Türkiye'nin en büyük barosu olan İstanbul Barosu'nun seçimleri hafta sonu (22-23 Ekim 2016 tarihinde) Haliç Kongre Merkezi'nde yapıldı. Seçimde Baro Yönetimi için beş grup yarıştı. Bunlar: Av Mehmet Duraoğlu başkanlığında Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu, Av. Several Ballıkaya Çelik başkanlığında Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar Grubu, Av. Mehmet Sarı başkanlığında Hukukun Üstünlüğü Platformu, Av. Ömer Kavili başkanlığında Avukat Hakları Grubu ve Av. Ali Rıza Kaplan başkanlığında Milliyetçi Avukatlar Grubu'ydu.
Yapılan seçim sonucunda Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu toplam seçmen sayısının 36.483 olduğu ve 23.921 avukatın oy kullandığı seçimlerde Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu 13.019 (%54.42) oy alarak seçimi kazandı.
Seçimlerde Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar Grubu oyların 3.423'ünü (%14,31), Hukukun Üstünlüğü Platformu 3.040'ını (%12,71), Avukat Hakları Grubu : 2.740'ını (%11,45), Milliyetçi Avukatlar Grubu ise 1.699'unu (%7,10) aldı.
Önce ilke Çağdaş Avukatlar Grubu 7 dönemdir İstanbul Barosu'nun yönetimini oluşturuyor. Bu dönem İstanbul Barosu Başkanlığı'na seçilen Av. Mehmet Durakoğlu'nu yönetimi şu isimlerden oluşuyor:
Yönetim Kurulu
Av. Necmi Şimşek (8781)
Av. Aydeniz A. Tuskan (10048)
Av. İsmail Gömlekli (10383)
Av. Şahin Erol (12920)
Av. Süreyya Turan (14253)
Av. Muazzez Yılmaz (15324)
Av. Cengiz Yaka (15412)
Av. Prof. Dr. Serap K. Kiziroğlu (17430)
Av. Ali Gürbüz (22286)
Av. Hasan Kılıç (30497)
baro
CNN TÜRK kanalında yayınlanan 'Tarafsız Bölge' programına Ahmet Hakan'ın konuğu olarak katılan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, programda “PKK terör örgütü değil, siyasal harekettir.” dediği için gözaltına alındı.
Tarafsız Bölge programında konuşan Elçi “Bazı eylemleri terör niteliğinde olsa bile PKK silahlı, siyasal talepleri olan toplumda ciddi desteği olan siyasal bir harekettir.” demişti. Bu sözlerinin ardından önceki gün belirli çevrelerin hedef olarak gösterdiği Tahir Elçi hakkında Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliği'nce jet hızıyla yakalama kararı çıkarıldı. “Terör örgütü propagandası yapmak”' suçundan hakkında soruşturma başlatılan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi dün gece saat 02.00'de bulunduğu baro binasından gözaltına alındı.
Birçok avukat Tahir Elçi'ye destek vermek için o sırada baro binasında bulunuyordu ve Tahir Elçi gözaltına alınırken avukatlar sloganlarla Baro Başkanlarına destek verdi. Tahir Elçi ise “Bir ifade nedeniyle, bir söz nedeniyle Diyarbakır Baro Başkanı tutuklanıyor. Bu, ülkede demokrasinin ve ifade özgürlüğünün geldiği boyut açısından çarpıcıdır. Bir baro binasından bir baro başkanı ifadelerinden dolayı tutuklanıyor şu anda. Bu manzara Türkiye’de ifade özgürlüğünü çok çarpıcı şekilde gösteriyor. Türkiye özgür bir ülke midir, demokratik bir ülke midir, bu manzara bunu gösteriyor.” diye tepki gösterdi.
Sabah saatlerinde İstanbul'a getirilen Tahir Elçi İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde ki ifadesinin ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi.
Avukatların, gazetecilerin ve yakınlaının yalnız bırakmadığı Tahir Elçi Savcılık ifadesi için bekletiliyor.
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Diyarbakır-Bismil'de evine isabet eden roket sonucu hayatını kaybeden Elif Şimşek'in ardından yaptığı açıklamada tarafları sivil can kayıplarının artmaması için çatışma anlayışlarını değiştirmeye çağırdı.
