Hep bekleriz!

Geçen gün değerli bir arkadaşım Rus basınından bir fotoğraf göndermiş. Fotoğrafın altında “Hep bekleriz” yazıyor. Fotoğrafta balistik bir füzenin önünde bir masaya dayanmış güçlü bir ayı, masada votka, hemen önünde de Rusların ünlü çalgısı Balalayka, onun yanında da Kalaşnikof. Fotoğrafın anlattığı: bizde votka var, silah var ve ayı kadar da güçlüyüz. Gücünü yeri geldi mi, ortaya koymaktan çekinmeyen bir güç.


Gürcistan'da olmadı, sıra Ukrayna'da
Gürcistan’da emellerine ulaşamayan ABD ve AB, vazgeçmiyor. Ukrayna'da Nazi Almanyası'ndan bu yana gizliden gizliye örgütlenen ve faşist darbe girişimiyle tekrar ortaya çıkan Neo Naziler, ABD ve AB'den aldıkları destekle yönetimi ele geçirmiş görünüyorlar.


Ukrayna’daki bu son gelişmeler her ne kadar antifaşist güçler ve komünistler adına olumsuz gelişmeler olarak görünse de, hâlen Ukrayna güvenlik güçlerinin ve devlet kademesindeki sendikaların, büyük çoğunluğunda komünistler ve antifaşistler etkin. Bunların içindeki en büyük güçlerden birinin ise Stalin zamanından bugüne örgütlü olan BERKUT adlı birlikler olduğu söyleniyor. Yönetimi ele geçiren gerici faşistlerin ilk icraatı bu birliği dağıtmak olsa da, bürokrasi ve birçok işletme komünistlerin elinde. Başta DKP, KKE ve TKP 1920 olmak üzere dünyanın birçok yerinden Komünist Partileri ve sosyalist güçlerin ortak bir deklarasyon yayınlayarak Ukrayna komünistlerinin yanında olduklarını ve dayanışma göstereceklerini açıkladıklarını da not etmek gerekiyor. Dünya Ukrayna'da oynanan oyunun farkında.


Bu gerici, faşist darbe sonrası Suriye'de bir türlü emellerine ulaşamayan egemen güçlerin Kırım yenilgisi, Rusya’ya yaptırım kararı alması ve G-8 üyeliğini askıya aldıklarını açıklamaları, Rusya yönetimini de etkilememiş görünmekte. Ekonomisi son derece kırılgan hâle gelen ve Rusya'ya doğalgaz bağımlılığı olan AB ülkeleri daha temkinli açıklamalar yapmaya başladılar bile. Çin'in Rusya’nın yanında olduğunu bildirmesi de Batılı egemenleri iyice bozguna uğratmışa benziyor.


Ukrayna'da da, Suriye'de de kaybedecekler!
Ukrayna'da bunlar olurken Suriye'de de El-Kaide ve El-Nusra gibi paralı terörist örgütlere doğrudan her türlü desteği vererek emperyalizmin uşaklığını yapan AKP iktidarı, gün geçtikçe halklarımızı kirli bir savaşın içine çekmeyi ısrarla sürdürmekte. Emperyalist-kapitalist küresel sermayenin yüzünü tekrar Suriye’ye çevirerek Türkiye’deki gerici Erdoğan yönetimi aracılığıyla Suriye'yi vurmak istemesinin altında yatan nedenlerden biri de bu son gelişmelerden ibaret.


Suriye halklarının verdiği ulusal mücadele karşısında, büyük kayıplara ve mevzi kayıplarına uğrayan Hür Suriye Ordusu HSO, El-Kaide ve El-Nusra gibi terör örgütleri sınırımıza kadar çekilmiş ve sıkışmış durumdalar. Sınırı ihlal ettiği gerekçesiyle dün (23 Mart 2014) düşürülen Suriye uçağının altında yatan neden, salt Tayyip'in iç politikada düştüğü durumdan kurtulma çabasından kaynaklanmıyor; bu aynı zamanda emperyalist-kapitalist küresel güçlerin Rus yönetimine geçiremedikleri dişi, gider ayak AKP eliyle yapma telaşından da kaynaklanıyor. Tayyip Erdoğan da Suriye'ye karşı halkımızı savaşa sokarak egemen güçlerin elini kuvvetlendirip kendisine olan desteği geri kazanma çabasında.


Halkımız bu oyuna gelmemeli ve tüm güçleriyle Suriye halkının yanında olduğunu ortaya koyarak savaşa karşı durmalıdır. Bu kirli girişimlerden kazanım sağlamak mümkün değildir. Gün, Suriye halklarının ulusal mücadelesinin yanında yer alıp tüm gücümüzle emperyalizmin ve onun işbirlikçisi AKP'nin politikalarına karşı, tüm ulusal, sol, sosyalist, demokrat kesimlerin güçlerini birleştirip “SURİYE İLE SAVAŞA HAYIR” diye haykırma günüdür.

24 Mar 2014
paylaş