
13 yıl önce Milli Güvenlik kurulunda, cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine müdahale kararı alınmıştı. Açlık grevlerinin sürdürüldüğü cezaevleri yakılıp yıkılmış, cezaevleriyle birlikte onlarca mahkûm da yakılmış, yüzlercesi yaralanmış ve F tipi cezaevleri uygulamasına geçilmişti. Olaylarla ilgili Eyüp Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma açılmış, soruşturmayla savcı Ali İhsan Demirel görevlendirilmişti. Soruşturma da herhangi bir ilerleme sağlanamayınca sanıklar savcı hakkında şikayette bulundular. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu HSYK iki müfettiş görevlendirerek soruşturma savcısı hakkında incelemelerde bulundular ve savunma istediler. 13 yıldır görevlendirildiği soruşturmayı tamamlayamayan savcının savunması, iddia makamının iddianame hazırlamakta değil, savunma yapmakta yetenekli olduğunu ortaya koyuyor. İşte savcının savunmasından önemli hususlar.
Kesinlikle duygusal değil "Eyüp Cumhuriyet Savcılığına herhangi bir talebim olmaksızın atandığım, 1998 yılından beri devam eden ve hâlâ aynı şartları koruyan, yetmeyen mesai saatleri dışında da bıkmadan, usanmadan, yakınmadan sürdürdüğüm ağır iş yoğunluğu nedeniyle ayrıntılı bir savunma yapma imkânımın dahi olmadığını belirterek kısaca savunmamı özetlemek istiyorum. Bu savunma, hayatın içinden ve gerçeğinden bir savunma olup kesinlikle duygusal bir savunma olarak kaleme alınmamıştır."
Yerim dardı, üstelik daktilografın sekiz parmağı yoktu "Bahsi geçen dönem 3 cumhuriyet savcısının aynı odayı paylaştıkları, aynı anda birisinin dava dosyasına mütalaa hazırlarken, birisinin misafir ağırladığı, bir diğerinin soruşturma yaptığı, kullanılmış seçim kağıtlarının arkasına resmî yazılar, kararlar yazıldığı, kullanılabilir daktilo, daktilo şeridi, kağıt bulmanın, iki parmak daktilo yazan katiple çalışmanın şans olduğu bir dönemdir."
Müfettiş raporunda savcının yapmadıkları ya da eksik yaptıkları Savcı Demirel, birçok soruşturma dosyasını tek dosyada birleştirip, haklarında suç duyurusu yapılmasına rağmen siyasi sorumlular Bülent Ecevit, Hikmet Sami Türk, Sadettin Tantan hakkında fezleke hazırlayıp Meclis'e göndermedi.
Olay yerinde keşif yapmadı.
Operasyona katıldıkları belli olan Zeki Bingöl, Aytaç Yalman, Ferzan Çitici, Fikret Ünalan, Cezaevi 1 ve 2 inci müdürleri, Ankara Jan. Özel Asayiş Komutanlığı, Bayrampaşa Cezaevi Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı JÖAK, Koruma Tabur Komutanlığı, Halkalı Jandarma Tabur Komutanlığı ve Avrupa yakası Mürettep Bölük Komutanlığı personelinin tümü hakkında soruşturma açmadı.
Yargılamanın yapıldığı Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine eksik ve yanlış bilgi verdi.
Operasyonun Komutanı Engin Hoş, Operasyon Komutan Yardımcısı Albay Halil İbrahim Tüysüz, Ankara Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanı Yarbay Burhan Ergin, İstanbul Jandarma Komando Taburu Komutanı/Halkalı Jandarma Komando Taburu Servet Çakır hakkında soruşturma açmadı. Soruşturma dosyasına bilgi vermeyen, delilleri saklayan, yok eden kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmadı.
Bakalım yargıtay savcılığı ne kadar bekleyecek? Müfettişlerin hazırladığı raporun ardından Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla savcı Demirel hakkında iddianame hazırlandı. Mahkeme, dosyayı yargılama yapılabilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Başsavcılığın, duruşma tarihini belirleyip dosyayı Yargıtay 4. Ceza Dairesi'ne göndermesi gerekiyor. Ancak, Yargıtay Başsavcılığı, 6 Aralık 2012'den bu yana dosyaya ilişkin hiçbir işlem yapmadı. Kaynak: ETHA