Diyarbakır-Bismil'de sokağa çıkma yasağı ilanıyla başlatılan operasyonun ardından güvenlik güçleri ile YDG-H arasında çatışmalar yaşanmaya başlamıştı. Çatışmalarda evine isabet eden mühimmatın patlaması sonucu 8 yaşındaki Elif Şimşek'in hayatını kaybetmesinin ardından Diyarbakır Valiliği mühimmatın YDG-H tarafından atıldığını iddia ederken DİHA ölümün “polis bombası”ndan kaynaklandığını duyurdu. Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi de saldırının eve isabet eden roketle gerçekleştiğini fakat nereden atıldığının bilinmediğini belirtti.
PKK'ye sivil yaşam alanlarında çatışmaya girmemesi, güvenlik güçlerine ise operasyonlarında sivil can kayıplarının olmaması için özenli olması çağrısı yapan Elçi şöyle konuştu: “Hukukçu ve insan hakları savunucusu olarak, bizim tavrımız nettir. Örgütün bu tür sivil yaşam alanlarında çatışmaya girmemesi ve mayın ve roket gibi ağır silahları kullanması gerektiğini düşünüyorum. Güvenlik güçleri de operasyonlarda, özellikle sivillerin yaşadığı alanlardaki operasyonlarda daha özenli olmalı, dikkatli planlama yaparak sivil can kayıplarının önüne geçmeli. Örneğin Cizre’deki operasyonlarda güvenlik güçlerinin de ağır silahlar kullandığını gördük. Taraflar çatışma anlayışlarını değiştirmezlerse maalesef daha çok sivil can kayıpları yaşanacak”
Yargıtay Birinci Başkanı Ali Algan: “Yürütmenin bir kısım temsilcileri, yargıya polis operasyonu yapılabileceğini kamuoyu önünde açıklayabilmektedir.”
Erdoğan ve hükümet temsilcileri adlı yılın açılış törenine katılmasalar da ağır eleştirilerden kaçamadı. Hem Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun konuşması hem Yargıtay Birinci Başkanı Ali Algan’ın konuşması yürütme erkine yönelik eleştiri ve uyarılarla doluydu. Görülen o ki AKP, yürütmedeki gücünü pekiştirmesine rağmen yargı alanında hayal ettiği otoriteyi sağlayamıyor. Daha önce Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç da AKP ve Erdoğan’a yönelik eleştirilerde bulunmuştu.
Kapışma sürüyor
AKP, Fethullah Gülen hareketi ile Mayıs Haziran 2013 Büyük Halk Direnişi’nin de etkisiyle birbirine düştükten sonra kendi eliyle arttırdığı cemaatin etkisini bir türlü kıramıyor. Öncelikle polis kadroları arasında hukuk dışı atama ve operasyonlarla denetim sağlamaya çalışan AKP bir yandan da HSYK ve Yargıtay kanunu ile Anayasa’yı ayaklar altına almak pahasına yargı üzerinde vesayet kurmaya çalışıyor. Son günlerde cemaat ile olan sürtüşmeye Abdullah Gül ekipi ile Tayyip Erdoğan ekibi arasındaki soğuk rüzgarlar da eklenince Erdoğan belli açılardan iyice zora düşmüş durumda. Bu yüzden HSYK ve Yargıtay seçimlerine müdahale etmek için elinden geleni yapıyor.
Rest çekti ama...
Tam da bu dönemde gerçekleştirilen Adli Yıl Açılış Töreni, taraflar arasında bir kapışma alanına döndü. Geçen yıl ki konuşması yüzünden bütün protokol kurallarını yerle bir ederek salonu terk ettiği Metin Feyzioğlu’nun bu yıl da konuşmasına karşı çıktı ve “konuşursa törene katılmam” çıkışını yaptı. Bunun üzerine Yargıtay Başkanlar Kurulu konuyu tekrar gündemine alarak Barolar Birliği Başkanı’nın teamüller gereği konuşma yapacağını açıkladı. Açıklama üzerine törene katılmayacağını belirten Erdoğan’dan sonra beklenildiği üzere Başbakan Davutoğlu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da törene katılmayacağını belirtti.
“Vatandaşlar için büyük tehdit olur”
Törende açılış konuşmasını yapan Yargıtay Birinci Başkanı Ali Algan, “Yargının bağımsızlığını ortadan kaldırmak veya yürütmeye bağlı bir yargı oluşturmak, yargı denetiminden kaynaklanan meşruiyeti hafife almak olacaktır. Tarih hukukla sınırlanmamış bir yönetimin vatandaşları için büyük bir tehdit haline geldiğine pek çok defa tanıklık etmiştir" ifadeleriyle AKP’ye yüklenerek yargı mensuplarının seçimlerine karışmakla suçladı. Yargı denetiminin vesayet olarak adlandırılmasına karşı çıktı. Hükümetin hukuk tanımaz tutumunu ise “Yürütmenin bir kısım temsilcileri, yetkili soruşturma makamları tarafından verilmiş bir talimat olmadan yargıya polis operasyonu yapılabileceğini kamuoyu önünde açıklayabilmektedir.” şeklinde eleştirdi.
