ve siyasal iktidarın denetimi altına alındığına, üniversiteler ve halk kesimleri arasındaki bağın kopartılmaya çalışıldığına dikkat çekti. 2002 yılında iktidara gelen AKP hükümetinin de YÖK’ün bu işlevini koruduğunu belirten Akça, üniversitelerin doğrudan sermayenin ve siyasi iktidarın güdümüne sunulduğunu söyledi.
Başbakan yıllarca YÖK’e karşı timsah gözyaşları döktü Akça’nın konuşmasının ardından üniversite öğrencileri adına ortak basın açıklaması okundu. Açıklamada öğrencilerin YÖK'e karşı yıllarca mücadele ettikleri, seslerini kısmaya çalışanlara karşı amfilerde, kampüslerde ve sokaklarda haykırdıkları vurgulanarak "Kendini padişah sanan Başbakan, yıllarca YÖK'e karşı timsah gözyaşları dökmüştür. Çektiği çilelerden dem vurdu. Sahtekârlık, soytarılık noktasında ne kadar yetenekli olduğunu gün be gün kanıtladı. Bugün AKP, YÖK'ü kademe kademe ele geçirmiş olmasının verdiği rahatlıkla YÖK'ü öğrenci hareketini kontrol altında tutmak ve sindirmek için bir sopa gibi kullanmaya çalışıyor" denildi.
“Hikâyenin sonu AKP’nin sonu olacaktır” "Ali İsmailler olup tarih yazımına başlayacağız. Gezi'den başlayan fırtınayı üniversitelerimizde hissederek AKP düzenine baş kaldırıyoruz. Bu daha başlangıç ama bu hikâyenin sonu AKP'nin de sonu olacaktır" denildi. Mayıs-Haziran Büyük Halk Direnişi'nin ardından buzların kırıldığı ve yolların açıldığına dikkat çekilerek açıklama şöyle sürdürüldü: "AKP Hükümeti, üniversite gençliğinden hiç olmadığı kadar korkmaktadır. Artık 1980 darbecilerinin kurduğu YÖK'ü protesto etmiyoruz, YÖK'ü alaşağı etmek için mücadele ediyoruz." Açıklamanın ardından türküler eşliğinde halaylar çekildi.
Kaynak: anf
