KCK’dan yeni süreç açıklaması

11 Eki 2013
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, çözüm sürecine ilişkin yeni önerilerini bir deklarasyon ile kamuoyuna açıkladı.
 
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı deklarasyonda, Kürt sorununda çözüm önerilerini 3 temel madde altında topladı.
 
Deklarasyonda, Kürt sorununun, Türk devletinin Kürtlerin varlığını inkar ederek kültürel soykırıma uğratıp Türkleştirme politikası sonucu ortaya çıktığı vurgulanırken, “Kürdistan’da özgürlüğü için mücadele eden bir halk gerçekliği ortaya çıkarmamış, Kürt sorununu da Türkiye’nin gündemine koymuştur. Kürt gerçeği ve halkın talepleri artık gizlenemez ve üstü örtülemez hale gelmiştir. Kürt sorunu Türkiye aydınları, toplumu ve siyasetçileri içinde de tartışılmaya başlanmıştır” denildi.
 
Deklarasyonda, Kürt özgürlük mücadelesinin geçirdiği tarihsel süreçler de tarif edilerek Kürt halkının asimilasyoncu politikaya karşı isyanını güçlendirdiği vurgulandı.
 
Çözüm sürecinin tek taraflı olamayacağı dile getirilirken AKP hükümetinin tutumu, “Kürt halkının özgür ve demokratik yaşam geleceğini ciddiyetsiz ve hiçbir adım atmayan hükümetin insafına bırakması beklenemezdi” diyerek eleştirildi.
 
AKP hükümetinin Rojava’da çetelerle olan ilişkisi ise “Türkiye’de çatışmasızlık sürerken, Türkiye’nin çeteler eliyle savaşı Rojava’ya taşırması, süreci sabote etmek anlamına gelmektedir. Kuzey’de çatışmasızlık sürerken Rojava’da savaşın bizzat Türk devleti tarafından kışkırtılması ve yaygınlaştırılması sürece karşı sorumsuz ve ciddiyetsiz yaklaşmasının Rojava’da en tehlikeli hal almasıdır. Rojava’da Kürt halkı üzerinde katliam politikaları izlenirken, Kürtlerin hak kazanmaması için her türlü kirli ittifak içine girilirken Kuzey Kürdistan’daki halkın AKP’nin bir çözüm politikası olduğuna inanması beklenemez” denildi.
 
Temel talepler
 
Deklarasyonda Kürt Sorunun çözümü için olmazsa olmaz diye nitelenene taleplerde sıralanırken, bu temel talepler karşılanmadan ayrıntıda konuşulan ve yapılanlar hiçbir anlam ifade etmez denildi.
 
3 temel talep ise şunlar;
- Kürtlerin varlığının, kimliğinin, Kürt kültürünün anayasal ve yasal güvenceye alınması, Kürt kimliğiyle düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün tanınması.
 
- Kürtlerin bir toplum olarak kabul edilmesinin gereği özyönetiminin, yani demokratik özerkliğinin kabulü.
 
- Kültürel soykırımla yok edilmek istenen bir halk olmasından dolayı her düzeyde anadilde eğitiminin kabul edilmesidir.
 
Deklarasyonda, “Kürtlerin Kürt kimliğiyle özgür ve demokratik yaşamı ancak bu üç öğenin bütünleşik varlığıyla mümkündür. Kürtleri muhatap almadan, siyasi iradesini tanımadan, dolayısıyla müzakere yapılmadan da bu sorun çözülür demek, en başta da Kürtleri kandırmak, oyalamak anlamına gelir. Bunun da “Alavere dalavere Kürt Mehmet nöbete” yaklaşımının günümüzdeki pratikleşmesi olduğu açıktır” denildi.
 
 
 
 
 
paylaş