Eleştiriyi yapanların hangi düzenlemeler sayesinde o makamlara geldiğinden ya da kendilerinin ne kadar hukuki meşruiyet sınırları içinde hareket ettiğinden bağımsız olarak düşünüldüğünde bu açıklamaların AKP ile yüksek yargı organları arasındaki çatlağın büyüdüğüne işaret ettiği açık. Önümüzdeki dönem yüksek yargı mensupları ile AKP yönetimi arasında sürtüşmelerin artmasına tanıklık etmek mümkün gözüküyor.
ÇHD: “Nuh Mete Yüksel avukat olamaz!”
Yıllarca avukatları soruşturdu şimdi avukat olacakmış!
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Ankara Barosu’nun geçtiğimiz günlerde, eski DGM savcısı, işkenceci Nuh Mete Yüksel’i oybirliği ile avukatlığa kabulü üzerine bir açıklama yayınladı.
Nuh Mete Yüksel, DGM Savcılığı yaptığı dönemde, birçok devrimci, ilerici kişinin işkenceli sorgularına bizzat katılan, savunma hakkını kullanan avukatlara zorbaca davranan, asılsız suçlamalarla açtığı davalarla biliniyor.
ÇHD, Ankara Barosu ile mesleki ilişkilerini askıya aldığını açıklarken, “meslek onurumuzu ciğnetmeyeceğiz” dedi.
ÇDH’nin Ankara Barosu’na yazdığı mektubun tam metni:
Ankara Barosu yönetim kurulu Nuh Mete Yüksel’i oy birliğiyle Ankara Barosu levhasına kabul etti!
Ancak Nuh Mete Yüksel Avukat Olamaz!
Nuh Mete Yüksel;
- DGM Savcılığı sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesinde işkence yapılmasına bizzat iştirak eden,
- Avukatlara işkence yapılmasını izleyen, adliyede avukat dövdüren,
- Kanlı polis infazlarının soruşturma bahanesiyle üstünü kapatan,
- Birtan ALTINBAŞ’ın işkenceyle öldürülmesi davasında işkenceci katillerin lehine tanıklık yapmak için duruşmada hazır bulunan,
- İşkencecileri cezaevine uğurlamaya giden,
- Devrimcilere, sosyalistlere, sendikacılara, öğrencilere komplolar kuran,
- Sahte deliller, tutanaklar yarattığı, bizzat emrindeki polis amirlerinin ifadesi ile ortaya çıkan,
- Gazetelerden “ÇHD’li avukatlar ayağını denk alsın, DGM karşı kampanya yürütülmesine izin vermeyeceğiz, sıra onlara da gelecek” diye tehditler savuran, bu tehditlerden üç gün sonra 1999 yılında Halkın Hukuk Bürosu’nu basıp sahte delillerle meslektaşımızın tutuklanmasının önünü açan Kontrgerillanın yargı içerisindeki temsilcilerinden biridir.
Bu kişiyi son olarak, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden Silopi- Görümlü köyünde 6 köylünün infazın sorumlu katil emekli Tümgeneral Mete Sayar ve arkadaşlarının yargılandığı davanın duruşmasında gördük. Cinayet faillerine destek için ordaydı.
Kamuoyuna yansıyan ahlaki durumuna ise yorum yapmaya dahi gerek duymadığımız
bir adamdır.
Bu zatın suçları sadece bunlarla sınırlı değildir, arşivlerimiz bu zatın işlediği suçlarla doludur.
Bugün ise Ankara Barosunun bir üyesi ve bir avukat…
Ankara Barosu Yönetim Kuruluna soruyoruz; yaşamını muhalifler ve avukatlarla mücadeleyle geçirmiş, tescilli bir avukat düşmanına ve kontrgerilla temsilcisine avukat sıfatına nasıl layık görürsünüz!
Avukatlık, sizin gözünüzde bu kadar sıradan ve ‘değersiz’ bir meslek midir?
Nuh Mete Yüksel ve benzerlerini levhaya kaydederken hiçbir ölçütünüz yok mudur?
Yoksa ‘gözümüzden kaçmış’ gibi hiçbir inandırıcılığı olmayan bir bahane mi uyduracaksınız?
Ama bizler, bu kararı alırken hangi ruh halinde olduğunuzu biliyoruz. Sizler onu “kendi mahallenizin çocuğu” olarak görüyor olmalısınız… Geçmişte Hikmet Sami Türk’ü bu mesleğe kabul ederken, hangi ruh halindeyseniz şimdi de aynı ruh halindesiniz…
Ancak almış olduğunuz bu kararın meslek adına mesleğin onuru adına utanç verici olduğunu asla unutmayın.
Bu kararınızdan dolayı derhal istifa ederek kendinizi ve Ankara Barosu üyelerini bu utançtan kurtarmalısınız. Sizin tercihiniz, seçiminiz, avukatlık anlayışınız buysa, bu kararınızın arkasında duracaksanız, bunu meslek hayatımız boyunca unutmayacağız ve unutturmayacağız. Bu ayıpla anılacaksınız.
Kararınızı asla kabul etmiyoruz.
Nuh Mete Yüksel, bizi polis-Jandarma zoruyla dövdürerek attırdığı bu adliyeye avukat olarak elini kolunu sallayarak giremeyecek, karşısında bizi bulacaktır.
Halk düşmanlarını asla unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.
Mesleğimizi ve baromuzu içine düşürdüğünüz bu durumu kabul etmiyoruz. Derhal istifa etmediğiniz takdirde, bundan sonra bizi temsil edecek mesleki, ahlaki ve siyasal liyakata sahip olmadığınızı buradan şimdiden ilan ediyoruz sizlerle kurumsal ilişkimizi askıya alıyoruz.
Çağdaş Hukukçular Derneği
12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü vesilesiyle bir dizi etkinlik yapma kararı alan İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi ilk olarak 12 Haziran günü saat 19:00'da GS Lisesi önünde basın açıklaması yapacak.
programın tamamı ise şöyle;
Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü Etkinlikleri
12 Haziran 2014 Perşembe
19.00: Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü Basın Açıklaması – Galatasaray Lisesi Önü
19.30: İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği’nde (İFSAK) Çocuk İşçiler Konulu Fotoğraf Sergisi, Konuşmalar, Dia Gösterimi...
- Açılış (Dr.Ercan Duman)
- Onur Konuğunun Konuşması (Refik Durbaş)
- İsa Çelik (İFSAK)
- Dia Gösterisi (Aclan Uraz)
- Dinleti (İrfan Ertel)
İFSAK Adres: İstiklal Cad. Ayhan Işık Sok. No:32/2 34433 Beyoğlu / İstanbul
13 Haziran 2014 Cuma
19.30: Çocuk İşçiler Konulu Söyleşi / Dr. Ercan Duman – Esenyurt Halkevi
Esenyurt Halkevi Adres: Fevzi Çakmak Caddesi No:66 Depo Esenyurt / İstanbul
Tel: 0545 622 58 15
14 Haziran 2014 Cumartesi
11.00: Çocuk İşçiliği Atölye Çalışması – İstanbul Tabip Odası
Moderatör: Dr. Ercan Duman
Açılış Sunumu: Ekrem Murat Zaman / Zonguldak Kömür Havzasında Sosyal Politikalar ve Çocuk İşçiliğin Tarihçesi
Temel Sunumlar
1. Doç. Dr. Perran Boran
2. Prof. Dr. Ümit Biçer
3. Dr. Akif Akalın
Görüşleriyle Katılacak Olanlar
1. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi
2. İstanbul Tabip Odası / Çocuk Hakları Komisyonu
3. İstanbul Barosu
4. DİSK
5. SES
6. Göçmen Dayanışma Ağı
7. Eğitim - Sen Üniversiteler Şubesi
8. Gündem Çocuk Derneği
9. Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği
10. Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği
11. Tarlabaşı Toplum Merkezi
12. Çekirdek Çocuk
13. İnsan Hakları Derneği Çocuk Hakları Komisyonu
14. Uluslararası Çalışma Örgütü
15. Tümay Algan
16. Dr. Murat Fırat
İstanbul Tabip Odası Adres: Türkocağı Cad. No:9 Kat-4 Cağaloğlu 34440 İstanbul
Tel: 0212 514 02 92
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi






